günümüzde bilimsel sınıflandırmada halk nezdinde büyük bir yanılgı bulunmaktadır. halkımızın çoğu kanunun teorinin ispatlanmış hali olduğuna inanmakta, dolayısyla bilimsel kanunları kabul edip teorileri alaya almaktadır. oysa gerçek şudur:
teoriler, yoğun bir gözlem, deney ve bilimsel yaratıcılık sonucu geliştirilmiş kompleks mekanizmalardır . çok büyük miktarda bilimsel gerçek, sınanmış hipotez ve mantıksal çıkarım içerirler. kanunlar ise teorileri oluşturan küçük olayların tanımlarıdır.( daha küçük ve basit olduklarından dolayı teorilerden daha çok sayıda denenmiş şeylerdir.) Yani bir teori kanıtlandıktan sonra kanun haline gelmez! Teori zaten kanıtlanmıştır.
doğanın karmaşık işleyiş mekanizmaları kanun olamaz, çünkü her zaman aynı sonucu vermezler. yani biz suyu alıp kaynatırsak buhar olur bu bir kanundur. ama bir dişi bir erkeği alıp aynı odaya koyarsak bebek olur dememiz saçma olur. işte bu yüzden bir doğa teorisi olan evrim teorisi de asla bir kanuna indirgenemez. kanun bir arabanın farının nasıl yandığını veya tekerleğinin nasıl döndüğünü tanımlayan şey iken, teori ise arabayla seyahat etmektir.
gördüğümüz gibi evrim teorisi genetikten fiziğe ve kimyaya kadar pek çok kanunların üzerine inşa edilmiştir.
bilimsel bir gerçek, gözlemlenebilir doğal bir olaydır, (Evrim, yerçekimi, suyun kaldırma kuvveti gibi)
bilimsel teori o olayın nasıl gerçekleştiğini açıklamaya çalışır, (Evrim teorisi, yerçekimi teorisi, gibi)
ve son olarak bilimsel kanun, olayı matematiksel olarak formüle eden bir araçtır. (Yerçekimi kanunu, Arşimed prensibi gibi)
konunun daha iyi anlaşılması için diğer bilimsel teorilerden bahsedelim:
hücre teorisi: Schleiden ve Schwann ne hücreyi bulmuşlar, ne gözlemlemişler, ne de adlandırmışlardır. Ancak, temel fikri alarak, canlıların hücrelerden oluştuğunu, hücrelerin bağımsız hareket etmelerine karşın, birlikte çalıştıklarını ileri sürmüşlerdir. Bir hücreli organizmalardan meşe ağaçlarına ve insana kadar tüm canlıların hücrelerden oluştuğunu söyleyen bu temel varsayım, hücre teorisidir. günümüzde henüz hücreleri alıp bir insan oluşturamamıştır bilim ama bu teorinin yanlış olduğu anlamına gelmez.
germ teorisi: mikroorganizmaların bir çok hastalığın nedeni olduğunu savunmaktadır. ilk ortaya konduğunda çok tartışılsa da artık günümüzde, antibiyotikler ve hijyen uygulamaları gibi bir çok yeniliğe yol açan klinik mikrobiyoloji ve modern tıbbın kilometre taşıdır. ama bilim bir mikrobu alıp bir canlıya koyup bir hastalığın kademe kademe nasıl oluştuğunu tam olarak gözlemleyememiştir henüz; bu durum teorinin yanlış olduğu anlamına gelmemektedir.
gen teorisi: Bir rehber, bir kitap, bir broşür de denebilir. Bu rehber, canlı üretme makinesinin anlayabileceği eksiksiz bir bilgi anahtarı olmalıdır. Bu bilgi ''gen'' denilen yapılarda şifrelenmiştir ve bu özel yapılar sayesinde nesilden nesile geçer. bilim bir geni alıp hücrenin onu okuma kademelerini tamamen gözlemleyememiştir henüz. ama bu teorinin yanlış olduğu anlamına gelmemektedir.
işte örneklerde gördüğümüz gibi evrim'i teori geçersizdir deyip reddetmek, yukardaki teorileri de reddetmek kadar komik ve cehalet barındıran bir düşünce tarzıdır. evrimi reddedenler hastalıkları kötü cinlerin insanlarda oluşturduklarına inanmaya mahkumdurlar.
dogrulugu ispatlanmis bir sey yok.
Bilimde yanlislanamayacak bir sey yok. Teori de, kanun da "ispatlanmis" diye bir sey yok.
---
matematikteki sikko "teorem" ile bilimsel metod konteksti icindeki "teori" yi ayni sey sanmayin.
Teori ve kanundan bahsedersek, bunların ikisi de, bizim zayıf ve fani akıllarımızın oluşturduğu kuramlardır. Bir şeyi elimizde olan bilgilere göre açıklamaya çalışırlar, ve türlü varsayımlar üzerinden hareket ederler.