Bir hayat dersidir deplasman. Acıları, sevinçleri, suçluluğu, hırçınlığı bir arada görebileceğiniz nadir ortamlardandır deplasman otobüsleri..
Her zaman eğlenceli olur gidişler. içindeki umudu taşırsın başka şehirlere deplasman otobüsünde. Yaslarsın kafanı cama kimi zaman; düşünürsün geride bıraktığın sevgilini veya arkanda gece endişeyle uyumaya çalışan anneni. Düşünürsün aklında ne kadar sorun varsa. Kimi zaman bir bira şişesi eşlik eder düşüncelerine, kimi zaman arkadaş muhabbeti kimi zaman üç kişinin döndüğü bir tek sigara..
Karnın acıktığında aldığın ekmeği bölerek yemektir deplasman. Paran yoksa ekmek çalmaktır fırından yapmak istemesen bile. Yolda her mola verildiğinde tir tir titreyerek bi sigara yakmaktır deplasman, karanlık yollara bakarak umut dolu gözlerle. Yolda otobüsü durdurup şarampolden aşağı işemektir deplasman.
Vardığında şehre farklı yer görmenin mutluluğudur deplasman. Stada girip sayı olarak az bile olsan orda olduğunu hissettirmek istercesine ciğerlerin ağrıyıncaya dek bağırmaktır. Kavgada abinin arkasından koşmak arkadaki kardeşini kollamaktır deplasmanda yapılan maçın kuralı.
Daha maç oynanırken acaba dışarıda neler olacak diye düşünmektir.
Galip gelmişsen eğer farklıdır dönüş yolu. Neşe içinde marşlarla, şarkılarla gelirsin şehrine ve bir gurur içerisinde girersin semtine.
Ama eğer mağlupsan ne yol çekilir hal alır ne hayat. Kimse ağzını açmaz yolda, insanlar sıkıldıkça sen de sıkılmaya başlarsın. iyiden iyiye hissetmeye başlarsın açlığın vermiş olduğu acıyı. içecek bir sigara bile bulmakta zorluk çekersin.
işkence gibi geçen dönüş yolunun sonunda isyankar biçimde şehre girmektir deplasman. Kızarsın insanlara niye biz şehrimizin sevdasının peşindeyiz de bu insanlar uyumayı seçiyor diye. Sonra aklına gelir birinin yine o bilindik beste..
Sen uyu ben deplasmana kaçayım
Yollarda inceden cigara sarayım
Sevgilim bu gece hiç bekleme beni
Aşkından da önce gelir BURSA sevgisi
tsc kemik tayfadır, istanbul takımı tutmamaktır, pınarbaşı şehitliğindekilere ağlamaktır,abdül abinin mezarında dua okumaktır.
tam olarak nasıl oldu ne karıştıda adı aşk oldu bu eziyetin bilemiyorum. bildiğim, hatıralarda kalan renk yeşildi. ve yeşile sarılmış beyaz..
cumartesi gelsinde babam stada götürsün, o kalabalık duran ağabeylerin senkronize tezahüratlarını dinleyeyim derdim. ki maç pek de anladığım bir olay değildi. onlar aynı anda bağırır, aynı anda susardı. onlar bursaspor'a aşkımın ilk kalp çarpıntısıydı. onlar,texas'tı. texas supporters club'tı.
yazar olan son eşsiz bünyeler listesini bulamadığımdan ötürü neslini bilemediğim fakat gecenin bu vaktinde beyin kıvrımlarımın yardımıyla mantık yürütecek olursam,
altıncı nesil timsahtır efendim. nasıl koydu bursa kocaman! bana da koydu biliyon mu, benim yarim de bursalıydı. gitti, bıraktı beni.