öncelikle belirtmek gerekir ki bu bir fantezi. dünyanın hiçbir yerinde hiçbir insan kadın olsun erkek olsun tecavüze uğramak istemez.
role playing dediğimiz olayla harmanlanacak, sevgilin, eşin, partnerinle bir fantezi gerçekleştireceksiniz. nasıl mı?
önceden konuşacaksınız, diyelim kadın oral seksi sevmiyor, anal seksi sevmiyor ya da o an vajinal seks yapmak istemiyor. hangisini ise konu fantezinizi gerçekleştireceksiniz. iki tarafın rızası olacak, tecavüz etmiyoruz, tecavüz fantezisi gerçekleştiriyoruz. kaliteli fantezi, gerçekçi fantezidir. herkes rolünü iyi oynamalı, bu fantezinin hard bir fantezi olduğunu idrak etmeli.
bacakları açmaya çalışırken tokat yemek, lütfen istemiyorum derken zorlamak vb. derken unutulmazlar arasına girecektir bu fantezi.
ister sapkın deyin, ister ohaa. doğru yapıldığında her iki tarafta uçmuş halde olacaktır, bittiğinde ise kahkaha atacaksınız.
evet, misyoner pozisyon yeter bize diyorsunuz, fısıltınız kulağıma doluyor. öpüyorum dar kafalarınızdan.
aklı başında bir delikanlı böyle bir yüz kızartıcı ahlaksız bir eylem yapmaz. aklından bile geçirmez. fantezisini kendisinin rızası ile birlikte olan insana saklasın. şayet böyle eylemi yaparsa bir ömür, boyu böyle bir vicdan azabından kurtulamaz. eş dost akrabalarının yüzüne asla bakamaz.
görsel ve yazılı yayınlar tarafından desteklenen hayal mekanizması bug'ı.
aslında bug bile değil. hayallerde her şey normal. amına tavşan sokan kadın, karpuz siken erkek, fil hortumuna su verip üflemesini beklemek falan...
çok doğal bunlar. zibil gibi tecavüz fantezisi olan 65'lik dul vardır kesin.
internette entellik arttığı için, "tecavüz" deyince, "mahkemöyö vöröyöm" diyen tipler türedi. sınırı bildikçe hayallerden uzaklaşmayalım. bazı kızların içine zorla girmeyi hayal etmek suç değil.
komşumuzun eşi olur, kapıcının kızı olur... ne gelirse artık o an. patlatalım 31'i kardeşlerim.
böyle birsey gercekten var. kadinlar genelde siddetle sevismek istiyor.
genelde baslarda soft sevismelerden bahsederler. ama zamanla icindeki fantezileri dökerler. hani adina belki tecavüz denmez ama siddetli sevismelerin hayallerini kurarlar.
şimdi diyelim ki ben evliyim.
odada yatıyorum.akşam kocam geldi.sonra yedik içtik falan.bu benim çayıma ilaç atmış. yarı baygınım.beni odaya götürüyor.gömlek var üzerimde bunun düğmelerini koparırcasına açıyor.bi yandan da kemerini açmaya çalışıyor falan.
sonra işte yapıyo yapacağını.
bir arkadaşım anlatmıştı. bir doktorla yiyişiyor. doktor başını bastırıp zorla ağzına veriyor. ondan sonra doktora deli gibi aşık olmuştu.onla değilken bile o anın fantezisini kurup masturbasyon yaptığını söylüyordu.
banu alkanın bi filmi işte.
adam bunu yakalıyo evde bu bayağı bi bağırıyor.sonra adam dudaklarına geliyor bunun.öpüyo bi kez sonra elini bacağına atıyor.bu yine bağırıp kaçıyor.sonra adam yine yakalıyor bunu.sonrada işi pişiriyolar.
kadınların içten içe de olsa hoşuna giden bir fantezidir.
hiç öyle işkembe-i kübradan sallamıyorum efendiler. yattığım her kadın bu role play i en azından ima etti. burada hiç bir kadına tecavüz edilsin denmiyor, konuyu saptırmamakta fayda var. lakin her kadının veya erkeğin iç dünyasında sevdiği karşı cinsin aklına getirmek istemediği, hatta ve hatta kişinin düşünürken kendinden nefret ettiği fanteziler mevcuttur.
psikolojide bunun adı; kendisine tecavüz edilmesi isteğinin dışavurumudur.. hayır, kadınların değil, erkeklerin tecavüz etmedeki isteklerinin bilinçaltından bahsediyorum..
pornolardan kaynaklanan, eğer kişinin self kontrol gibi bir iç denetimi yoksa da sonucu tecavüz etmek olacak iğrenç fikriyattır.
bir insanın cinsel bütünlüğüne kastetmek, onun isteği dışında onunla cinsel birliktelik yaşamaya heveslenmek iğrençliktir.
bunu hayatında bir kez bile aklından geçirmiş insanı etrafımda istemem, arkadaşlık etmem, bayan tanıdıklarımı bu kişiden uzak tutarım.
klişe belki ama, aklına tecavüz fantezisi geldiğinde düşün, bir erkeğin karına, kızına, kız kardeşine, annene karanlık bir sokakta tecavüz ettiği sahneyi düşün.
miden bunu kaldırmıyorsa fantezini unut, tarihe göm. miden bunu kaldırıyorsa kimseyi yorma, git intihar et.