Tek başınalık günümüzde ne kadar mümkün?
Insanlar tek başınalığı internette vakit geçirmek sanıyor olabilir .
Tek başınalık cok daha derin bir olaydır. Doğanın içinde yaşamalı insan ilk önce . Bir kamp kurmalı ormanın içine, dağda bir mağarada yaşamalı. Isınmak için ateş yakmaya ihtiyacı olmalı. Kitap bulamamalı, film izlemek için hayallerden başka bir çaresi de olmamalı. Geçmişi düşünürken aklına bir şey gelmemeli o anda. Zorlamali yoklamalı hafızayı, bir şey bulamamalı insan .
Güneş batınca zifiri karanlık olmalı her yer . Doğanın seslerini duymalı . Ateş böcekleri, taşların üzerinde ilerleyen sürüngenlerin gürültüsü olmalı azıcık.
Hayal etmesi zor geliyor fakat hepimiz bir iki defa tecrübe etmişizdir böyle bir durumu . O sebeple bence yalnızlık mutluluk getirmez bazı arkadaşların iddaası gibi . Bertnard russell 'ın sanırım mutlu olma sanatı isimli kitabında şu çıkarımda bulunmuştu temel olarak .
Insan mutlu olmak için dışa dönük olmalıdır.
Dıştan kasıt diğer insanlardır burada . Bu çıkarıma tamamen katılıyorum. Yalnızlıkta keramet yoktur arkadaşlar. Yalnızlık zorunluluk değil bir tercih olduğunda verimlidir. Diğer boyutu vicdanlara, kalplere yük, akla başıbozukluk getirir.
Arkadaşlar, sonunda isteğim oluyor. Annem babam gidecek köye. Evde tek kalacağım. 7 gün sıkılmaz mısın, korkmaz mısın diyen ana babama yav yok ne korkacağım diyorum. 7 gün evde partilemece offff hayali bile çok güzel
Mutlu olmak için başkalarından bir şey beklemeyi keseli çok oldu. En güvendiğin bile gün sonunda arkada bırakabilir seni. O yüzden 0 beklenti maksimum mutluluk! artık mottom bu.
tek başına mutlu olabilen insan hakkında birşey söylemeye gerek yok. onun zaten kimseye ihtiyacı yoktur. kendisiyle arası çok iyidir. kendimle aram eskisi kadar iyi değil.
imam-ı azam (bkz: ebu hanife) arkadaşlarıyla sohbet ederken önlerinden (bkz: ibrahim ethem) geçiyor.
Ebu hanife ayağa kalkıp hürmet gösteriyor ibrahim ethem'e. Yanındakiler sen koca alimsin bu alelade dervişe niye bu kadar hürmet gösteriyorsun diyorlar.
O allah'ın zatıyla meşgul biz dedikodusunu yapıyoruz diyor.
gün gelecek sohbet edecek ve kendisini dinleyip anlayacak birinin, elini tutacağı, kendisine aşık, sevişebileceği bir kadının özlemini duyacak kişidir. yalnızlık insana mahsus değildir. allah'a mahsustur.
Yoktur. Tek başınalığın yolcusu tanrısallığa kafa tutmuştur ve isyanın her türlüsü yanmakla sonuçlanır der kutsal kitaplar. Doğru mudur? Deneyen bilir.
Çevresinde sözde arkadaş tanımındakilerin kafasını çözmüş, onlarla takılmanın boşa zaman kaybı olduğunu ve onlar gibi kendi de toplumun bir hasta ferdi olacağını fark etmiş kişidir. Bünyeye bağlı alışması zordur. Alışması ise garantidir.
Büyük bir hiddetle kıskandığım insandır. Ben de genelde tek takılmaktan büyük bir kıvanç duyan insanlardan biriyim lakin son zamanlarda canıma tak etmiş bulunuyor bu elim durum.
tek başına kalmıştır ve mutlu olmak zorundadır. Bunun Edebiyatını yapmak insanın doğasına aykırı. Yalnızlık için dünyaya geldiğimizi sanmıyorum.
Ayrıca dönem dönem birliktelikleri olanlar da kendini bu gruptan sayıyor ya, gülünç ki ne gülünç.