the thing

    25.
  1. --spoiler--
    sizin yapacağınız remake'i skiim diye düşünürken filmin finali çaat diye çarptı suratıma. film boyunca ulan niye bu kadar coşmuş ve orijinal temadan uzak kalmışlar diye düşünüyordum. öyle ki bir noktada orijinal filmde yaratığa dönenleri ayırt etmek için kan örneklerine ısıtılmış tel sokuyorlardı, bu filmde ise diş dolgusunu uydurmuşlar. ve hepsinin toplandığı bir salon sahnesinde millet birbirinin dişini kontrol ediyordu.yani aslında bunu da remake'de yeniden düzenlemişler diye düşünüyordum. bu sahnelerden yönetmen hakikatten ilk filmi izleyenlere tuzak kurmuş çünkü tema ve sahne aslında aynı hem ilk filmde uzay gemisini filan göstermemişlerdi bu filmde göstermişler diye düşünürken...abicim ilk filmin başlangıcını anlatıyormuş meğer herifler. ben bir carpenter hayranıyımdır ve bu da üstadın en beğendiğim filmlerindendir, fekat yeniden bir çevriminin yapıldığından bihaberdim. bu film bence olmuş, götünden atan tutanlara kanmayın ve bence filmi izleyin. sonunda cidden hassiktir diyeceksiniz.
    --spoiler--
    3 ...
  2. 9.
  3. john carpenter ın sağlam korku-bilimkurgu filmi.
    tam anlamıyla türünün örneği olarak aliens * yi örnek gösterebilirim. özellikle insanı germe konusunda iki film çok özdeş.
    lakin şöyle bir sorun ve güzellik var filmde;

    --spoiler--
    böyle korkunç bir yaratıkla karşılaştıktan sonra insan o tepkileri mi verir lan? bir kaçınız şoka girin, kalp krizi geçirin, o da olmadı bayılın mına koyum. sanki köpeğin içinden tenya çıktı! film boyunca bu konuda anlamsız bir soğukkanlılık sürmekte. tabi ki herkesin birbirinden şüphe etmesi ve gerilen ortama lafım yok. birde sonunu çok beğendim. tam zamanında boku çıkmadan bitiyor film. tabi ki izleyicinin kafasının içinde sorular bırakarak. bu yüzden kült zaten the thing.
    --spoiler--
    3 ...
  4. 5.
  5. defalarca izlediğim ve izlemekten bıkmadığım film. film zorlama ilerlemiyor, her izlediğim de akıp gittiğini hissediyorum filmin. soundtrack'ini ennio morricone abimiz yapmıştır. özellikle dın dın dın dın şeklinde olan kasvetli efekt adamı hoplatır yerinden. bu filmi sevdiren nedenlerden birisi ise kesinlikle kurt russell'dır. bütün film boyunca jb içer, chessmastera yenilince buzları bilgisayarın içine döker. paranoyaklığın belki de baş yapıtıdır bu film. 10 küsür adamın ilk imitasyondan sonra sürekli birbirlerine thing muamelesi yapmaları, kan testi yapmadan önce kan poşetlerini birisinin dökmesi, macgready'e * yapılan komplo, scientist abimizin tüm iletişim araçlarını yok etmesi. oturup izledikten sonra üzerine bir de oyunu oynanırsa tadından yenmez tabiki. oyunun da filminden geri kalır yanı yok kesinlikle. türkiye'deki kopyalarda bir sorun vardı maalesef, son bossla kapışırken windows'a dönüyordu. oyun zaten filmin bittiği yerden başladığından gayet heyecanlı ilerler.
    3 ...
  6. 32.
  7. 2011 yili yapiminin neden bu kadar itin götüne sokuldugunu anlamadim dogrusu. tamam bir halt begenmiyorsunuz da arkadas yani en azindan iyi olan bir seyi kotulemeyin yahu. film ilk filmin eksik kalan yapboz parcalarini yerine koyar cinste bir film olmus. Bildigin taslar yerine oturuyor. simdi ben bu filmi izlemeden once gittim 1982 yapimi izledim ilk. Sonra yeni yapim 2011 versiyonunu izledim. Filmin en sonunda cast yazisi cikar cikmaz sinema salonunu terketmedigim iyi oldu. 2011 yapimi izledikten sonra 1982 yapimin ilk yarim saatini tekrar izledim. Evet biraz karisik oldu ama anlatabilirim.

