mp3 player, dvd player ve bilgisayar alanlarında rakipleri ile hemen hemen aynı fiyatta, ancak iş televizyona geldiğinde 700 tl ye kadar "ücret" artışı görülen, türkiyenin hemen heryerinde bulunan tekno mağazalar zinciridir.
bir ürünü alana kadar ağa, paşa muamelesi gördüğünüz fakat ürünle ilgili en ufak sorununuz da sanki canlarını almaya gitmişsiniz gibi bir tavırla karşılaştığınız mağalar zinciri.
5 gün evvel logitech marka kablosuz bir mouse'ın fiyatını uygun bulup aldım bir mağazasından. almaz olaydım. ürünü bilgisayarıma takıp çalıştırdım. gayet düzgün çalıştı fakat alıcısını usb'den çıkardığımda plastik kısmı elimde kaldı. alalı daha 3 gün olduğu için garanti belgesi ve fişimi alıp ürünü satın aldığım mağazaya gittim. kasada duran eleman suratıma 5,6 dakika bön bön baktıktan sonra ürünün değiştirilmesi gerektiğini fakat ellerinde aynı üründen kalmadığı için başka bir teknosa mağazasına gitmem gerektiğini söyledi.
kasiyerin yönlendirmesiyle neomarin alışveriş merkezindeki teknosa mağazasına gittim. teknoasist bölümünde bulunan bağyan derdimi dinledikten sonra "15 dakika sonra bilmem kim bey gelicek, o sizinle ilgilenir" deyip oradan uzaklaştı. 15 dakika sonra bilmem kim bey gelmedi tabi. uzun bir süre sonra bu sefer sarışın bir bağyan gelip tekrar derdimi dinledi. sabahtan beri ürün değişimi için bekleyen bana ürün değişiminin mümkün olmadığını, kıçı kırık mouse'ın kıçı kırık bir parçası yüzünden servise gitmesi gerektiğini söyledi. artık kan beynime sıçramıştı. hepinizi enişteme siğtirecehm huleayn! deyip cinnet geçirmedim. önüme konan evrakları melül melül bakarak imzaladım ve evime doğru yola koyuldum. mına kodumun laptopunun touch pad'ini kullana kullana işaret parmağım aşındı. şimdi teknik servisin kıçını yaya yaya 30 gün geçirmesini, 29. günde "aaa altı üstü şu alıcının yenisini verecekmişiz ya hu" deyip mouse'ımı tekrar teknosa'ya yollayacağını biliyorum. tabi ben de o gün istanbul'da değil bursa'da olucam. şu gencecik yaşımda hayattan soğuttun lan beni teknosa! bir daha senden değil elektronik eşya, kalem pil alırsam 2 olsun lan!
edit: 5 mart itibariyle mouse'ın düzeltildiğine dair mesaj geldi. yaşasın hızlı teknik servis. yi hu!
ikibinyedi yılı kasım ayında aldığım laptopumun ekranında hemen 2 gün sonra farkettiğim ölü piksele ve defalarca başvurmama rağmen değiştirmemeyi bir tarafa bırakın yardımcı bile olmayan en sonunda müşterilerin yanında bağırışımla çağırışımla affallayan, değiştirin bu laptopu dediğimde de kutusu yok deyip, beş pikselden aşağısı değiştirilmez, istaanbula tamire yollayalım vs. gibi saçma bahaneler üreten personellere sahip dükkan. dükkan diyorum çünkü bu zihniyetle mağaza sınıfının çok uzağındalar. değiştirsene olum dükkan seninmi sana ne oluyor.
önce tanımımızı verelim: elektronik ıvır zıvır satan mağaza.
efendim günlerden cumartesi, yer cevahir teknosa. dizüstü bilgisayarım için bir mouse almak niyetindeyim. neyse bakıyorum biri 16 tl biri 116 tl. ulan diyorum vardır heralde bunun bir hikmeti. aradan 25 tl'ye hoşuma giden bir tane buluyorum. o sırada orada bulunan lacivertli arkadaşa -ki bunlar stajyer satış danışmanımıymış neymiş- soruyorum:
- afedersiniz bu mouse windows 7'de çalışıyor mu?
