verilen sözlerin her zaman tutulmadığını,seni en çok sevdiğini düşündüğün insanın bile bi gün seni bırakıp gidebileceğini ve canının yanmasına,gözlerindeki yaşlara hiç aldırmayacağını,mutlu günlerin bi sonunun olduğunu ve aşıkları sadece ölümün ayırmadığını insana en iyi öğreten deneyimdir.öyle bi olay ki bi kere başınıza geldikten sonra her zaman aynısı olucak,herkes sizi terk edicekmiş gibi düşünebiliyosunuz.
hele bir hafta görüşmedikten sonra tüm gün 'o' düşünüldüyse, bütün gün 'Allahım, bi gelsede kocaman sarılsam, öpsem kocaman, boynunu koklasam, özledimmmm' diye düşünürken o akşam gelmeyip, ne olacak böyle dediğinizde bilmiyorum ama bu böyle gitmez diyerek o an sizi 1. tekil şahıs yapmışsa, o an 'peki o zaman, artık söylenecek birşey yok, kendine iyi bak' denildiyse titrek bir sesle ve saçma bir şekilde telefonu kapatırken 'görüşürüz' dediyseniz, bu konuşmayı tekrar tekrar yaşarsınızda, hep aklınızda onun sesi yankılanır... 1 senelik ilişkide yalnızca 1 kere seni seviyorum demiştir belkide o kişi, işte o cümleyi sonsuz defa söyletirsiniz ona her gece kokusunu özlerken...
haa, bir de içinizde kaldıysa sarılamamak, rüyanızda ona sarıldığınızı görürsünüz, rüyanızda ağlarsınız,
birden bire sıçrayarak uyandığınızda kollarınızın arasında yastığı sırılsıklam bulursanız şaşırmayın... gerçekten ağlamışsınızdır...
sevgiliye o kadar alışmışken, onun kokusunu kokun bellemişken yüze bir tokat gibi çarpılır "hoşçakal" sözü. sigarayı birden bırakmak gibi. bilmiyorum, sigara içmiyorum. ama o bedenimdeki uyuşukluğu, onu içime çektiğimdeki sersemleyişimi özlüyorum. terk edilmek, bir alışkanlıktan vazgeçmek zorunda kalmaktır. bazen aklına gelir, deli gibi istersin ama seni durduran bir şeyler vardır, yapamazsın. eğer yaparsan, kendine zarar vereceğini ve bir daha bırakmanın daha da zor olacağını bilirsin. onun kokusu tamamen üstünden, kıyafetlerinden ve ruhundan arınana kadar kendini zapt etmek zorundasın. çünkü sen terk edilensin. bırakıp giden değil.
''birşeyler söylüyor yine, aynı o film, ilk izlediğimiz film. senin bana dvd'sini armağan ettiğin o film. bu sefer izlemek gelmiyor içimden. zaten gözlerim yeterince yorgun.
yatağımda dağınık günlerdir, kitaplığımı düzeltmek zor geliyor artık. herşey bırakıp gittiğin gibi kalsın istiyorum. başka bir kadının varlığı düzeltmesin senin yokluğundaki harabeyi. komşum hep şikayetçi, sürekli çalan o şarkıdan. şarkımızdan.
adımın söylenişi tatlı gelmiyor artık kulağıma. sanki giydiğim tüm renkler soluk. kokuların hepsi ekşimiş.
sigaraya başladım yokluğunda. alkole de gitgide bağlanıyorum. hiç sevmem aslında.
bir yudum şarap tükrüğün niyetine, ve bir nefes duman soluğunun yerine.
hoşçakal. ''
'hiçbirşey benim elimde değil' gibi bir savunmayla açıklanamayacak olan olay. bu da tanım olsun.
erkeklerin kolay kaldıramadığı olaydır ve kızlarda eve kapanıp ağlamak olarak reaksiyon gösterirken erkeklerde karıya kıza sarmak olarak reaksiyon gösterir.
kendini hemen başka bişeye vermekle acısının biraz biraz zamanla geçeceği olay.spor olabilir ders olabilir iş olabilir .barlarda harcanan vakit unutturmaz körükler. ilk hafta yaşanacak çok şey vardı diyerek geçer.hiçbirşeyden zevk alınmaz aile arkadaş kavramını yitiriir.
bu mertebeye ulaşmak için yapılması gerekenler araştırmacılar tarafından sıralanmıştır: (bkz: nasıl terkedilirim)
1- hayatınızda ondan daha değerli bir şey olmadığını her fırsatta ona hatırlatın.
2- bırakın aldatmayı, yalan bile söylemeyin.
3- her fırsatta onun yanındayken ne kadar mutlu olduğunuzu hatırlatın ona.
4- sevdiği her şeyi ezbere bilin.
5- tartışmalardan sonra hata onda olsa bile alttan alan hep siz olun.
6- onun için her şeyinizden vazgeçebileğinizi ona kanıtlayın.
7- onsuz bir hiç olduğunuzu anlamasını sağlayın.
8- sürekli o mutlu olsun diye çabalayın.
9- dünyada herkesten çok onu sevin, koşulsuz bağlanın.
10- aşkın gerçek anlamının o olduğuna inandığınızı onun hissetmesini sağlayın.
kalbinizin parçalanmış kırıntılarını bir an önce süpürüp, olay yerinden uzaklaşılması gereken durumdur.
ayrıca terk edilen, terk edene bir de taxi tutmalıdır ki olabildiğince hızlı gitsin cehennemin dibine...
yaşamak ve yaşatmak gereken, oldukça hayati bir hadisedir. yaşanması gt olmanın nasıl bir his olduğunu anlamak keza yaşatılması da ben yaşadım o/onlar niye yaşamasın düşüncesiyle başkası(ları)na yaşatılması gereken eylemdir.
karşı tarafın çektirip gitmesine delalet eder. bazen veda bile edilmeden gerçekleşir.. aslında konuşmanın yersiz olduğu durumlardan biridir. terk ederek zaten kalan kişiyi derbeder bırakıyorsun yani üstüne veda konuşması yaparak, yüzsüzlük yapmanın alemi yok diye düşünüyorum. sen hoşçakal demesen bile bir süre sonra zaten kişi terk edildiğini anlayacaktır, emin ol...