Mutlaka bir insana fiziksel temas ile olmayan şey. Ve bunu etrafa kabullendirmek çok zor.
Yan apartmanımda oturan bir tip var. Evim birinci katta ve mutfakta stor perdeyi dışarıyı görecek kadar kaldırıp öyle zaman geçiririm. Bu herif her geçişte içeriye bakarak geçiyor. Hem de öyle Bi bakıp geçmek değil. Karşıda görebileceği 50 metrelik mesafeden başlayıp kendi evine girmek için sapması gerekene kadar.
Balkonuma çıkamıyorum. Çıktığım anda balkonuna çıkıyor. Ya oralarda bir iş buluyor ya da oturuyor. Bunun için de balkonun o taraftaki duvarına korniş taktırıp perde çekmek zorunda kaldım. Rezalete bak! Kısıtlanmaya bak!
Arabasını penceremin önüne bırakıyor. Az önce pencere önünde duran damacanadan su almaya gittim baktım arabayla gelmiş içinde oyalanıyor. Çünkü muhtemelen çöp kovası için çıktığımda balkonda beni gördü. Yüzüne perdeyi indirdim. Ama sinirden ölmek üzereyim.
Ben hassas değilim ey çevrem. Kimsenin rahatsız olduğum bakışlarına maruz kalmak gibi bir zorunluluğum yok. Siz bunu anlayın ve kadınları hassasiyetle suçlamayı bırakın. Verdiğim onca tepkinin hassasiyet değil, normal davranışlar olduğunu kabullenin.
Dün evimden okuluma giderken ara bir sokakta yaşadığım olayı anlatmak isterim
16 LBU 59 plakalı araç ara sokakta poğaçamı yiyerek giderken ilk sözlü tacizde bulundu geçti gitti sandım bu sefer sokağın diğer tarafından yolumu kesti ters yöne koşarken yine küfür ederek koştuğum yere geldi .. Bağıra bağıra caddeye çıktım kendimi insanların arasına attım. Bir marketin önündeki insanlar toplandı sağolsun adamın biri durumu anlamış plakayı almış.okula beni o insanlar bıraktı ve durum aileme okul idaresine bildirildi.hayatım boyunca ben bu kadar korkmadım bu kadar ağlamadım. Kıyafetim ise gayet düzgün normaldi.yolunda okuluna giden birisi.. Ne bir bakışım ne bir olumsuz hareketim oldu.karakola danıştık ve söylenen şey -bir şey çıkmaz-dendi ve uğraşmak istemediler. Ne ara bu kadar umursamaz olduk işlem yapılması yargılanması için illa bana tecavüz mü etmeliydi illa öldürmeli miydi?? Anca o zaman mı anlaşılacaktı.ya yine yoluma çıkarsa ?? Ben artık yalnız yürüyemiyorum. Yolda sürekli acele ile ve arkama bakarak yürüyorum. Her gri doblo gördüğümde plakasını kontrol ediyorum ben bu korkuyu yaşamak zorunda değilim kimse yaşamak zorunda değil.bana bir şey yapamadı belki ama başka evlatlar başka kardeşler yanabilir.düşünüyorum eğer amacına ulaşsaydı ben yaşayamazdım.yok mahkemesi yok avukatı yok çocuk şubesi yok reşit değilmişim uzun işmiş. Yazık yani ne diyim tacizcileri koruyan yasalarımız varsa bu olayların artması da kaçınılmazdır...
Biraz önce sözlü ve über aşmış bir tanesine maruz kaldığım, dünyanın en sinir bozucu şeyi.
Dizimden aşağıda gayet kapalı bi elbise giydim bugün. Metrobüsten indim tam üst geçitte merdivenler çıkarken aşağıdan yoldan avaz avaz bağırıp korna çalan birini duydum. 'Yavrum beeaaa mala bak off yavrumm' diye bağırıp adeta ayaküstü boşalıyormuş gibi sesler çıkarıyordu orospu çocuğu. insanlar dönüp bana baktılar ben hayatımda bu kadar utandığımı, böyle bi duruma düitüğümü hatırlamıyorum.
Ki ben dünya üzerinde laf atılacak en son insanım bu bir. Bir ikincisi elbise dizimin altında ve ben merdivenleri çıkarken özellikle tutuyordum açılmasın diye.