+ ee şey çalışıyordur heralde.
diyerek koşar adım yanımdan uzaklaşıyor. bu arada bende evirip çevirip üstüne bakıyorum kutunun acaba bir ibare var mı diye. bu arada işletim sistemim vista aslında ama merak ediyorum yükseltirsem kullanabilir miyim diye. neyse gidip bir tane turunculu arkadaş buluyorum -bunlardan stajı bitirmişlermiş-. soruyorum tekrar:
- afedersiniz bu mouse windows 7'de çalışıyor mu?
+ hayır bunlar çalışmaz.
- peki hangileri çalışır?
+ standda bunların yanında olanlara bakın.
- baktım ama göremedim oradaki arkadaş ta anlmaıyor sanırım. siz yardımcı olabilir misiniz?
+ ben ilgilenmiyorum orayla.
denerek koşar adım uzaklaşıldı yine yanımdan. neyse dedim yine doğmamış çocuğa don biçmeyelim nasıl olsa vista'yı destekliyor alır kullanırım. kasaya doğru yöneldim. sıraya girdim. sıra bana geldi ürünü verdim. kasadaki bey "teknosa kartınız var mı?" diye sorunca "var ama yanıma almamışım" diye cevap verdim. "olsun efendim adınızı soyadınızı alayım ben" diyerek kart olmasa da faydalanılabildiğini söyledi kasadaki bey. neyse adımı soyadımı söyledim. arkadaş ürünü okuttu ama bir sorun olduğu hemen anlaşıldı yüzünde. kutuyu evirdi çevirdi, barkod numarasını elle girdi falan nafile. 5 dakika kadar sonra:
mouse'yi alıp kıçın kıçın işaret edilen arkadaşların yanına doğru ilerlediğimde mağazaya girdiğimin üzerinden yarım saat kadar geçmişti ve ben bir mouse alacağım alt tarafı. işaret edilen arkadaşların yanına varınca:
- merhaba. bir mouse aldım ancak kasaya ödemesini yapamadım sanırım tanımlanmamış size yönlendirdi kasadaki arkadaş.
+ o da ne olsa bize attı bugün. (gülüşmeler) **
- muhakkak öyle olmuştur. artık şu faturayı alsam da ödemeyi yapsam.
+ tabi ilgileniyorum şimdi. isim alabilir miyim?
- jamal sellami.
+ teknosa kartınız var mı?
- (ulan var desem en az 10 dakikama patlayacak) yok efendim.
+ ister misiniz peki teknosa kartı jamal bey. şu şu avantajı var bu bu avantajı var.
- yok sağolun.
+ adres alabilir miyim acaba?
- x mahallesi ....
+ o kadarına gerek yok semt söyleyin yeter.
- bakırköy.
bu arada arkadan bu sefer beyaz gömlekli bir arkadaş gelerek faturayı hazırlayan arkadaşa:
* bu fatura için tam adres almalısın.
uyarısında bulununca faturayı hazırlayan arkadaş bana dönerek:
+ evet x mahallesi demiştiniz.
- siz de semt yeter demiştiniz.
+ gördük ki yetmiyormuş.
neyse adresi de açık olarak verdikten sonra arkadaş ta yine bir kıpırdanmalar sıkılmalar vs. başlayınca ben işkillenip sorma ihtiyacı hissettim:
- bir sorun mu var?
+ hayır efendim sistemle bağlantı kesik sanırım satışı yapamıyorum.
falan filan bir süre daha bekledim. 10 dakika kadar. fatura yazma işlemi de bir 10 dakika sürünce mağazaya girdiğimden bu yana tam 50 dakika geçmiş oldu. tam bu sırada faturayı hazırlayan arkadaş:
+ efendim bu kasadan satışı yapamıyorum sizi şu kasaya alayım.
- ya kardeşim alt tarafı bir mouse alacağım ya ülke meselesine çevirdiniz ha.
+ aksaklık için özür dileriz efendim.
- özür dilemeyin kardeşim iş yapın.
neyse diğer kasaya gidildi. arkadaş kasaya geçti ve sordu:
+ isim alabilir miyim?
- (ulan demin verdik ya) jamal sellami.
+ adres alabilir miyim jamal bey.
- (beno adrese seni alacağım birazdan haberin yok) x mahallesi, y sok, bilmem ne sitesi, no:a, daire:b.
