ellerinde türk bayrakları dillerinde milliyetç ve atatürkçü söylemlerine rağmen belki de yüzyıllar sonra dünya devrimleri tarihine isimleri altın harflerle yazılan emekçilerdir. sarı renkteki sendikalarına rağmen, tüm burjuva boku medya ve yazarlarına rağmen onurları için gelecek nesil yavruları için mücadele ediyorlar. kapitalizme boyun eğmiş tüm devletler gibi işçi düşmanı devleti korkuyor bu emekçilerden. korkuyor çünkü istediklerini verdikleri takdirde biliyorlar ardı sıra işçi direnişlerinin gerçekleşeceğini ve bundan omurgasız burjuvanın rahatsız olacağını.bu yüzden takmıyormuş gibi yapıyor iktidar sahipleri.
ankara da tekel işçileri 'kaybedecek bir şeyleri' olmadığını farkettiler ve artık açlık grevine başlıyorlar. umarım bununla yetinmeyip kazanacakları koca bir dünya olduğunu da farkedeceklerdir.
dirençli bir halkımızın olduğunun göstergesifir bu tekel işçileri. direnin direnin. buna direniyosanız asgari ücretlede geçinirsiniz siz. aslanlarım benim. hadi kalın sağlıcakla.
tek istedikleri özlük hakkı olan çoğunun emekliliği yaklaştığı halde çocuklarına iyi bir gelecek hazırlama uğruna 30 küsür gündür ankarada nöbet tutan, akp politikalarına göre vatan haini, osuruğu sıcak yerden çıkan teröristler.
neden eylem yaptıklarını anlamadığım ancak 45 gündür kimse bu kadar çile çekmez dediğim el insaf dilediğim ancak kimden dilediğimi bilmediğim durumun nesnesi durumunda olan insanlardır.
Onurlu bir mücadele için var güçleriyle çabalayan insanlar ve işçi sıfatının gerçekten hakeden sınıf bilincine sahip,ezmeden ama aynı zamanda ezilmeden yaşayan topluluk.12 eylül'den sonra belkide yapılan en büyük grevi uygulayan,bütün işçilerin örnek alması gereken onurlu insanlar topluluğu.Bugün yaklaşık 25 bin işçinin daha tekel işçilerine destek amacıyla yağmura aldırmadan ezilenlerin sesini duyurmaya çalışması krizin teğet mi yoksa dik açıyla mı ülkemiz işçisinin içinden geçtiğini anlamaya yeter herhalde. (bkz: Hamdolsun kriz teğet geçti)
haklarını aramak için yaptıkları eylemde, sordukları sorulara biber gazı, tazyikli su ve dayakla cevap alan işçilerdir.
ayrıca penguen in 24 aralık perşembe günü çıkan sayısının kapağına konu olmuşlardır;
(img:#39807)
umur talu'nun 22 şubat tarihli sabah gazetesindeki köşe yazısında dikkat çektiği, özelleştirmeye karşı gösteri yaparken üzerlerine kış günü soğuk su sıkılan kişilerdir. bu hangi insanlığa sığmaktadır tartışılır. seri katil yakalansa bile yasalara göre böyle bir muameleye maruz bırakılmazken bu insanlar ne yapmıştır da bunu haketmiştir? ben özelleştirmeyi savunan bir insanım ancak adı üstünde insanım ve gösteri yapan insana vurulan cop, sıkılan su, atılan göz yaşartıcı bomba insanlığıma dokunuyor.
ak parti hükümeti de özgürlükçü olduğunu başörtüsünün yanında kendi halinde gösteri yapanlara izin vermekte de gösterirse samimi olup olmadığını göstermiş olacaktır.