keep your friends close,but your enemies closer....
Francis Ford Coppola Mario Puzo(the sicilian,the godfather and the godfather part 2)'nun mafya kitabı the godfather(vaftiz baba türkçeye çevirisiyle baba)kitabını çevirirken sinema'da diyalogları unutulmaz tiplemeleri unutulmaz,büyük oyunculaır yaratan ve marlon brando'nun ne kadar büyük bir oyuncu bir kez daha hatırlatacak bir film yapacağını düşünmüyordu.Marlon Brando deyince aklıma sabri ugan'ın monaco maçını 3-2 kazanmamızı sağlayan şu repliği geliyor aklıma.
''Ne büyüksün hagi ne büyüksün.''Evet hagi gerçekten büyüktü ama aynı sözler keza brando içinde geçerli.
Bundan 34 yıl önce francis ford coppola'nın bir mafya ailesinin anatomisini derinden inceleyen the godfather-baba filmini çekti.Sicilya'nın taşra kasabası corleone'de mafyaların cirit attığı bir yerde babası ve kardeşi öldürülen don vito andoli'nin yarattığı şaşalı imparatorluğun doğuşu yükselişi duraklayışı ve çöküşünü anlatan godfather trilogy 72'deki filmde başlar.Film için coppola filmin esas adamı olarak marlon brando'yu seçer.Ama teklif brandoya gelince efsanevi aktör ''ben mafyayı yüceltemem''der.Fakat sonra oyunu kabul eder.Al pacino'nun en genç en sırım haliyle sinemada bir efsane olmasını sağlayan rol micheal corleone rolüde ilk burada ortaya çıkar.ikisini james caan,talia shire(rocky anthology),robert duvval(thx 113,apocalypse now)gibi oyuncular izler.
Büyük bir mafya imparatorluğunu kuran ve patronu olan don vito corleone'nin şımarık kızı connie,para düşkünü kocasıyla evlenmiştir.Düğüne ailenin en aileye göre marjinal yani düzgün insanı 2.dünya savaşı gazisi corleone'nin oğlu michael'da katılır.Ve ardından gelişen olaylar anlatılır filmde.Michael corleone aslında bir seçilmiş kişi gibi birşeydir fakat birileri için oda anakin skywalker gibi kendisini feda eder.Yani kendi benliğini bir kenara bırakıp yakını için savaşır.Anakin bunu karısını ölümden döndürmek için karanlığa geçerken,siğili temiz michael ise azda olsa özendiğinde mafyaya yani ona göre karanlığa geçer.Fakat nasıl bir ironidir ki sonra michael babanın alası olur.Film çıktığı yıl oscarda en iyi film,en iyi erkek oyuncu ödüllerini alır.Fakat marlon brando ödülü kızılderili bir oyuncuya vererek hollywood sistemini eleştiren bir yazı okuttur.Ardından 2 yıl sonra çekilen the godfather pat 2 de en iyi film ödülü alır.70'ler coppola'nın altın yılları al pacino o ve robert de niro'nun doğuşu ve marlon brando'nun kariyerindeki başarılı filmlere sahne olur....
ilk filmde Marlon Brando ortaya koyduğu performansla gerçek mafya babalarını kendisine özendirmiştir. Imdb de en iyi film seçilmiştir üye oyları ile, ki sonuna kadar hakeder bu ünvanı. Mario Puzo nun romanından uyarlanmıştır, yönetmeni Francis Ford Coppola dır.
ikinci film mükemmel kurguya sahiptir, Alfredo Pacino ile Robert De Niro döktürür. Üçüncü film ise en zayıf halkadır ama o da çok güzeldir. Robert Duvall gibi bir usta da oynamaktadır seride.
imdb nin gelmiş geçmiş en iyi 250 film arasında 10 puan üzerinden 9.1 oy alarak birinci olmuş kült yapım. http://www.imdb.com/chart/top
üç bölüm ard arda izlendiğinde bünyeyede yan etki yaratmaktadır. yapılan araştırmalar film izlendikten itibaren üç gün boyunca babanın marlon brando ya abinin al pacino ya benzetilebileceğine dikkat çekmektedir.
ayrıca ayda bir izlenebilecek nadir yapımlardandır.
tek dvd'ye div x olarak cekildigi halde kolayca gidilen seyahatlere götürülebilecek, evde oturmak istediginizde bütün gününüzü ayırarak kendinize güzel bir ödül verebileceginiz dunyanın en muhtesem uclusu.
izlediğim en muhteşem üçleme. bir günde kesintisiz izlendiği takdirde yaptığı etki mükemmeldir, insanlara reddedemeyecekleri teklifler sunmaya başlarsınız.
sinema tarihinin gelmiş geçmiş en büyük filmlerinden.hem de birtanesiyle değil tekmili birden.kitabının da süper olmasının bunda etkisi var.mario puzo'nun birçok italyan mafya babasıyla olan şahsi diyaloglarının da etkisiyle nakış gibi işlenmiş muhteşem bir mafya öğretisi.ayrıca diyaloglarının tamamı çok üst düzey kaliteye sahip şu an özlediğimiz şeylerden biri olan kaliteli diyalog konusunda karnımızı tıka basa dolduran hatta taşan bir film.
3ünü üstüste izlemenin beyinsel fonksiyonlara yan etkisi olsa da muhteşem bir keyiftir.
herbiri birbirinden heyecanlı, sürükleyici seri..
aşk var, kavga var, ihanet var, dostluk var, çatışma var..
sinema tarihinin kuşkusuz başyapıtı.
adının aksine finalinde duygusallaıgın tavan yapmış oldugu bir film.
tek kelime ile anlatmak gerekirse,
"mükemmel"
film kitabı okunmadan izlenmemelidir. kitabı okunmadığı zaman filmin bir çok ayrıntısı kaçırılabilir. Kitabı okuduğunuz zaman ise karakterlerin kişilikleri hakkında daha fazla bilgiye sahip olduğunuz için, oyuncuların nasıl bir muhteşem performans ortaya koyduğunu daha iyi anlarsınız.