deniz akkaya posterini söküp yerine sebnem ferah posteri asmasıyla * sevmeye başladığım kişiliktir. yanlız merak ettiğim bir husus vardır değerli uuserlar:
sebnem ferah anadolu rockçımıdır?
değildir?
e o zaman anadolu rock simgeleyicisi olarak gelen bu kahramanımız neden sebnem ferah posteri asmaktadır. assın haluk levent posteri, olsun bitsin..
Dizye ilk girdiği bölümlerde, karakterine komik bir şeklide dizinin yazarı tarafından anlamsız vasıflar katılmış avrupa yakası dizisi karakteri.
Efendim şu şekilde vasıflardır onlar :
Anadolu rockçı, şöyle delikanlıdır, böyle delikanlıdır.
Anadolu rockçı, en temiz duyguların insanıdır.
Anadolu rockçı, mağrurdur, atılgandır, gözlerinden ateş saçar...vs.**
Bu minvaldeki repliklerle bende "neymiş ulan bu anadolu rockçılar", tosun paşa mübarek hissini uyandırmıştır. Demek nişantaşı insanına göre anadolu rockçı bu ve benzeri vasıflara sahip olan insanmış. Tabir içindeki "anadolu" sözcüğünden kaynakladığını düşündüğüm bu durum beni ilk bölümlerde gıcık etmişti.
Biz çocukken rockçılara özenti, marjinal olma gayesi güden insanlar olarak bakılırdı kısmen. Mahallede diğer cocuklar tarafından dalga konusu bile olduğu olurdu yer yer.
Tamam eywallah anadolu insanı bir çok bakımdan istnabul insanına göre daha az yozlaşmıştır. Ama bu sanki tatar ramazanı tasvir ediyormuşcasına tabirler neden? Tamam rock iyidir hoştur, isyan müziğidir vs.*; anadolu rockçılardan bu vasıflara sahip insanlar da çıkabilir ama nadirdir kanımca. Bunu geneli böyleymiş gibi söylemek abesle iştigaldir.
istecell reklamlarının en yeni versiyonunun sonunda, 'ben gidiyorum, valla golf saçma yaa..' demesini çok doğal ve başarılı bulduğum ve bu yüzden de daha çok sevmeye başladığım karakter.
avrupa yakası'nın 101. bölümünde fatoştan aldığı taktiklerle kendine yeni bir kız bulan ve bu durumu 'sayende artık bir kız arkadaşım var' diyerek fatoşa anlatan ve onu dumur eden süper karakter... sarp apak a hayran olmamak elde değil..
şesu ile ses tonu dışında hiçbir ortak noktası olmayan karakter.
*şesu ofisboy olduğunu gizler kendini moda yazarı olarak tanıtır.
tanrıverdi yaptığı işten gocunmadan ofistekilerin her türlü işine koşturur.
*şesu halkalıda oturmaktan utanç duyar , nişantaşında oturan ofis arkadaşlarına özenir.
tanrıverdi özenti değildir , nerede olursa kalır,lükse merakı yoktur.
*şesu politiktir ve daha iki yüzlüdür , burhan altıntop'un arkasından konuşur yüzüne yalakalık yapmayı ihmal etmez.
tanrıverdi ne düşünüyorsa burhan altıntop'un yüzüne söylemekten çekinmez hatta dün izlediğimiz bölümde gördüğümüz gibi gerekirse yumruk atar . ( çok pis dalar )
*şesu asparagus gibi gece kulüplerini ve orada çalan müzikleri dinler
tanrıverdi anadolu rockçıdır , salaş barlara takılır.
konuşması şesu'ya çok fazla benzemesi açısından kötü bir seçim olduğunu düşündüğüm ama bazı sahnelerde de sıcak bulduğum karakter. Yok yok gitsin bu çocuk, dur biraz.. Gelsin gelsin... yok gitse mi acaba? Git lan! Dur dur... Gel koçum gel.. Defol gözüm görmesin!