sen,bu hayat bitene kadar benim gönlümde olacaksın.umarım sana benim gözümle bakabilen bir erkekle evlenirsin,dudakların yukarı büküldükçe aciz benim rahatlar.
sen benim lora'msın.
bu hayat sona erene kadar.
insanin kendi hirasını bulup, kendi hirasına çekilince;
kendini soyutlayip tefekkure daldığında, niyetini güzel tuttugunda allahın ona fisildayacagini soyleyen
bunun sunnetullah olduğunu allahin sunneti olduğunu iddia eden şair.
bunu şu dizelerinin üzerine açıklamış.
sen adımını attigin andan itibaren hira dinginligine dönüşecek ortalık
tanri bizimle de konuşur belki.
ertuğrul fındık'in "Çok da fazla ortalıkta görünen biri değilsin. Ancak buna rağmen seni sevenler sana enteresan bağlarla bağlanmış. Nasıl açıklıyorsun bunu?" sorusuna;
"Annem bana çok ortalıkta görünme evladım demişti ben de ortalıkta görünmüyorum. Ortalık denilen yer ürkütücü bir yer abi. Millet dolaşsın biz bir gün ortalığı toplamaya geleceğiz." seklinde cevap vermisligi vardir.
"Tek başına ağlayan kadınları daha ne kadar kaldıracak bu yorgun, bu yaşlı, bu bütün kötülüklerden beli eğilmiş, bu dizileri üzerine çökmüş, bu hor ve kaba kullanılmış dilsiz dünya ? Sahi bu dünyanın dili var mıdır ? Bunca dilin konuşulduğu dünyanın dilsizlik sancısı...
Tek başına ağlayan kadınlar. Dünyanın kırık kalbi. Dünyanın dip boyası gelmiş saçları. Dünyanın rutubetli duvarları. Sadece nakaratını hatırladığımız o eski şarkılar.
Bir dahaki sefer söyle birlikte ağlayalım."
"Eline cinayet işleme fırsatı geçmediği için masummuş gibi dolaşan adamların sağa sola bok atmalarını kabul edemiyorum" diyebilmiş güzel adamdır. Mütevaziliği kendisine mütamadiyen hayran bıraktırır. iflah olmaz Modernizm düşmanıdır. iyiki de düşmandır.
bu ülkenin dününe ait ne varsa bir an için unutsak.
bize ait ne varsa, bu toprağa ait ne varsa unutsak. yüzümüze benzeyen, çayımızı demleyen, ekinlerimizi büyüten ne varsa unutsak, ninnilerimizde söylediğimiz, masallarımızı başlatan, halayımızı sürükleyen ne varsa unutsak mesela.
unutuversek düğün nasıl yapılır, ölülerimiz nasıl gömülür, nasıl doğar çocuklar, unutuversek.
nasıl aşık olunur unutsak, nasıl kavga edilir unutsak, nasıl ağlanır unutsak, unutsak tarhana çorbasının tadını, sevgiliyle hangi sokaklarda dolaştığımızı, hangi şiire vurulduğumuzu.
her şeyi ama her şeyi unutsak.
bu tarihin ve coğrafyanın ürettiği her bir kelimeyi, duyguyu, olayı, anıyı, hayali, umudu, isyanı unutsak.
sonra bir neşet ertaş türküsü dinlesek.
yalnızca bir tane neşet türküsü dinlesek.
unuttuğumuz her şeyi yeniden hatırlayabiliriz.
hatırlayabiliriz, evet.