Benim asıl merak ettiğim şu. Bu insanlar nasıl yetiştiriliyor? Bu nasıl bir cinsel açlık nasıl bir göz dönmesi? Bu ortamda bunu yapmaktan hiç utanmayan çekinmeyen insanın fırsat eline geçince neler yapabileceğini düşünmek bile istemiyorum.
yasamasin kimse dusmanim da dahil. bircok kez tacize ugrayan bir kadin olarak soyluyorum bunu nefret ettigim kadinlarin hicbiri yasamasin. ne tacizi ne tecavuzu.
ben yasadim haftalarca, aylarca...
farkina varmak zor, vardiktan sonra atlatmak daha zor.
1998 anlamıyorlar adlı nihat doğan albümünün birinci yani bir numerolu şarkısıdır. ve toplanılan bilgilerde şöyle garip, böyle inanılmaz sonuçlar elde edildi.
bakalım insanlar neler demiş;
bizzat nihat doğan, "topluma mesaj vermek istedik, sanırım başardık."
"Yeni albümünü tanıtmak için geçtiğimiz günlerde bir davet veren Nihat Doğan'ın konukları arasında, Kumkapı cinayetiyle tanınan Zeynep Uludağ da vardı.
Kendisinin de bir taciz sonucu elini kana buladığını ileri süren Uludağ, Doğan'ı böyle duyarlı bir konuda şarkı bestelediği için kutladı. Doğan'ı önceden de tanıdığını belirten Uludağ, "Ona her desteği vermeye hazırım, öncelikle 'Taciz'in klibinde oynamayı çok istiyorum" diye konuştu."
işte olay sözler
Görür görmez onu kalbim duruldu
Benim olacak dedim kendi kendime
Eş dost ne der bilemiyorum ama
Elde etmezsem ölürüm billah
Tuttuğumu deli gibi koparırım ama
iyilikle olmazsa vallahi zorla
Benim olmazsan taciz ederim
Bana gelmezsen yer bitiririm
inadım inat bunu biliyorsun
Sana yemin ederim.
bir ya da birkaç adet aşağılık rezil tarafından gerçekleştirilebilen eylem.
yaklaşık yirmi dakika önce başıma gelen olay.
kuzenimle beraber sigara almak için petrol ofisine gidelim dedik hazır hava aydınlanmış iken. petrol ofisi de 200 metre falan uzakta, yola çıktık.
taksi bizi görünce durdu, önce ön lambaları yakıp yakıp söndürdü. biz hiç kılımızı dahi kıpırdatmadan petrol ofisine girdik, sigaramızı kahvemizi aldık.
dönüşte bir baktık, o it hala orada duruyor, biz dönünce o da bizim dönüş yolumuza girdi. bir kaç metre önümüzde durup bizim onu geçmemizi bekledi, biz onu geçince de o rezil insan müsveddesi arkamızdan korna çaldı.resmen korna çaldı!
bakın arkadaşlar bu olay adana' nın ücra bir mahallesinde değil en nezih semtinde geçiyor. korna çaldıktan sonra bu hayvan oğlu hayvan yine bizi geçti ve bizim sokağımızın başına geldi. ulan ne yapacağımızı şaşırdım, elimdeki telefonun %4 şarjı kalmış, plakayı ezberledim, telefonun tuşlar bölümüne de 155 yazıverdim. sokağa girerken bir baktım adam arabanın ön kapısını açmış hayvan gibi bacağını açmış eliyle kendi bacağını okşuyor.
bakın bu adam bir taksici, her gün onlarca insan tek başına bu yaratığın taksisine biniyor, sapıtıp müşterilerinden birini kuytuya çekmesi işten bile değil böyle bir adamın.
neyse sokağa girerken biraz sesimi yükselterek '' şimdi polisi arayacağım'' dedim, bu adam duydu mu duymadı mı bilmiyorum ama vazgeçmiş olacak ki döndü gitti. biz de anında topuklayıp eve girdik. eve girdiğimde ilk beş dakikayı hatırlamıyorum, bir gözümü açtım yerdeyim, kuzenim de başımda.
polisi arayıp, plakayı ''inşallah doğru hatırlıyorumdur'' diye düşünerek verdim, adamı, evin adresini falan tarif ettim.
hep filmlerde olur zannederdim böyle olayları, bir insanın bu kadar çirkinleşebileceğine ihtimal vermezdim. şu an bu satırları yazarken bile hala ellerim titriyor. o an yaşadığım korku, '' acaba silahı var mıdır, tehdit ederse direk ' vur beni' derim'', '' şimdi polisi arasam hemen gelir mi ki acaba'' düşüncesi...
fiziksel olsun, psikolojik olsun, taciz insana gerçekten büyük bir travma yaşatıyor. (bkz: ben bu gün bunu gördüm)
edit: (bkz: sokağa çıkan kızın asıl amacı) hiç vakit kaybetmeden yazmışlar, taşlamışlar. yazık diyorum size, sadece yazık. fazladan bir parça etiniz var diye her boku yemeyi hak görüyorsunuz ya kendinize, en çok da ona yazık.
tanım:insanlıktan nasibini almamış sapkın kişinin kendini tatmin etme biçimi.
başına gelmeyen bilemez bu talihsiz durumu. ve evet bir daha başıma gelse daha farklı davranacağımı biliyorum. ilk defa başına geldiğinde insan afallıyor. ne diyeceğini bilemiyor. sadece arkasından bağırabildim "allah belanı versin gerizekalı aptal" diyebildim. ne anlamsız ne havada kalmış bir haykırış... arkamı döndüğümde çok uzaklaşmıştı. sadece bağırabildim. bir dahakine arkasından koşup gözüne biber gazı sıkmayı düşünüyorum. ama anlayamadığım şey nedeni. neden insan birini mıncıkladığında tatmin olur ki. düşündükçe çıldırıyorum. saat henüz 18:00 civarıydı. özgürlük, kadın erkek eşitliği gibi mavallar atmayacağım. batıda bir şehirde bu saatte ve merkezi bir yerde böyle birşeyin olması tüylerimi ürpertiyor. sapkınlığın yeri ve zamanı yok ne yazık ki. git gide bu ülkenin hiçbir toprağında huzurla yaşanmayacağı düşüncesine kapılıyorum.
sabah sekiz buçuk otobüsüne biniyorum arkadaşla. O kadar sıkışık ki arka kapıdan. Merdiveni çıktıktan sonra ilerleyemiyorum. Bakıyorum arkadaşım binememiş. Ben de oradaki "kapalı" ve benim yaşlarımda bir ablamızla direğin arasına sıkışıyorum, böylece arkadaşım binebiliyor.
Ulan sonra bir bakıyorum, yaslanıyor bu kız bana. Bildiğin dayıyor arka organını. Direkle aramda 1 cm var, çekiyorum kendimi, ablam da aynen tekrar yapışıyor bana. Sağa sola kaçamıyorum. O an dönüp baktım zaten süslü püslü bir şey. Kırmızı mantoyla tesettür nasıl oluyorsa.
itiyorum bunu. Kendim durmam gereken yere geliyorum. O tekrar yaslıyor. Ulan desem ki hanfendi napıyorsunuz? Koca otobüsün gözünde ben tacizci olacağım. Mecburen razı oluyorum. O da fırsattan istifade omuzlarını da dayıyor. Bir ara bacaklarını da dayamayı denedi de beceremedi haspam.
Bakın benim tesettüre antipatim yok, müslümanım. Tesettür islamda var. Ama şunu da açıkça söyleyebilirim ki namusun bir kısmı bacak arasında. Başına örtüyü kapatıyorsun ne güzel. Öyle dikkat çekici sarı, açık yeşil, kırmızı gibi renklerle tesettür olmaz ama hadi neyse. Ama otobüste, yüzünü dahi görmediğin, tanımadığın bir erkeğe dayanmaktan zevk alıyorsan kusura bakma, namusun yarısı gitti. Bir şal ya da eşarp ne kadar büyük olursa olsun, olmayan namusu örtemez.
Ama nedir, tecavüze uğramadım. Kadınlar çok uğruyor ama erkekler onların çeyreği kadar tecavüz mağduru. Ama mesele "beni ellediler sana soktular mı?" meselesi değil. Mesele insanın cinsel dokunulmazlığı ve bunun çiğnenmesinin suç olması. Adalet mi? O ne demek?