+ teşekkür ederim.
diyalogundan sonra arkadaş yine kıvranmaya başlayıp arkada bulunan diğer elemanlara seslenerek bundan sonra ne yapacağım, ondan sonra ne yapacağım falan soruyor. belli ki bir boktan anladığı yok. bu arada bir 15 dakika daha geçiyor. mağazaya girdiğimin üzerinden ise toplam 1 saat 5 dakika. artık sinir tepemde ve kızgın bir biçimde söyleniyorum:
- ne kadar uzadı bu iş beyefendi.
+ jamal bey * ürün indirime girdiği için kodu tekrar tanımlanmamış sisteme. şu anda ürünün satışını yapamıyorum sizi biraz bekleteceğim.
- yok beyefendi kalsın beklemiyorum, almıyorum da.
+ jamal bey afedersiniz tamamen sistemden kaynaklanan bir sorun oldu.
- yok arkadaşım 1 saat 10 dakikadır buradayım ve alt tarafı bir mouse alacağım.
tam bu sırada karşıdan alımlı, hoş görünümlü, güzel bir bayan geldi. kendisi mağazada daha üst düzeyde bir satış temsilcisi miymiş neymiş.
/ buyrun ben yardımcı olayım jamal bey dedi.
- olun da hanımefendi 1 saattir burada bekliyorum bir mouse alamadık.
/ haklısınız buyrun ben yardımcı olayım.
deyip başka bir kasaya yöneldik. ulan dedim içimden nereye düştük be. sağolsun hanım kız sorunu 10 dakika içerisinde çözdü ve ürünü faturasıyla beraber aldım. kendisi çalışanları adına özür diledi değerli vaktim için. ben de rica ettim ama içimde kalanları da söyledim:
- hanımefendi tabirimi mazur görün ama bu kadar odunu buraya dolduracağınıza şuraya işten anlayan 5 kişi koyun yeter. adama harici bellek var mı diye soruyorsun yok biz sadece filipis satıyoruz.
diyor dedim. içimde kalan bir kaç bir şeyi daha söyledikten sonra mağazadan ayrıldım. bir mouse tam 1 saat 30 dakikama mal oldu. ha bir daha teknosa'ya gider miyim? uzunca bir süre hayır. *
cehalette sınır tanımayan teknoloji özürlü personele sahip teknoloji marketi.benimle ilgilenen eleman ile geçen diyaloğumuz şöyle birşey oldu:
- stereo bluetooth kulaklık var mı?
- stereo yok abi samsung var bizde.
kopacaktım ama bir ihtimal belki stereodur diye göreyim dedim kulaklığı. baktım mono.
- stereo bluetooth kulaklık gelir mi?
- abi bizde samsungdan başka yok.
- ya stereo bir marka değil, sistem diyelim.
- stereo ne abi anlamadım ben.
- yani iki taraftan da aynı anda ses veren diyeyim anla sen.
- haaa.. bizde samsung var abi..
daha üstelemedim baktım olacak gibi değil uzadım. teknosa bu yaa, insan işe aldığı elemanı biraz konu hakkında bilgilendirir.
sorumsuz, ukala, terbiyesiz, ahlaksız, elemanları olan şirket.
6 ay önce aldığım fotoğraf makinemin flaşı patlamıyor die götürdüm.
teknik servise gönderdiler 3 gün sonra telefonla aradılar ürününüz garanti dışı ve para karşılığın yapılacak dediler.
hemen teknosaya gittim olayı anlamak için ve kullanıcı hatasından dolayı garantiden çıktığını bu yüzden para ile yapılacağını söylediler fakat bana verdikleri forumda fiziksel hasar yok* die not düşmüşler bunu söyledim onlara.
bana teknik servisle görüşmemi söylediler.**
telefon numarası verdiler, eve geldim telefon ettim fakat verilen telefon numarası değişmiş.
ertesi gün teknosaya gittim kendileri aradılar ''bakın çalıyor ama bugün hafta sonu die açmıyorlar'' dediler peki dedim.
pazartesi günü bir daha aradım yine aynı şey.
bu sefer farklı bir telefon numarası verdiler onu aradım onada cevap veren kimse çıkmadı.
isyan edip teknosaya bir daha gittim ve anlattım telefonlar kullanılmyıor dedim ''isterseniz ürnünüzü geri çekelim dediler.*''
hayır dedim ben neden garanti dışına çıkmış onu öğrenmek istiyorum beni bilgilendirin dedim
bu sefer teknik servisin mail adresini verdiler.
ama hiç uğraşmadım.
bu sefer kodak'ın yetkililerine mail attım ve seri nuamrasını verdim ürünün onlar sağolsunlar ilgilendiler.
makine kullanıcı hatası falan değilmiş.
makineyi teknik servise gönderen potasyum yoksunu garanti belgesinin fotokopisini teknik servise göndermemiş sorun buymuş.
burdan o danışmadaki bayan elelmanı hürmetle anıyorum.*
teknosa'dan ürün almayın hem pahalı hemde ilgisizler, ürünü alana kadar yüzünüze gülüyorlar.
Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş. bünyesinde kurulan Teknosa iç ve Dış Ticaret A.Ş., teknoloji ürünlerini en uygun fiyat ve en iyi hizmet kalitesi ile tüketicilere sunmayı amaçlayan bir teknoloji perakende zinciridir.
Satılan ürünlerin fiyatının ne kadar uygun olduğu belki tartışılır. ancak türkiyede ki en iyi satış sonrası hizmete sahip olan,müşteri memnuniyetini herşeyden önce tutan bir elektronik eşya marketidir.
Ancak Birde şöyle bir şey var ; türkiyede ki elektronik marketler 4822 sayılı kanunla değişik 4077 sayılı tüketicinin korunması hakkında ki kanunla işlem yaparlar. yabancı bir ülkede ki mağazalar ile türkiyede ki mağazaları bir tutamayız ne yazık ki . Eğer biraz bakarsak bu kanunlara memnun kalmadıgınız takdirde değişim-iade yapılır gibi bir madde bulunmuyor. ve yine malesef ki mağazalardan aldığımız bu ürünler kapıdan satışada girmiyor. sebep bu ki değişim-iade memnun kalmadıgınız takdirde yapılamamaktadır.
Teknosanın işleyişinin bu bakımdan iyi oldugunu düşünüyorum.Yıllar önce değişim yapmayan bir şirket, son 2-3 yıldır ilk olarak fatura tarihinden itibaren %15 kesinti yaparak değişim yaptı.. son bir kaç aydır da memnuniyetsizlikten dolayı fatura tarihinden itibaren 30 günlük sürede (kişisel bakım ürünleri hariç) ürünün kutusu açılsa dahi değişim iade yapmaktadırlar ancak yine %15 kesinti yaparak.
birde bu kesintiden kurtulsalar tam süper olacak.
almanya da olsa herhalde şey derlerdi, teknosadan alacak kadar zengin değilim. ayrıca şu, eğer ürünü beğenmezseniz %15 fiyat kıralım geri alalım diyorlar ya matah bir şeymiş gibi saçmalık, abd de ürünü beğenmedim demeniz para iadesi için yetiyormuş, duymuştum inanmamıştım, abd ye giden arkadaşlarım gerçekten de öyle olduğunu onayladı, türkiye de bırakalım iadeyi değiştirseler şanslı sayıyoruz kendimizi, üstelik bu firma gün geçtikçe küçülmüyor büyüyor, artık gülelim mi ağlayalım mı halimize bilmiyorum.
bir kaç yıl öncesinde media markt'a nispet yapmak için bir kaç ürün grubunda indirim yapmış olan, ancak indirdiği ürünlerin sayısı ilan ettiğinin yarısı bile olmayan, o günden beri bir pil dahi almadığım almayacağım bakkal dükkanı.
sticker yırtıldığı halde arızalı ürünü değiştiren firma. hatta aradaki farkı ödeyerek farklı markanın ürününü alabiliyorsunuz. genel olarak herkes rahatsızlıklarını belirtiyor ama kazık olması dışında ben pek bir sorun yaşamadım.
alınan ürünün kutusunun üzerine o ürünü değiştirebilmek için bir sticker yapıştıran firma. eğer bu sticker yırtılırsa ürünü değiştirmiyorlar. ancak şöyle bir sorunumuz var ki sticker'ı tam da kutunun açılacağı yere yapıştırıyorlar.