ilginç bir konseptten yola çıkan, ancak anlatımıyla konseptin hakkını tam veremeyen ve dolayısıyla yüksek bir seyir zevki yaşatamayan bir film. ayrıca, kadronun geneli fena olmamakla birlikte, bazı tiplemelerin içi doldurulmaya neredeyse hiç çaba harcanmamış ; ilaveten, başrol oyuncusunun seçimi, her ne kadar kendisinin gerçek hayattaki kişiliği/özgeçmişi filmdeki rolüyle belli oranda örtüşüyorsa da, çok başarılı bir seçim olmamış; bir nevi abi filmdeki karakterden çok kendi kendini oynuyor hissini filmi seyrederken zaman zaman yaşadım. seyirciyi filme bağlayacak bir olay akışı, merak unsuru, derinlik yeterince sağlanamamış. velhasıl, izlemeyin demiyorum, ilgi çekebilecek göndermeleri ve deli örneğindeki gibi başarılı tiplemeleri/oyunculukları yok değil; ama sonuçta çok başarılı bir film olmamış.
Ahım şahım olmasa da izlediğim için pişman olmadığım bir film. Zira iyiden iyiye gidilmez ki, kötüden iyiye gidilir. Konudan efsane bir yapıt çıkabilirdi. ama olmamış işte. Bu denli vurmamak lâzım, zaferler yenilgi yenilgi yükselir.
şu anda trt 1'de yayınlanan film. Allah'ım sadece 1 dakika izledim ve bu kadar kötü bir oyunculuk görmemiştim. SEslendirme, oyunculuk her şey sırıtıyor. biri lafını bitiriyor, diğeri başlıyor. off çok kötü.
film, vakti zamanında çekilmiş türk filmlerinde denenmiş ve başarı sağlamış karakterin ve repliklerin, birkaç nüans farklılıklarıyla özetlenmiş hali gibi gözükse de; aslında tek kelimeyle fiyaskodur. filmdeki yapaylık izleyiciyi rahatsız edici boyuttadır. bu yapaylığın bir nedeni, izleyicinin bu tür espirilere doymasıyken, bir diğer nedeni ise oyuncuların yanlış seçilmesidir. işin özeti filmi izlemek için ayrılan zamana yazıktır, tavsiye olunmaz.
çok matah bir film değil hatta kötü film bile diyebilirim ama o karaktere bittim ben.
Efendim soy ismini değiştiriyormuş da, Harley Davidson'a binip yazılım firmasında çalışıyormuş (bu da kurulu düzenin sevdiği adammış), bir de imam hatip mezunu... Deasstirin lan, kimi yiyosunuz demek isterdim ama diyemiyorum belki de düzene baş kaldıra kaldıra imam olmuştur. bir zamanlar sibel kekilli vardı, porno benim isyanım demişti, hayır abi imam olmasan, porno yıldızı olsan ne olur. mesela bir porno yıldızı olarak dönsen köye, salsan kendini samanlara... şimdi evet porno da bir isyanın ürünüdür diyen sevgili arkadaşlar çıkacak, kendilerine selam ederim, bir adet kelebekli porno siparişi de verebilirim kendilerine eğer mesaj atarlarsa...
tüm bu karakterin yalan olduğunu öğrenmiş olduk. asıl karakter bence kesinlikle pakistanlı bi jön (saçlar, kaşlar, bakışlar). nitekim google'da "ashraf zia" yazınca daha verimli bi arama oluyor. hatta faysalabad şehrinde ashraf zia tekstil fabrikası bile varmış. şaka bi yana...bu ne ya?
esas oğlanın filmin toplam süresinin yarısı kadar motosikletine binip ardından çocukları koşturduğu, izlenmesi zaman kaybı film. töre, imam hatipliler, etnisite, cami çevresinde birşeyler anlatılmaya çalışılmış ama olmamış.
çok şey anlatmaya çalışırken hiçbir şey anlatamamış filmlerden bir tanesi. naçizane tavsiyem; kesinlikle izlememeniz yönündedir, bir film ancak bu kadar kötü olabilir. çok şey anlatmaya çalışırken bir şeye benzememiş filmlerden bir diğeri için: (bkz: o da beni seviyor)