Serveti fünun edebiyatının şiir alanındaki en büyük temsilcisidir. ilk şairlik döneminde Serveti Fünun kurallarına bağlı, sanat için sanat anlayışıyla hareket etmiş, 1901'den sonra ise toplum için sanat anlayışıyla hareket etmiştir. Şiirlerinde soneyi ilk kullanan şairimizdir. Haluk'un defteri adlı eserinde gençlere yönelik öğretici şiirleri yer alır. Dinlerin insanı birbirine düşürdüğüne inandığı için tüm dinlere düşmandır ancak tanrı'ya inanır. Serveti Fünun edebiyatının şiir alanındaki en büyük temsilcisidir. Sis şiiri ile ünlüdür, bu şiirinde 2. Abdülhamid döneminde baskıya karşı boyun eğen zihniyete nefretini anlatır. Ayrıca oğlu Haluk'u okutmak için yurtdışına yollamış, ancak elektrik mühendisi olmasını istediği oğlu sonradan hristiyan olmuş ve bir daha ülkeye dönmemiştir. Bir dönem Galatasaray Lisesi'nde öğretmenlik yapmıştır ve Recaizade Mahmut Ekrem'in öğrencisidir.
Dindar şair?
Mehmet akif ersoy tarafından zangoç lakabı takılan muazzam şair.
Dinle işi yoktur. Servet-i fünun edebiyatının en baba şairidir. Parnasizmi şiirlerine on numara uygulamış, nazmı nesre başarıyla yaklaştırmıştır.
Şermin adlı çocuk kitabı, ölen oğlunun ismiyle tüm gençliğe hitap eden haluk'un defteri adlı eseri vardır.
Dinle alakasının olmadığının ispatı;
(bkz: sis şiiri)
Mustafa Kemal'i etkileyen şairlerden ve idealistlerden biri.
Türk edebiyatına katkısı büyüktür.
Haluk'un Bayramı
Baban diyor ki: 'Meserret çocukların, yalnız
Çocukların payıdır! Ey güzel çocuk, dinle;
Fakat sevincinle
Neler düşündürüyorsun, bilir misin? ... Babasız,
Ümitsiz, ne kadar yavrucakların şimdi
Sıyah-ı mateme benzer terâne-i îdi!
Çıkar o süsleri artık, sevindiğin yetişir;
Çıkar, biraz da şu öksüz giyinsin, eğlensin;
Biraz güzellensin
Şu ru-yı zerd-i sefalet... Evet meserrettir
Çocukların payı; lâkin sevincinle
Sevinmiyor şu yetim, ağlıyor... Halûk, dinle!
Tam bir devrimci ve idealist. Türkiye Cumhuriyeti kurucusu ulu önder'i etkileyen kişilerden biri.
Türk edebiyatının Batılılaşmasında büyük pay sahibidir.
Edebiyat-Cedide'nin en önemli ismi.
Atatürk tevfik fikret hakkında şunu söylemiştir:
“ Tevfik Fikret'in Tarih-i Kadim'i yok mu, işte o, dünyada yapılması gereken bütün devrimlerin kaynağıdır..."
Düşünün kendisi nasıl büyük bir idealist.Keşke oda görseydi Cumhuriyet'in kurulduğu günü ama göremedi.
Fikret’in şiirleri devrin yöneticilerini kızdırmış ve şairin muhafazakar çevrelerden ağır eleştirilere uğramasına sebep olmuştu. Bu olumsuz tepkiler şairde büyük bir moral çöküntüsüne sebep oldu ve sağlığı bozuldu.
Döneminden önde biriydi.Anlaşılmadı kendi içini yedi bitirdi.
Ayrıca 1908-1909 yılları arasında Galatasaray Spor Kulübü' nün hâmi başkanı olarak kulübü koruyucu şekilde davranmış, dönemin şartlarından etkilenmemesi için elinden geleni yapmıştır.
1915 yılında girdiği ameliyattan sağ çıkamadı ve 47 yaşında çok genç biri olarak kaybettik büyük insanı.Toprağı bol olsun.Bugün ölüm yıl dönümü.Bugün 101. ölüm yıl dönümü büyük insanın.
Vatanım bütün yeryüzü, milletim insanlıktır.
—Tevfik Fikret
" sofracık, efendiler tutulmayı bekliyor,
Önünüzde titriyor, bu ulusun hayatıdır;
Bu ulus ki acısıdır, can çekişmektedir!
Ama sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır…
Yiyin, efendiler yiyin; bu ic acıcı sofra sizin;
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!"
Büyük üstad; Osmanlı nın nereden geldiği belli olmayan soyuna hırsızlık yapmadığı, eleştirdiği, çalanın yanında olmadığı için koymuştur.
Ben din bilgisiyle değil ahlak bilgisiyle büyüdüm
Müslümanlara saygılıyım ama tatlı su Müslümanlarına değil.
Sonradan Abdülhamit karşıtı yazdığı şiirlerden pişman olan şairimizdir. iktidarı ele geçiren ittihatçılar'ın savurgan ve daha kendi içlerinde birlik olamayan yapılarına han'ı yağma şiirinde çok fena giydirmiştir.
Bir de bu adam abdülhamit'in en büyük muhaliflerindendi.
Abdülhamit'in yıldız suikastinden kurtulmasından sonra;
Ey şanlı avcı, tuzağını boşuna kurmadın!
Attın...ama yazık ki, yazıklar ki vuramadın!
Mısralarını yazacak kadar abdülhamit muhalifi olan bir şairin bile abdülhamit'in indirilmesinden pişman olması bana göre abdülhamit'in cidden doğru işler yaptığına delalettir.
kur'an-ı kerim'e kitab-ı köhne diyebilecek kadar melun-u melain olan bir yazar müsvettesi deyyustur. Oğlu rahip olmuştur, anlayın ne derecede dinsiz imansız bir adam olduğunu.
Yazdığı şu şiiri paylaşalım. Devir değişse de insanların hep aynı olduğunu anladığımız gibi bu kişilerin kim olduğunu da günümüzdeki örnekleriyle anlayacaksınız.
Bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır
Huzurunuzda titriyor - bu milletin hayatıdır;
Bu milletin ki mustarip, bu milletin ki muhtazır!
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir?
Bu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir!
Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
ittihat ve terakkiciler için yazılmış olan bu (bkz: han ı yağma) şiiri ve oğlu için yazdığı (bkz: haluk un amentüsü) şiiri şairi en iyi anlatan iki şiiridir fikrimce.
Döneminin tüm olumsuzluklarına ve çöküşün melankolisine rağmen idealist ve devrimci fikirleriyle mustafa kemal i etkilemiş aydın şairdir.
sis şiirini yazarak memleketimize ve insanlığa büyük katkıları(!) olan şairimizdir.
ama delikanlı adammış bildiği yoldan dönmezmiş bir de hanı yağma diye bir şiiri vardır ki değil yaşadığı dönemi günümüzü bile bu kadar doğru ve güzel anlatan bir şiir daha okumamışsınızdır.
üstad Necip Fazıl'ın deyimi ile Tevfik Fikret, Türk edebiyatında sahte şöhretlerden biridir. Fransız edebiyatının ikinci, üçüncü dereceden şairlerinin taklidi kalem ürünleri vermekten öteye geçememiştir. Kişilik bakımından da zayıf bir yaratılışa sahiptir.
ama allah'ın cezası ahirete kalmamıştır. çok sevdiği oğlu haluk yurtdışına okumaya diye gidip papaz olmuş, kendisi ölüm döşeğindeyken karısı mason mehmet rauf'la birlikte olmuştur.