tasavvuf ve kuralları

    1.
  1. tasavvuf sadece mevlevilik/semadan ibaret değildir. kendine has farklı kolları mevcuttur, nakşibendilik bunlardan en fazla bilinenidir. şimdi nakşibendilik tarikat diyecek olan müptezeller çıkacak ki, tasavvuf ile tarikat iç içedir.

    tasavvufun özü edeptir. elif şafak ve türevleri kitaplardan tasavvufun posasını okuyup tasavvuf öğrendiğini zannedenlere bir not, tasavvufun özünde şeriattir. tasavvufta seyr-i sülük için farzları yapmak yetmez, her an allah'la beraber olmak gerekir. yani namaz, oruç vs. nin yanında virdi, rabıtası, hatme-zikirleriyle, allah yolunda ilerleme sağlamak amaçtır. mürşid-i kamil'in nazarı altında bu yol tamamlanmaya çalışılır.
    2 ...
  2. .
  3. mevlevi dervişlerinin semahları ile hoş vakit geçirmek adına izlenen, mesnevisi ile dem vurulan mevlana ile anlamlandırılan tasavvuf aslında sıkı bir disiplin gerektirmektedir.
    tasavvuf ehli, dergahta tanışır bu disiplinle.
    tasavvuf gönle dayandığı yerde, disiplin olmadan tasavvuf olmaz demeye başlamıştır aslında.
    kim dedileri bırakanların, ne dedilerden, kulluğa ulaşmasıdır tasavvuf.
    tasavvuf disiplinine baktığımızda kul olmaya koşana koyduğu kuralları görürüz.
    kulluk yoluna giren için, zevk ve sefa sona ermiştir artık.
    tekke hayatı için tasavvuf ehli, bu dünya hamamdır, insanları temizler. dışarıda da zenginler bu hamama tezek taşır der.
    işte o tezektir, dünya nimetleri. hamamın ateşini diri tutan tezekler.
    tasavvuf ehli der ki; bir insan, dünyadaki son aç doymadıkça, son çıplak giyinmedikçe, kendini doymuş ve giyinmiş saymayacak. hem açlıktan kıvranacak hem de çıplakmışcasına utanacak.
    yine tasavvuf da malınıza ölçü gelmiştir.
    18 dirhemden fazla paran olmayacak. bu günki hesapla 50 milyara yakın bir meblağdır ki seni hayatta tutacak temel ihtiyaçların adına kullanabileceğin bu paranın fazlası sana hak görülmemiş.
    çoğumuz tasavvufu felsefe ile yanyana düşünürüz. oysa ki tasavvuf felsefeyi tamamen reddeder. inancın felsefesi olmaz.
    tasavvuf da buna vahyin kesinliği karşısında aklını susturacaksın. susacaksın ki yaradanın sesini duyasın diye açıklık getirilir.
    tasavvuf anlatılır, anlattırılır zannedilir ve hep bu beklentiyle tasavvuf ehli bunaltılır ama o hep susar ve aktini yaşar.
    işte tasavvufun en önemli kanunu;
    tasavvuf konuşulmaz yaşanır.
    kapıyı çalmadan, kapının ardında ne olduğunu bilmeyi hak etmen söz konusu bile değildir.
    kapıya gelmeyene kapı sırdır. kapıyı çalmayana, ardındaki yol da sırdır. yolu yürümeyene, yolun sonundaki zaten sırdır.
    tasavvuf da haremlik, selamlık kuraldır.
    güneş hatunun dahi post semahına çıkmadığı bilinmektedir. tek kadın semazendir ama sadece kadınların olduğu meclislerde semah eder.
    söylememe gerek var mı bilmem ama parayla semah edilmez.
    mevlana da dahil tüm tasavvuf ehli dinde reformist yaklaşımları asla onaylamamıştır. dinde reform olmaz.
    din haktan hakkı anlamak, hakkı anlayıp, hak olmak yolu iken, hakkın vahyine yorum katmak, çağa uyarlamak ya da batılla hakkı uzlaştırmak söz konusu bile olamaz.
    dinler arası diyaloğun simgesi haline getirilen mevlevi dergahı ve semah, tasavvufun yollarından biridir. hedefi yaradan olan bir yoldur. yaradanın yolu iken şeytanın yolu ile paralel gitmesi de, şeytanın yolunda ilerleyenle diyalog kurması da beklenemez. tasavvuf, islam dininin, tek hak dinin yoludur. ya o yolda yürüryeceksin ya da şeytanın yoluna sapmışken, ben tasavvuf yolundayım demeyeceksin.
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük