jim carrey nin baş rolünde oynadığı film.
açıkçası film hakkında herhangi bir bilgi edinmeden girdiğim ve klasik bir jim carrey filmiyle karşılaşacağımı sandığım filmin, beni bu kadar sarsacağını tahmin edemezdim. bence harikaydı.
jim carrey nin kendisini aşması için önemli bir rol aldığı film di. ve bu rolü de çok iyi oynamıştır. sadece komedi oyuncusu olmadığını göstermiştir...
23 sayısının gerçekten takıntı yapılabilecek kadar anlamlara sahip olduğunu fark ettirmiş filmdir. ayrıca şöyle bir hikayemiz de var; tanıdığım bir arkadaş bir kadından hoşlanır. uzun süre sohbet ederler vb. ama açılamaz. bir gece bu filmi izlerken sözkonusu bayanın da online olduğunu görür ve bir punduna getirip ne hissediyorsa söyler. bayan da karşılık verir, hoşlandığını söyler. tabii bu sırada film piç olmuştur, sadece birinci cd yi yarım yamalak izlemiştir. sonra aradan uzuuun zaman geçer, bu süre zarfında arkadaşımız kendisiyle oynandığını aslında karşı tarafın hiç de öyle söylediği gibi hisler beslemediğini anlar. aralarında geçen sms diyaloğunun ardından eteğindeki tüm taşları döker. hatundan cevap gelmez, çünkü söyleyecek sözü yoktur. adam yerden göğe haklıdır. ve bu trafikden sonra filmin ikinci cd sini takar ve devamını izler. sonlara doğru şu diyaloğu duymasıyla irkilir:
- seni seviyorum.
- ben seni sevmiyorum. senin gibi bir zavallıyı kim sevebilir ki?...
vay ananisko, durum aynı... arkadaşım bu olayın ardından 23 sayısına kafayı takar ve bir süre sonra intihara teşebbüse varacak kadar akıl hastası olur. hoşlandığı kadının akıbeti mi? kimbilir... zaten o hiç olmamıştır ki!.. boş dükkana kira ödemiştir saf arkadaşım.
filmden güzel bir replik:
--spoiler--
There is no such a thing as destiny. there are only different choices.
Some choices are easy, some hard. Who is the really important ones; the ones it's find the this is people.
--spoiler--
türkçe meali:
kader diye bişey yoktur. sadece farklı tercihler vardır.
Bazı tercihleri yapmak kolaydır, bazıları kolaydır. Zor tercihler, en önemlileridir. insan olduğumuzu belirleyen tercihlerdir.
arkadaşımın ''bir kasılacaksın filmi izlerken ara bile vermeyeceksin meraktan,o derece yani.'' diyerek ballandıra ballandıra anlattığı sonucu hüsran olan film.
aslında bakıldığında pek de kötü değil yahu.filmin başından sonuna kadar ''kimdir katil? kimdir katil? '' diye merak ederken katilin jim carrey olması belki filme gizem katan tek şeydir.
"Be sure your sins will find you out!"
Luke 23:32-43 cümlesi ile bittiğinde anlam kazanan, aslolanın seni mutlaka bulacağı inancına dayalı film. sonu başından belli olmasına rağmen, jim carrey'nin göz dolduran performansını izlemek için seyredelebilecek gerilim türündeki amerikan yapımı.
gerizekalı bir arkadaşım sayesinde filmi tam aldığım gün katilin pat diye söylemesine rağmen yılmayıp sadece kurguyu merak ettiğim için izlediğim film. bu sayılara takma işine gıcık olsam da iyi bir film diyebilirim. en azından jim carrey oyunculuğuyla alkışı hak ediyor. ama filmde de dediği gibi 23 ü aradığın için bulursun. yani ben de arasam heralde 50 ile ilgili birşeyler bulurum. (doğum tarihimdeki sayıların toplamının 50 olması gibi *
filmi izledikten sonra hayatımda harıl harıl 23 numarasını arattıran ve okul numaramın 23 ile bittiğini hatırladıktan sonra yusuf yusuf hoplatan flimdir.