''bir sapığın sinema rehberi'' diye dilimize çevrilen film/belgeseli izlemek istediğimde adı ''neden sapık?'' diye sormaktan kendimi alamamıştım haliyle...
evet film/belgesel tam olarak, bahsi geçen yönetmen ve kült sayılabilecek filmlerini, erkek bilinçaltının en sapık, en ilkel haliyle ele alıyor ve işliyor. nesneler, kavramlar ve imgeler freud'un rüya yorumlarında ne ise; lacan ve zizek filmlerinde de aşağı yukarı aynı şeyleri temsil ediyor.
mesela hitchcock'un vertigo filmini şöyle yorumluyor zizek;
''bir erkeğin hayal gücü kaçınılmaz olarak şiddet ve korkunç dönüşümler içerir. erkek libidosuna dayalı ekonomide, kadınların kabul edilebilir cinsel partnerler olmadan önce “küçük düşürülmesi” gerekir. eski bir deyişle anlatmak gerekirse, en iyi kadın ölü kadındır.”
neden mi?
çünkü psikanaliz... ve nedense hep, daima erkek psikanalizi efendim!...
deleuze ve guattari' nin dediği gibi: kapitalizm erkek bilinçaltının salt tezahürüdür.
fakat şu da bir gerçek ki; o dönem psikanaliz, sinema sektörü ve özellikle hollywood sinemasına ciddi anlamda hizmet etmiştir.
benzer şekilde filmin/belgeselin kitabı da mevcuttur.
zizek’in sinemaya lacancı bir gözle bakarak, arzunun, fantezinin, jouissance’sın nasıl işlediğini çeşitli filmler üzerinden anlattığı 2006 yapımı belgesel filmi. Belgeselin kendisi oldukça iyi olmakta birlikte, ele aldığı filmler de oldukça iyidir. Haneke, tarkovsky, kieslowski, bergman, lynch, Hitchcock, kubrick gibi pek çok iyi yönetmenin filmlerinden faydalanır.
"bugünün dünyasını anlayabilmek için tam anlamıyla sinemaya ihtiyacımız var. gerçek hayatta karşı karşıya kalmaya hazır olmadığımız bu kritik boyutu ancak sinema ile karşılayabiliriz. eğer realitenin içinde ne olduğuna bakıyorsanız, yani gerçeğin kendisinden daha gerçek olan şeyin ne olduğuna bakıyorsanız sinemanın kendi içindeki kurmaca evrenine bakın."
zizek'in 2006 yapımlı muhteşem sinema belgeselidir. usta filmlerden sahneler alarak çözümleme yapmaktadır. en çarpıcı ve dikkatimi çeken anlatımı aşağıdadı. slavoj zizek çiçeklere bakış açımı tamamen değiştirmiştir.
Çok daha sonra laleleri incelerken, bunların aslında Lynchvari (David Lynch) olduğunu gördüm. Rahatsız edici olduğunu düşünüyorum. Düşünün, nasıl söylenir? bunlar sizce dişli bir vajinaya benzemiyor mu? Sizi yutan bir dişli vajinaya..
Zannedersem bu çiçeklerin özünde rahatsız edici, bir şey var. Yani insanlar bu çiçeklerin ne denli korkunç olduğunun farkındalar mı? Aslında bütün böceklere 'gel ve beni becer' türünden açık bir davet olduğunu söylemek istiyorum.
Yani demek istiyorum ki bu çiçekler, çocuklara yasaklanmalı.
'sapığın sinema rehberi' adıyla 6.ifistanbul'da gösterilen sonrasında bu ay istanbul modern'de birkaç gösterimi yapılan ve vizyona girmesi zor gözüken belgesel.
izlediği film üzerine düşünmeyi sevenlerin kaçırmaması gereken film.
ifistanbul internet sitesinden alıntıladığım ayrıntılar:
Senaryo : Slavoj Zizek
Oyuncular : Sunucu: Slavoj Zizek
Sapığın Sinema Rehberi, sinemayı yeni baştan değerlendiriyor ve
izleyiciyi sinema tarihinin gelmiş geçmiş en önemli filmleri arasında
nefes kesen bir yolculuğa çıkarıyor.
Felsefenin ve psikanalizin kural tanımayan dahisi Zizek
hem sunucu, hem rehber olarak sinemanın dilini araştırıyor,
filmlerin bize kendimize dair neler söyleyebileceğini açığa çıkarıyor.
Zizek'in fantezi, gerçeklik, cinsellik, öznelik, arzu, madde ve
sinematik biçimler hakkındaki en heyecan verici fikirleri
David Lynch'in filmlerinden sahnelerle karışırken,
Hitchcock hakkında bildiğinizi düşündüğünüz her şey tersyüz oluyor.
Filmlerin çekildiği orijinal mekânlarda,
film setlerinin kopyalarıyla yapılan çekimler,
Zizek'in bu filmlerin içinden konuştuğuna dair tekinsiz bir duygu yaratıyor.
Oyunbaz ve kışkırtıcı rehberimiz Zizek,
anlatının ve tanık olduğumuz öykünün ötesindeki sinemanın kapılarını
bizim için aralıyor. Ve dahası, ekliyor:
'Bugünün dünyasını anlamak için sinemaya ihtiyacımız var;
gerçek dünyada yüz yüze gelmeye hazır olmadığımız
o can alıcı boyutu ancak sinemada anlayabiliriz.
Eğer gerçekte, gerçekten daha gerçek olanı arıyorsanız,
sinematik kurmacaya bakın.'