bir gün sordular bana
yazar mısınız, diye
hayır, dedim
yazar değilim, ama * yazarım
nasıl yani, dedi sorgucu.
nasılını bilmem; "yani"ye açıklık getirebilrim, dedim
yani, dedi
yani, dedim
yoktur iddiam yazarlık müessesesine dair;
fakat tutamam kendimi kabarınca duygularım.
akıtırım hepsini sayfalara,
biraz da bencillik yaparım cümlelerimde,
hep ben'i kullanırım;
biraz sen
biraz da biz olur
geceleri yazarım
gündüzleri okur...
insanlara anlatamadıklarımı kağıtlara...
kağıtlarda bulamadıklarımı kitaplarda...
anlatabildim mi?
ben * yazarım...
galiba anladım, dedi
böyle bir iddianız yok ama
yazarsınız, dedi.
bir tek geceleri, diye üsteledim
tamam, dedi
yani, dedi
şöyle dersek
gece uyanır
gündüz uyursunuz duygularınızda
tam dediğiniz gibi, dedim
gündüz duygu depolar
gece yerleştiririm cümlelere
(böylelikle "nasıl"ı da açıklamış olduk, farkında olmadan)
peki insanlar, dedi
neden bir şey anlatmazsınız onlara?
gülümsedim önce biraz: