insanın hiç aklında yokken birden dışarıdan, komşudan vs kokusu duyulduğu vakit sanki dünyanın en güzel yemeğiymiş gibi hissettirebilen yemektir.
kokusu duyulmadan da insanın canı çekebilir efendim. şöyle ki; okuduğum roman karakterine komşusu tavuklu pilav getiriyor. "hasta mısın? tavuklu pilav ye. kalbin mi kırık? tavuklu pilav ye."
sefaletin açlığın temsilcisi yemektir. bir yandan hormonlu tavukla protein ihtiyacı karşılanırken bir yandan da yağlı pilav ile karbonhidrat ve lipit ile enerji ihtiyacını gidermeyi amaçlayan sefalet yemeğidir.
Bu ikili şüphesiz popescu - bülent, arif - Hakan, xavi - iniesta, Lugano - edu gibi inanılmaz bir uyum içindedir. Karabiber de dahil olduğu vakit metin - ali - feyyaz'a bağlarlar.
zor zamanların hayat kurtarıcısıdır. tavuğu haşlayıpsuyuyla pilavı pişirirsin 40 dk yemek hazır. tadından da yenmez. yalnız pilavın kararını tutturmak marifet işidir.