    --spoiler--
    simdi efendim. ben 1982 yapimini izlerken mini mini birlerden bir cocuktum. Daha cok kucuktum. Zaten the thing filmi aklimda boyle hayal meyal bir goruntuden ibaretti. en net hatirladigim sahne o zamanlar tabi bilmedigim norris karakterine aletle kalp masaji yapilirken adamin gogsunun birden iceri gecmesi ve kalp masaji yapan elemanin ellerinin kopmasi ve bagiris cigiris. dusunun bunu 6 7 yasimda izliyorum. simdiki cocuklar altina yaparken bu cesit sahnelerde biz 80'ler cocuklari neler neler izlemedik ki neyse 2011 yapimina gelirsek.
    Joel Edgerton'u warrior filminde izleyip hayrani olmustum zaten. kendisinden bir macready olmasini beklemedim tabiki ama benim beklentilerimi karsilamistir kesinlikle. film biraz yavas basliyor. fakat hizlandigi vakitte hizindan hic kesmeden sonuna geliyorsunuz filmin. keske biraz daha uzun olsaymis diye icimden gecirmedim degil. ilk film ile alakali sahneler cuk diye oturuyor gercekten.

    -ikinci filmin son sahnesinde, lars kurtulur ve helikopterle olay yerine gelen elemanin helikopteri ile kopek sekline burunmus yaratigin pesine takilirlar. kopek kacar bunlar kovalarlar. zira ilk filmin acilisi da bu sahne ile baslar. boylelikle ilk filmde kopegin nereden kactigini, lars'in derdinin ne oldugunu, o kopekten uzak durun lafinin nerden ciktigini daha iyi anlamis oluyoruz.
    -ikinci filmde carter kate ile birlikte yaratigi kovalarken elindeki balta ile yaratigi oldurmeye calisir. yaratigi ikiye ayirir. balta duvara saplanir kalir. tam baltayi geri alacakken kate birak kalsin dokunma der. ilk filmde macready ve doktor yanmis kul olmus kampa geldiklerinde icerde duvara sapli olan baltayi da gorurler.
    -balta haricinde 2011 yapiminda duvari delerek disari cikan yaratigin izi de acikca gorulmektedir 82 yapiminda.
    -2011 yapiminda 82 yilindaki olaylarin gectigi kampin baz alindigi bir gercek. macready ve doktor kampi dolastiginda odadan odaya geciste bu cok belli oluyor. en son 2011 yilinda yaratigin icinden firlayarak ciktigi buz kalibi yine 82 yapiminda gorulmektedir.
    -en sahanesi de cift kafali yanmis olan yaratigin hikayesinin cok guzel bir sekilde 2011 yapimda islenmis olmasi. cift kafali bu yanmis yaratik 82'de macready ve doktorun eski kamptan beraberlerinde getirdikleri yaratik.

    evet benim bu anlattiklarim biraz kafa karistirici olabilir. ben izlerken benimde kafam karisti. ben sayet ilk 2011 yapimini izlemenizi sonra da 82 yapimini izlemenizi tavsiye ederim. ilk 2011 yapimini izleyince, 82'de gelisen olaylarda 'haa bak bu su odadaydi, ha bak yaratik surdan cikmisti, bak bu boyle olmustu' diyebiliyorsunuz. daha iyi anliyor insan. 2011 yapiminin 82 yilindaki filmin herseyine sadik kalmasi bence bu filmi cok guzel kiliyor.

    john carpenter'in the thing filmi kesinlikle efsanedir ona hicbir sozum yok. olamaz da. ama 2011'de denildigi kadar kotu degil be! bir sans verin. ben 82 yapimi ile buyuyen birisi olarak sevdiysem, sizde seveceksiniz. bu kadar onyargili olmayin.

    bunun haricinde cevaplayamadigim iki sorum var. evet o kadar izledim hala sorularim var.
    1- 2011 yapiminda kate carter'i oldurdukten sonra arabanin icine girip orda kaliyor. ne oldu bu kadina? oldu mu kaldi mi? film bunun hakkinda hicbir sey soylemiyor. orasi bir muamma.
    2-lars o kadar hengame icersinde nasil sag kaldi?

    cok uzun bir enrty oldu ama tum filmde tek gozume batan mantik hatasi kate'in carter'i oldurdugu sahne. carter'in bariz sekilde agzindan cikan buhari goruyoruz. netice de carter yaratik olduguna gore o burari gormememiz gerekiyordu. elbette soylemeden olur mu. film harika bir jenerige sahiptir. 2011 yapiminda bu jenerigi daha fazla duyabilseydik keske.
    --spoiler--

    film benden 8/10 alir.
    3 ...
  8. 1.
  9. howard hawks adlı dayının 52 senesinde ''the thing from another world'' adıyla çektiği, 1982 senesinde ise hemen hemen orijinaline sadık kalarak, john carpenter'ın yeniden çevirdiği, soğuk atmosferine binaen, soğuk bir kış akşamı, cnbc-e'de, sansürsüz halini izleme şansı buluduğum, özellikle insanı tirimi tirim titreten müzikleri, yalnız kalındığı aklına geldiğinde insanın aklını alan klostrofobik ortamı, ve de normalin üstündeki efektleriyle, izlenilmesi gereken, en son vcd'si de basılmış, şukela ötesi korku filmi.
    (bkz: the evil dead)
    (bkz: suspiria)
    (bkz: the exorcist)
    3 ...
  10. 38.
  11. 1982 yapımı kült filmlerdendir.

    --spoiler--
    daha filmin başından acayiplikler başlıyor. helikopterli bir norveçli grup bir sibirya kurdunu yol boyu öldürmeye çalışıyor ve amerikalıların kampına kadar kovalıyor. işin ilginç gelen kısmı bunu sniperı bırakın el bombalarını bile kullanıyorlar ta ki amerikalılarla çatışıp ölene kadar. bizim amerikalılar norveçlilerin yanmış kampını bulup mutasyona uğramış bir ceset bulunca ve üstüne üstlük kendi kamplarına bunu getirince olay patlak veriyor.virüsün canlıları çok iyi taklit etme özelliğini öğrendiklerinde asıl film başlıyor. filmde öyle bir atmosfer vardır ki. virüsün bir kişinin içine girip taklit etmiş olma olasılığı herkesi şüpheli duruma düşürüyordu. virüs öyle akıllı ki bizim macreadye * komplo bile yapmıştır. filmin sonunda macready ve childs arasındaki diyaloglar ve oradaki psikoloji mükemmeldir. macready'nin childs'ın da virüslü olabileceği ihtimaline karşı açıkça konuşması çok iyiydi. korku gerilim ve uzaylı temasını istiyorsanız izleyebileceğiniz yegane filmlerin en başlarında the thing * * vardır.
    --spoiler--
    2 ...
  12. 39.
  13. 1982 yapımı john carpenter imzalı kült korku filmi. aynı zamanda sinema tarihinin en korkunç 10 filmi arasında yer alır. zamanının çok çok ötesinde makyaj ve görsel efektler kullanılmıştır filmde. yalnız gişede pek yüzü gülmemiştir, bunun sebebi de steven spielberg'in dost canlısı uzaylı temalı filmi e.t ile aynı yıl vizyona girmesidir.
    2011 yapımı için konuşacak olursan hayatımda seyrettiğim en sağlam prequeldir. bunun en büyük sebebi de '82 yapımı orijinal filmin başladığı yerde bitiyor olmasıdır.
    2 ...
  14. 4.
  15. zamanının en iyi kurguya sahip bilim kurgu filmiydi. hala da kült filmler sıralamasında muhakkak tepelerde bir yerlerde bulunacağına inandığım bir kurt russell filmi. john carpenter bu yeniden çevrim filminde ortamları çok iyi seçmiş, oyuncuları özenle karakterlere yerleştirmiş ve o atmosferi izleyiciye bütün gerilimi ile verebilmiştir. kutupların sürekli karanlık ve puslu havası filmde rahatsız edici bir şekilde sunulmaktadır. özellikle filmin sonuna kadar bilinmeyen bir şey'in sürekli varlığını hissetmek gerginliği arttırmakta ve gerilim severlere bir ziyafet sunmaktadır.
    2 ...
  16. 47.
  17. 11.
  18. kurt russell'ın karizmasının tavan yaptığı film. jb şişesi elinden düşürmedi ibne. şimdi diyeceksin ki; ''viski şişesiyle karizma yapılır'' evet yapılır arkadaş.
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük