şıkları sayarak bis mil la hir rah ma nir ra him de hangisi çıkarsa işaretle ama her soruda bunu farklı şıktan başlayarak yap tabi. allah yardım eder muhakkak.
Testte tum cevaplar esit oranda bulunur mesela 100 soruda 25 a 25 b 25 c 25 d sikki bulunur. Eger hepsini cozduyseniz iki bosunuz varsa mesela 25 a 24 b 25c 24 d ciktiysa kalan iki sorudan biri b digeri d sikkidir. Size yakin geleni isaretleyebilirsiniz.
o tipi tipi diye her seferinde farklı bir şıkdan başlamak çok iyi oluyor. hiçbir şey anlaşılamayan dersten bile geçer not almak mümkündür. çünkü öğretmen mantığında neredeyse hiçbir zaman aynı iki şık alt alta doğru olarak isabet etmez.
(bkz: olay çözülmüştür dağılın)
testten önce bir karınca bulunur. Sonra cevap anahtarının üzerine bırakılır. Mahlukun geçtiği yerlerdeki şıklar işaretlenir. Doğru yanıt verme şansı çok yüksektir. çünkü karınca antenleri sayesinde doğru soruyu bularak ilerler. Denemesi bedavadır. Bu yolla öss' de birinci olan arkadaşım var. isterseniz onu da getirebilirim.
Test el ile hazırlanmışsa ilk sorunun yanıtının "b" veya "c" ikinci sorunun yanıtının ise birincisinden farklı olmak kaydı ile "b", "c" veya "d" olma olasılığı daha yüksektir. Bir de eskiden öss için her bilmem kaç soru içindeki doğru şıkların toplamı aynıdır (30 soru içinde 6a, 6b, 6c, 6d, 6e gibi) şeklinde bir şehir efsanesi vardı.
Ornek ile anlatabilecegim hos bir psikolojik vakadir.
Ornegin; 5defa ard arda d sikkini sonuc olarak buldunuz. iddia ediyorum, optik kagidindaki o uzun siyah cizgi sizi derin dusuncelere gark ettiricektir. hepsi ard arda olmaz lan diyerek, yeni cozum yolunuzu ureticeksiniz.
Cozum ise %90 oraninda 3.siradaki d sikkini degistirerek sallama yontemiyle yeni bir sik koymaktir, icini rahatlatmaktir.
halk arasında olasılık olarak bilinen, biz yukarı Nottingham'lıların dediği gibi probability ismindeki matematiksel bakış açısının yön vermesi gereken tekniklerdir.
şık sayısı 5 ve şıklar hakkında herhangi bir fikrimiz yoksa, atıp atmama konusunda en önemli kriter 3-4 yanlış 1 doğruyu götürüyor mu sorusunun cevabıdır. eğer durum buysa elleşmeyin; yüzde 80 e karşı yüzde 20 ile kazanmak için mustafa denizli balına ihtiyaç vardır. ancak oss ve benzeri yurt çapındaki sınavlar haricinde olan, özellikle yanlışın doğruyu götürmediği lise ve üniversite seviyesindeki test sınavlarında soruyu boş bırakıp 'hocam bak bilmediğim soruyu nasıl da atmayıp delikanlı bir tavır takınıyorum' bıkbıklarına takılmayan dostlarımız için atma teknikleri ihtiyacı tam olarak bu noktada başlıyor.
-- e) hiçbiri -- şeklinde bir şık koymak gibi ibnelikleri düşünüp küfretmekten ve soru içeriğinden tamamen arınıyoruz. öncelikle tepkisiz bir düşünce sistematiğine ihtiyacımız olacaktır. önümüzde 5 şık var ve biz doğru olanı en küçük bir ışığımız olmadan bulmak peşindeyiz. bu durumda bir yerden başlanmalıdır; başlıyoruz. sorudan uzaklaşmak ve şıkların içeriğindeki yanıltıcı etkenlerden zihnimizi ve bilinçaltımızı arındırmak amacıyla sol elimizin 5 parmağını tırnaklarından masaya sürdükten sonra en çok hangisinin kirlendiğine bakarız. sözgelimi bu parmak başparmağımız olsun; bu da a şıkkına kaşılık gelmektedir. peki bu durumda a şıkkını mı seçiyoruz? elbette ki hayır. sorunun cevabının a olmama ihtimali yüzde 80 dir. cevap a değildir olarak kabul etmeliyiz; bunu biz değil matematik söylüyor. kalan 4 şık için el tekniğine benzer bir yöntem bulup karşılık getirdiğimiz şık, yüzde 75 ihtimalle doğru cevap olmayacaktır, bu durumda bunu da eliyoruz. geriye 3 şık kaldığında risk artık büyüktür; ama bu noktada bir şık sallayıp işaretlemek isabetli olabilecek olsa da yüzde 66 oranda hata yapılabilir. şahsi kanaatim bir şık daha elenip finale 2 seçenek bırakarak kaderi yüzde 50 lik bir başarı ihtimaliyle tayin etmenin doğru olacağıdır; günümüz tabiriyle kutumuza gitmektir. peki bu yöntem tutar mı? manyak mısın; kesin tutar abi beklemiyosun inşallah? sadece karşımıza çıkan felaketle mücadele etmek için olasılık hesabının bize gösterdiği yolu izleyecek ve elimizden geleni yapmış olmamızın verdiği psikolojik rahatlama ile sıradaki soruya geçeceğiz.
20 sene okullarda dirsek çürütmüş kardeşinizden son bir not: her zaman d şıkkına dikkat ediniz.
işaretleri farklı mutlak değerleri aynı olan sayılar dikkate alınmadan, diğerlerinden farklı olana bakılır ki bu farklı olan genelde ortadadır. işareti + ve paydası 5 tir. yani doğru cevabın işareti +, paydası da 5 olacaktır. doğru yanıt b.
eğer şıklar böyle geldiyse %95 filan işe yarar ki zaten şıklar da genellikle böyle verilir.
test önüne gelir. önce sorular bir gözden gecirilir. bilinen sorular yapılır bilinmeyenler kadere bırakılır. sıklara bakılır. soru tekrar okunur. sorunun içinde gecen bir kelime kapılır. onun üstünden sıklar yorumlanır. bu olmaz,bu ne alaka,e yuh sacmalamısınız sanki diyerek elenen sıklardan sonra kalan sık isaretlenir. *
ilkokulda üç şık olur ve ,
al la hın de di ği o lur dersin heceleyerek çıkanı işaretlersin
ama çakalsındır hep aynı şıktan başlamazsın tekerlemeye çünkü hep aynı cevap doğru olamaz.sonuç şansa bağlıdır.
ortaokulda göze güzel gelen (şık sayısı 4)
lisede kulağa hoş gelen (şık sayısı 5)
üniversitede yakın gelen (şık sayısı çok ) şık işaretlenir kadere bırakılır.
insan 7 sinde ne ise 70 inde de odur atasözüne en güzel örnektir.
oncelikle soru numarasına bakılır ornek olarak 21 daha sonra sıklarda sırayla a-b-c-d-e 21 e kadar bir soldan saga bir sagdan sola sayılır, hata yapılması sarttır ki sıralı bir cevap cıkmasın bulunan cevap gonul rahatlıgıyla isaretlenebilir.
dijital okuma sistemlerinin okuduğu sınav kağıtlarında her şıkkı ayrı bır renkle işaretlerseniz. sınavı banko geçermişsiniz. ancak kağıdı sisteme sokan görevlinin farketmemesi gerekirmiş. ben söyleyenin yalancısıyım.
herkeste işe yaramayan tekniklerdir. bu yuzden ballı diye tabir edilen sinifa dahil olmayan kişilerin boşu boşuna kullanmaması gerekir bu teknikleri. şahsen 7 yıllık ortokul ve lise tahsilim boyunca yukarıda teferruatlı bir biçimde anlatılmış olan tekniklerin hemen hemen hepsini demedim ama her nedense hiç zaman o mutlu sona ulaşamadim. zaten bu 7 senenin ardindan da üniversiteye girdik ve test denen mefhumun üniversitede hiç de ragbet gören bir şey olmadiğini anladik.
hiç unutmam lise2'nin son matematik sinavıydi. kuşlar ötüşüyor böcekler vızıldıyordu. hava mevsim normallerinin üstündeydi ve saha futbola müsaitti. nasıl olduysa matematik hocamız bu son sinavın çoktan seçmeli olmasına karar vermişti(bildiğimiz test işte). neden olduğunu bilmem ama, ben de her ögrenci gibi "test" lafini duyunca sevinmiştim bir an için. ancak bu sevincimin ne kadar yersiz olduğunu sinavdan sonra anlayacaktim.
matematikle uzaktan yakından alakası olmadiği halde buyuk bir talihsizlik ornegi gostererek tm'ye giden bir ogrenci olarak, bu sinavda zaten cok da iddiali sayılmazdim. hoca testleri dagittii. test yapragına bir göz gezdirdim önce. tabi hiç bir halt anlamadim normal olarak. e hoca da "yanliş dogruyu götürmüyor" deyince en mantiklisi hepsini aynı şık işaretliyim dedim. o an için gayet de mantikli gelmişti oysa. önce her sorunun yanına "x" mix yaptim. karalayıp sayfayı doldurdum kisacasi. sonra, acaba hangi şıkkı işaretlesem diye düşündüm birkaç saniye. "b" olsun anasını satayim diyordu içimden bir ses. o an için o sesten başka güvenebileceğim kimse olmadigi için başladım işaretlemeye.
1)b
2)b
3)b
4)b
5)b
.
.
.
20)b
her şey ne kadar da güzeldi o an. tamam, zaten umudum yoktu ama en azından sıfır almam mantiği hakimdi. fakat bir şeyi düşünmemiştim. bizim hocanin yaptiği sinav hiç de ösym mantığına uymuyordu aslında. işin en can yakan kısmı ise hiç bir sorunun dogru cevabi "b" değildi. koca testte hiç mi "b" olmaz be kardeşim... yoktu, yoktu, yoktu. sonuç olarak ben sifir aldim, sinif ortalamasindaki inanilmaz yükselişe inat. ama yıkılmadim, ezilmedim.
işte o gunden beridir "b" harfiyle aramizda hafiften bir husumet vardir. sözün özü, siz siz olun sakın butun soruları "b" işaretlemeyin. ondan sonra da demedi demeyin.
minik kardeşlerimiz için 4 şıklı testlerde yapılacak işlem basittir. silginin her bir ucuna 4 şık yazılır silgi atılır gelen şık tereddütsüz işaretlenir. ancak öss ye hazırlanan yurdum gencine bu sökmez yetmez. o zaman yapılması gereken eşit açılarla sıraya 5 şıkkın yazılıp bir daire oluşturmasını sağlamaktır. ortaya kalem konur ve çevrilir kalemin ucunun gösterdiği şık doğrudur. denenmiştir.