belli yere ulaşmış varlıklar espri yapmaz, gerek duymaz. misal tayyip erdoğan. attan düştükten sonra yaptığı ucuz pişmiş kelle esprisi dışında, tayyip erdoğan'ın espri yaptığını duyan oldu mu?
ama şu var. güzel bir espri yaparsın allah da güler tayyip de.
hiç ummadığınız bir anda genelde sizin için boktan olan, keşke gerçekleşmeseydi dediğiniz ama hayatının filmlerdeki gibi flashbacklerden ibaret olmadığını an be an anladığınız, bazen bir kaç saniye sürebilen berbat, zor olasılıklar bütünü. kimisini de güldürür bir yerlerde.
örneğin, aylarca unutmak için çabaladığınız eski sevgilinizi, lanet bir şehirde öylesine gittiğiniz binlerce kişinin izlediği bir konserin ta orta yerinde görmeniz, bir kaç saniye göz göze gelmeniz ve kalakalmanız. evet, sanki birisi onu oraya "cup" diye koymuş, koymuş ve size de bu olay çok koymuş.
morali bozulmuş, bitab bir biçimde rakı içmeye başlayan adamın "bu hayatta her şey sahte ulan, bir sen gerçeksin" diye dublesiyle konuşmaya başlayıp, fondip yaptığı anda içtiği rakının sahte çıkması ve hastanede gözlerini açma durumu. trajikomik...
aynı çöp kutusunun önünde duran bir kullanılmış ve kaygan prezervatife okula giderken üç gün peş peşe basıp sonrasında kayıp düşme tehlikesi yaşayan bir arkadaştan yola çıkarak, tanırının espri anlayışının çok yerinde gayet akıllıca olduğnu söyleyebilirim.
ayrıca aldattığınız segilinizin, artık yeni sevgiliniz olan yani aldatmak için kullandığınız kişinin de bir ay kadar sonra sizi aldatması, tanrının espri anlayışıunın gerçekten çok eğlenceli olduğunu gösterir. bu da başka bir arkadaşımın başına gelmişti.