the night and the silent water

entry9 galeri0
    1.
  1. 1996 tarihli ikinci opeth albümü morningrise'ın en nefis parçalarından biri..sözler:

    and so you left us
    jaded and gaunt, some september
    wilted with the seasons
    but hidden inside the delusion
    i saw you eyes, somewhere
    devoid of death
    the aura poises amidst (the storm)
    in solid tears i linger
    a parlour glade, moonlit sorrow
    lonely resting pools
    relics of the moon-dogged lake
    whisper: "all your words are miss given"
    am i like them?
    those who mourn and turn away
    those who would give anything
    to see you again
    if only for another second
    your face was, like the photograph
    painted white
    we did not speak very often about it
    what does it matter now?
    cloak of autumn shroud
    i gaze, dim ricochet of stars
    i reckon it is time for me to leave
    you sleep in the light
    yet the night and the silent water
    still so dark...
    4 ...
  2. 2.
  3. akerfeldt'in ölen dedesi için yazdığı şarkıdır. bu şarkıdaki kasvet havasının nerden geldiğini anlamamıza sebep olur. 2.50'de başlayan bölüm yıkılmışlık hissi verir insana.

    "am i like them?
    those who mourn and turn away
    those who would give anything
    to see you again
    if only for another second"

    der mikael baba, ayyaş bir ses tonuyla. kasvetleniriz. harika bir akustik bölümdür burası.
    2 ...
  4. 3.
  5. olması gerektiği gibi bir şarkı.

    "..but hidden inside the delusion"

    zupper..
    1 ...
  6. 4.
  7. 5 saatlik bir diablo süreci, oda içi 50 derece hava ve yurt odasının verdiği doğal boşluk birleştiğinde 7. dakikasından sonra bir nevi altın vuruşa, jilet-bileğe götüren süper opeth şarkısı. dinleyiniz dinletininiz, lakin ölmeyiniz. hadi bakayım
    1 ...
  8. 5.
  9. birebir türkçeye "akşam ve sesiz su" şeklinde çevrilebilen ingilizce tümce *
    2 ...
  10. 6.
  11. hayatımda dinlediğim en anlamlı şarkı.
    3 ...
  12. 7.
  13. opeth diskografisinin incisi..sözlerle melodiler adeta sevişerek ilerliyor.10:58 lik astral bir yolculuk..geri gelmeme isteği

    "jaded and gaunt, some september"....

    nacizane çevirisi:

    ve böylece bıraktın bizi
    bitkin, cılız bir eylül
    mevsimlerle beraber solmuş
    ama aldanış içinde saklı
    gözlerini gördüm, bir yerlerde

    ölümden yoksun
    hava (fırtınanın) ortasında asılı duruyor
    katı gözyaşları içinde oyalanıyorum
    ormanda bir açık alan, mehtaplı hüzün

    yalnız huzurlu gülücükler
    ay gibi inatçı gölün kalıntıları
    fısıldıyor; “tüm sözlerin kaygılı”

    onlar gibi miyim?
    o yas tutan ve arkasını dönenler
    o her şeyini verebilecek olanlar
    seni tekrar görebilmek için
    bir saniyeliğine de olsa

    yüzün fotoğraf gibi
    beyaza boyalıydı
    bunun hakkında pek sık konuşmadık
    şimdi ne önemi var?

    güz örtüsünden pelerin
    gözlerimi diktim, yıldızların loş sekişi
    sanırım gitme vaktim

    aydınlıkta uyuyorsun
    yinede gece ve sessiz su
    hala çok karanlık

    (bkz: copy-paste değil alın teri)
    (bkz: emeğe saygı)
    4 ...
  14. 8.
  15. mikael akerfeldt'in aksine benim en çok sevdiğim opeth şarkısıdır.
    2 ...
  16. 9.
  17. the roundhouse tapes versiyonunda ayrı bir güzel olan, mikael akerfeldt in clean vokaline kurban olunası -brutal ondan aşağı değildir tabiki- mükemmel şarkı. sayın okur, bu şarkıyı duyduğun anda, aklından geçen her neyse bırak ve kendini kötü şeyler düşünmeye hazırla zira bu şarkıyı hazırlıksız dinleyenler uzun süre normale dönemediler.

    Edit: nasıl yazılmamış anlamadım... mikael reise sormuşlar, "en sevmediğin opeth şarkısı hangisi?" diye. mikael bu, durur mu? yapıştırmış cevabı: "the night and the silent water"
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük