o kadar da basit olmayandır. tanrı vardır. senin sorunun doğru olanı bulmak. acaba gönderilen dinlerden mi yoksa gönderilen dinler uydurma mı? tanrı dediğin bir üst ırk mı yoksa daha önce insanlara cennet cehennem vaad etmemiş ve sadece yaratmış meçhullük mi? sen iyisi mi tuğce kazaz gibi;
bu konuda carl sagan'ın söylediği "inanmak değil, bilmek istiyorum" sözü gayet insani bir sözdür. insan merak eder ve bilmek ister bu çok normal. sagan bunu söylerken eminim tanrıyı bildikten sonrasını da elbet düşünmüştür. yani keşfedecek bir şey kalmayacağını biliyordu ama yine de bu sözü söylüyordu. peki neden? çünkü bu söz tam da bizi yani insanoğlunu anlatan bir söz.
Allah'ı bulmak namazdadır, kuran'dadır. Buraya tartışma konusu olabilecek şeyler yazmak istemiyorum, herkesin hür düşüncesine saygılıyım ancak, keşfedebileceğimiz şeyler sadece burası ile sınırlı, ya öldükten sonra? Herşey bir anda yok olup gidemez, bir karanlığa savrulamayız. Şöyle bir şey var, insan neye inanmak isterse onun çizgisinde gider. O yüzden hem ateistlerin hem din'e inananların düşüncelerini değiştirmek çok zordur.
onun var olduğunu kabul ettiğimizde gerçekleşebilecek olay. sonuçta olmayan bir şeyi bulamayız değil mi. neyse. farzedelilm ki tanrı var ve onu bulduk okey. peki ya ondan sonrası ne olacak? yani beni düşündüren kısım bu oldu şu an. mutlak olanı bulunca yaşanan his tarif edilemez olurdu sanırım ama bu noktadan sonra insan mutlağın ötesinde bir keşifte bulunamayacağından muhtemelen görevini tamamladığını düşünüp intihar seçeneğine yönelecek. yok çünkü bitti yani düşünsene. merak edecek bir gizem kalmayınca yaşamın bir anlamı olabilir mi sence? işte bu yüzden sonsuza dek mutlak olanı bilememek bizim için daha güzel olur sanırım. tanrı dışında herhangi bir fenomeni bilememeyi de seviyorum aslında çünkü bu gerçekten heyecan verici ve ilgi çekici. mutlağa attığın her adımda onun senden uzaklaşması belki de seni hayatta tutan yegane şey olacak. böyle düşünceler işte.
bombanın basıncı karın boşluğundan yukarı çıkıp ciğerini anında söndürüp üst toraks kas grubunu omuzlarının üzerinden lime lime yukarı doğru saçarken. dili ve genzi beyinciğini parçalayarak üst beyine baskı yaptığı sırada...
işte tam o sırada birbirini hiç görmemiş nöronları çok daha yakın oluverir.
işte tam o sırada elektirik atlaması yaşanır sinapslarıında ilk defa ve son defa...
işte tam o sırada tanrıyı bulur. tüm nöronları o salisenin 100 de birinde yaklaştığı için ilk defa düşünebilmiştir.
tanrının karşısında gözleri yuvasından çıkarken onun huzurunda anlar kendisine ne dediğini...
sıçtığını anladığı son anlarında bilememeye başlar parçalanmaya başlamış beyninden dolayı, gerçekten de bağırsaklarındaki bütün pisliğin betona çarptığını...