Hayatım boyunca kendime yaptığım en büyük iyiliklerden biri.
ilk öğrencilik yıllarımda topluluk içinde delirmek üzereyken en sonunda karar verdim ve tek başıma eve çıktım. Kendim pişirdim kendim yedim, kimsenin dırdırını çekmedim, dökülen saçını temizlemedim. Canım istedi deli gibi temizlik yaptım, istemedi yan geldim yattım. Ev hayvanı edindim.
Eğer birazcık güçlü biriyseniz çok rahat üstesinden gelebileceğiniz zorluklar olacak. Yok efenim mızmız biriyseniz hiç denemeyin
çoğu kisinin önemini anlamadigi yada tecrube edemediği cocukluktan olgunlaşmaya geçen sürecin önemli bir evresidir. insan kendi kendine yetmeyi, kendiyle yalniz kalmayi ogrenenildiyse, o insan artik olmustur.
dünyanın en güzel şeyidir. tabi ki son zamanlardaki bireyselleşmenin de etkisiyle tek kişilik evlerde yalnızlığa gömülsek de tek yaşamak deneyimlenmesi gereken bir şeydir.
Her gün akşam eve gidince şu yemeği yapar oturur bir güzel yerim diye plan yapıyorsunuz ama kahvaltılıktan başka kursağınızdan bir şey geçmediği oluyor günlerce.
yalnızlık bir liman.. hayatın çetin dalgalarıyla boğuşan insanların sığınabileceği bir liman yalnızlık. bir kaçış değil, bir hazırlanış: yeni kavgalara, yeni acılara, yeni aşklara.. gemilerin fırtınalardan hasar görmeleri gibi insanlar da ihanetlerden, mücadelelerden, hayal kırıklıklarından yıpranır. ve ancak bu limanda kendilerini toplayabilirler. burada ne deniz tükürür yüzünüze ne rüzgar tokat atar. yalnızlık bir atölye.. onda kırılan ümitlerinizi, kalbinizi ve gururunuzu onarabilirsiniz.