Peter Watson'un Almanya'nın nasıl Almanya olduğunu anlattığı kitabı. Kitap, Almanya'nın son 250 yılını konu alıyor. Bu bağlamda Almanya dendi mi akla hemen nazilerin gelmesinin bir nebze önüne geçebilecek cinsten bir eserdir.
Kitap henüz dilimize çevrilmedi diye biliyorum.
Kitabın dili gerçekten ağır. Betrothed, whereupon gibi sadece Buckingham sarayı'nda kullanılan sözcüklere rastlayabiliyorsunuz. Ek olarak aşırı virgül kullanımı suretiyle uzun uzadıya cümleler kurulmuş.
Öte yandan konunun ilgilisi için kitap gerçekten ilginç ve değerli bilgiler içeriyor, bu net. Örneğin Napolyon'un Goethe'nin ince eseri Genç werther'in acıları'nı tam 7 (yedi) kez okuduğunu öğreniyorsunuz.
Malumunuz olduğu üzere bu kitap, elalemin karısına aşık olan genç bir sünepenin dramını ele alır, itiraf edebiyatının (confessional literature) ilk örneklerinden biri olması ve otobiyografik izler taşıması dolayısıyla da goethe'nin kişiliği hakkında önemli ipuçları verir.
Tam adı The German Genius: Europe's Third Renaissance, the Second Scientific Revolution, and the Twentieth Century olan oxfordlu bir profun adeta beyler adamlar daha iyi diyerek kendi kültürünün ve diğer avrupa kültürlerinin aslında almanların yanında neden ikinci planda kaldığını anlattığı kitap. Niçe, Aynştayn, Bach, Freud vs. çok değişik isimleri ve alanları inceler alman dehasını anlatırken.
Hani çocukken hangi millet daha akıllı gibi çocukça sorular sorar cevap aradık ya ha işte adam yıllarca çalışıp bu soru üstüne bir kaynak kitap hazırlamış. Bize de tebrik edip okumak düşer.