peter naessin yönettiği norveç filmi gone with the womanın isimsiz kahramanı (bu rolde trond fausa aurvågı izliyoruz), hayatında pek de heyecan ve harekete yer olmayan, atıl mı atıl bir tip. ancak bir gün beklenmedik bir şekilde hayatına bir kadının girmesiyle hayatının o alışıldık temposu altüst oluyor. marianne adındaki bu kızıl saçlı kadın dairesinde belirip, konuşkanlığıyla adamın alıştığı o kusursuz sessizliği paramparça ediyor. dahası kadın, adamın evine gelmeye ve konuşmaya devam ediyor... kadın bu şekilde adamın hayatını usul usul dönüştürürken, adam da kadına aşık olmaya karar veriyor.
filmin oyuncu kadrosunda bir de sürpriz var: prison breakteki abruzzi rolüyle tanınan i̇sveçli aktör peter stormarei, glen rolünde izliyoruz.
az önce bitirdiğim harika mı harika, enfes mi enfes bir kuzey avrupa yapımı.
özellikle erkekler için; hayata bakış açınızı değiştirebilecek melodramatik bir norveç filmi.
bulursanız, aman kaçırmayın.
ayrıca, başında bir frank zappa sürprizi yapmış, ancak filmin devamında beklenen herhangi bir zappa şarkısını filmde kullanmayarak izleyicilerde buruk bir tat bırakmıştır yönetmen.
ve son olarak, ismi geçmeyen ana karakterin marianne'ye onu özlediğini belirten bir mektup yazdığı sahnede gitarla mırıldanılan pink floyd şaheseri wish you were here ve filmin bütününde çalan müzikler mükemmel, mükemmel ve mükemmeldir.