uzatma dünya sürgünümü ne diyor orda. ne sürgünü be görende açlıktan fakirlikten kırılıyor sanır. bir eli yağ da bir eli balda her istediği önüne geliyor bir de dünya sürgününde bahsediyor adamdaki yalancılığa bak.
şimdi yiğidi öldür hakkını verme sözüyle yola çıkıp konuşursak metin yazarı iyi iş çıkarmış. sadece bu kadar fazla duygu suistimali olmamalıymış*, atların bahsini bile açmıyorum. bir de bu bir şiir okudum hapse attılar mevzusunda haklıymış hapse atası geliyor insanın. ama iyi onun dışında. *
Bu reklam filmi kendi kitlesi için yeterli, gerisine ihtiyaçları yok zaten. Reklamların gazıyla şiir okuyan yiğit görünümlü bir adamı seçip, içraatta ülkede nefret şimşekleri çakan bir lideri el birliğiyle başımızda tutmaya devam edenler! Reklamlar bitince görüşelim...
sanki ilk kez yapıyormuşçasına yskdan ve rtükten dini ibare kullanımına kısıtlama getirilmiş reklam filmleridir. bu adam çıkıp kur'an diliyle ayetler indiriyor. "biz" diliyle bütün dini inançları gasp ediyor. fakat ysk çıkıp diyor ki "propogandada dua eden kadın koymuşun. günahtır karşim" diyor. adam utanmasa kutsal kitap yazacak ysk "aaa ezan okunuyor orda vallahi herkes suistimal oldu hep fenalardayız yani" deyip rtük e bildiri gönderiyor.
gelecekten not: "bu paralel devletin işidir."
ileri gelecekten not: "ben neyi vaadediyorsam onu söyleyeceğim."
geçmişten not: "benim milletim şeriat istiyorsa tabi ki alacak."
insan hayret ediyor.
reklamda türkiye'nin çeşitli yerlerinde yaşayan vatandaşlar, bir yerlerden kutsal emanet olarak aldıkları ve özel atlı ulaklarla (ya da görevlilerle) taşıdıkları yıldızları çankaya köşkünün bahçe kapısına getiriyorlar.
rte de bu arada bir yerden gördüğü şiiri bağıra çağıra okuyor.
vatandaşların getirdiği 16 yıldız bahçe kapısına çakılıyor. 17. yıldız olan büyük yıldızı da rte aynı kapının ortasına çakıyor (ki bu toplam 17 yıldızla dolu amblem cumhurbaşkanlığı forsudur!).
sonrasında kapı açılıyor. rte önde vatandaşlar arkasında temsili çankaya köşkünün bahçesine girerek yürümeye başlıyorlar...
reklamın başından itibaren buraya kadar her şey gayet iyi işlenmiş gibi duruyor!
(dua eden nineler, cumhurbaşkanlığı forsuna yıldız veren yaşı gazi amcalar kore (zor belki ama) veya kıbrıs barış harekatı gazisini temsil ediyor olabilir. koşan atlar, atraksiyon, heyecan verilen mesaj filan v.s.)
ancak temsili çankaya köşküne çakılan 16 küçük yıldız tarihte kurulmuş olan 16 büyük türk devletini temsil ediyor. rte'nin çaktığı 17. büyük yıldız ise bugünkü devletimiz olan türkiye cumhuriyetini temsil ediyor.
ve işte eleştirilerde bu noktadan itibaren başlıyor.
"ne mutlu türküm diyene" sözünü ağızlarına alamayanlar,
"milliyetçiliğin her türlüsü ayaklarımın altındadır" diyenler nasıl olur da tarihteki türk devletlerini temsil eden cumhurbaşkanlığı forsuna ait yıldızlarla oy devşirmeye çalışır şeklinde...
yüksek seçim kurulunun yasakladığı ancak profesyonelce hazırlandığı belli olan ve insanların bam tellerine dokunan reklam filmidir.
oy verilir verilmez ancak reklam güzel yapılmıştır.