Her seferinde tüylerimi diken diken eden şaheser.
Bir vokal, bir piyano, bir steel gitar neler yapabilir sorusunun cevabı.
Hem hüzünlü hem epik.
Kadının fısıltısı ise her seferinde düşündürür.
"if you hear this whisper you're dying."
şarkıda geçen sözler sokaktan geçen insanlara sorulan ölüm hakkında ne düşünüyorsunuz sorusuna verilen cevaplarla oluşturulmuştur.
(bkz: kulak orgazmı)
şarkıdaki hatta albümün içindeki konuşmalar bi tane hastahanede hastalarla yapılan ropörtajlardan alınmadır.
emin olmamakla birlikte mevzu bahis hastahane psikoloji kliniğidir.
şarkının içinde film repliği olduğunu düşündüğüm cümleler geçmektedir. cenazemde çalınmasını istediğim şarkıdır .
--spoiler--
"and i am not frigtened of dying, any time will do, i don't mind. why should i be frightened of dying? there's no reason for it, you've gotta go sometime."
"i never said i was frightened of dying."
--spoiler--
insanı kısa süreliğine farklı dünyalara götüren efsane şarkı. ölümün böylesine coşkulu bir biçimde anlatıldığı bir diğer şarkı için; (bkz: pyramid song)
pink floyd'un dark side of the moon albümünde bulunan şaheser.
kesinlikle bambaşka bir şarkı. bittiğinde sizi öyle bir hale getiriyor ki, tekrar dinlemekten başka bir çareniz kalmıyor. gerçekten 4 dakika 40 saniye içerisinde bu kadar farklı ruh halinde bulunmayı sağlayacak başka bir şarkı bilmiyorum.
and i am not frightened of dying, any time will do, i don't mind.
why should i be frightened of dying?
there's no reason for it, you've gotta go sometime.
avusturya radyolarında sevişirken dinlenebilecek şarkılar anketinde birinci olmuştur. tüm vokallerinin sadece bir kerede kayıt edilmiş olması mucizedir.