abd, ingiltere, fransa, norveç' te insanların normal bir sohbet sırasında aldığını rahatça ifade ettiği ve karşısındakinin gözünde değerinin değişmediği tedavi biçimi.
ama türkiye' de terapiye gittiğini söylemekten korkuyor çoğu insan. kendisinden daha sorunlu insanların onu '' zayıf '', '' deli '' diye nitelemesini duymak istemiyor.
zaten bir iki yerde farklı uzmanların belirttiği bir şey vardı. terapiye gerçekten sorunlu olanlar değil, gerçekten sorunlu olanların hayata küstürdükleri gidiyormuş. zaten bir narsist terapiye karşıdır çünkü kendisine göre hiçbir sorunu yoktur, mükemmeldir mesela.
yıllarca şu sözlükte insanların karşısındakinin kırılıp kırılmayacağını umursamadan nasıl saldırıp yaraladığını gördükçe hem kendim hem geleceğim hem de toplum adına terapiye gittiğim için kendimi kutluyorum. ama maalesef gerçekten sorunlu ve yıkıcı tipler asla terapiye ihtiyacı olduğu gerçeğini kabul etmeyecek. ezip yıkmaya devam edecek.
Kocam aynı zamanda terapistim. Yarım saatlik bir terapiye göre koyduğu tanı; bencil pisliğin tekiymişim. Madem bu kadar bencilim, bu döktüğüm göz yaşları niye? Ağlamaktan başım ağrıdı. Başımın ağrısı geçsin diye kafama bir çaput bağladım öyle yatıyorum. Bim terapisti herhalde. Tıhh.
Sagopa kajmer'in su katılmamış rap yaptığı zamanlardan kalan bir eser.
"Kollara zincirden bileklik, parmaklıklara sadık yaşamak...
Artıkları arşivlemek, yeni baştan tantanalara kulak as!
Karalama defteri silgiye ilgi duyar iken bir diken batar diline, yarıştırılan sidikken birkaç minik daha gider elden..."
sagopa kajmer'in sagopa kajmer olduğu zamanlara ait efsane parça. bilmiyorum çok da takip etmediğimden midir nedir ama türkçe rap böyle parçalara sahip olmadı bir daha.
Sen yoksun hatta hiç olmadın. Aynalardan önce hatırlatamadım yine o bembeyaz güzelliğini sana. Yüzüne vuramadım o asiliğini yine. Kaç benden kurtul tamam da kim öpecek o kiraz dudaklarını kaç kişi daha bakacak o deniz mavisi gözlerine benden habersiz. Ben yokum artık bu oyunda.sen de olma...