90'lar çocuğudur.sokakta oynayan,oynayabilen son nesildir.oyunun ortasında komşu teyzelerden biri kek yaptım diye balkondan seslenmiştir muhtemelen.
akşam üst komşuya aile oturmasına gidilmiştir.komşuluk görmüştür,arkadaşlık görmüştür.pop müziğinin altın çağını yaşamıştır.
galatasarayın avrupadaki maçlarıyla heyecanlanmıştır.böyle bir çocukluk yaşamış son nesildir işte.
malum öyle markalı, kaliteli topların çok para olduğu yıllar. alması zor, alsan da oynamaya kıyması ayrı dert. bu yüzden bu nesil çorap, teneke kutu, taş, karton-kağıt topağı gibi envayi çeşit üründen futbol topu üretebilme ve daha da önemlisi bu cisimlerle ingiltere premier ligi kıvamında futbol oynayabilmiştir.
Bos bir alanda yapilan mahalleler arasi musabakanin start dudugunu resmen otturmus, cepte 5 kurus parasi olmadigindan yaratici bir sekilde "yaş mı kurumu lan "sorusunu yonelterek kaleyi secmis, Annenin elinde hortumla sahada belirmesiyle 4 kez sahada tur atarak buyuk bir dayaktan da kacmis nacizhane nesildir.
4 adet şekilsiz taşın, geniş bir arazinin, eski spor ayakkabıların, olması yeterliydi o zamanlar eğlenceli vakit geçirmek için. evlerin balkonundan annelerin sepetle sarkıttığı sular ve salça ekmekler ise bu zamanların hamburgerlerinden çok daha lezzetliydi şüphesiz.
şimdiki neslin aksine futbolu football managerlerden değil bizzat oynayarak öğrenmiş, kendisini özleten nesildir.
(bkz: tişört arkasına tükenmezle zidane yazan nesil) ile birlikte mahalle maçları yapan nesildir. güzel düz bir tuğla parçasına yavaaşça tükürülür ve tükürüğün 1/3 i elde kalır pantolona sürülür. kalan 2/3 si de taşın yüzeyinde diğer tarafa değmeden gezdirilir ve tükürük daha da belirginlerşir. ayrıca havaya atılan tuğla parçasında ki tükürüğün düşmemesi için bu gereklidir.