yüksek egolu türk erkeğinin güldüren söylemidir. adama sorarlar sen neyi başardın diye?
ki bi de şöyle bi şey var. (bkz: toplumun kadına yüklediği sorumluluklar)
kuyruk acısı ile söylenen sözdür. böyle düşünen erkeklerin bir çok şey icat edip dünyada tanınması gerekir. yani "kinin varsa git onun yüzüne kus, yoksa da sus öküz" derler adama.
Daha kendi milletinin kadınına saygı duymayan, onu gerçekten görmeyi beceremeyen sözde erkek (!) sözlük yazarının ortaya attığı acımasız önermedir. böyle şeyleri savunan insanların beyinlerindeki nöronların sinapsis boşluklarında bir sorun olduğuna inanmışımdır hep. acil nörolojik müdahale yapılmalı ve akabinde kendisine insanlık sil baştan öğretilmelidir.
bir kaç saat sonra gelen edit: uuu ergenler rahatsız. :)
ebeveynlerinin özgüven aşılayamamasından kaynaklıdır. kız, çocukken bakkala gidecek olur, "dur kızım gitme", "okulda erkeklerle konuşma", "sen yalnız yaşayamazsın", "sen yapamazsın" gibi sözlerle var olan güveni de yok ederler. "aman kızım elalem ne der" kızların en çok duyduğu sözdür. hal böyle elalem ne der durumundayken hanım kızımız ya sadece dersleriyle haşır neşir olur, ya da evde annesine temizlik, yemek, artık allah ne verdiyse ev işi adına bunları yalar yutar, hiçbir dünya kadını özelikle ev işleri konusunda çocukluktan beri ihtisas görmüş kızımızla baş edemez.
netice itibariyle bu şekilde büyütülmüş, geliştirilmiş kadınlardan çok büyük başarılar bekleyemezsiniz. en büyü başarıları yemek yapmak, kendini döven söven, hakaret eden, aldatan kocayla boşanmadan gururunu ayaklar altına alarak yaşamak olur. ki buna başarı denilebilirse.
bu şekilde büyütülmüş ancak okul ve iş hayatında başarılı hanım kızlarımız ise özel hayatlarında başarısız olurlar genelde.
sonuç olarak özgüveni tek tarafa kanalize eden ailenin suçudur efenim bu. evet.
sadece ufak bir araştırmayla bertaraf edilecek troll düşüncesidir.
"türk bilim kadınları ;
Ülkemizde Kadınların Bilime ilk adımları Cumhuriyetin ilanı ile Mustafa Kemal Atatürk sayesinde atılmıştır. Bunun nedeni daha önceden kadınların gideceği üniversitelerin çok az sayıda olması ayrıca az sayıdaki bu okullardan mezun olan Kız öğrenciler yüksek makamdaki kişiler ile evlenerek bilimden uzaklaşmışlardır.ilk bilim kadınlarımızı Cumhuriyetten önce eğitimlerini yurt dışında tamamlamışlardır.
ilk Türk Kadın Kimyager :Remziye Hisar, Fransada Sorbonne Üniversitesinde Marie Curienin ders verdiği dönemlerde okudu ve kendi alanında Türkçe ve Fransızca kitaplar yayımladı.
ilk Türk Kadın Doktor: Safiye Ali ise eğitimini 1921 yılında Almanyada tamamlamıştır.
ilk Kadın Avukat : Guzide Lutfu: 1928 yılında istanbul Barosuna 1127 sicil numarasıyla kayıt olan ilk kadın avukat idi.
Hepimizin bildiği Sabiha Gökçenm hem Türkiyenin hem de dünyanın ilk kadin savas pilotuydu."
türk erkeği abazalığındna dolayı türk kızının götünü o kadar çok kaldırmıştı ki türk kızı kendisini monaco prensesi sanmaya başladı, akabinde erkeklerin alkol masasındaki konuşmaları 'kız nasıl tavlanır' ekseninden çıkıp 'türk kızının götü çok kalkık aga' ya kadar dayanınca türk erkekleri bu kez de cool olma yoluna gitmeyi tercih etti. sanki kendisi bir bokmuş gibi türk kızını beğenmez oldu. daha doğrusu beğenmediğini iddia ettiği o türk kızı kendisine yüz verse neler yapacak da işte yüz vermediğinden yüz alabilmek için bu kez de bu metoda başvurdu; özgüvenlerini kırma girişimi.
şimdi genelleme yapmak doğru değil tabii istisnaları mutlaka var sonuçta ama genel oalrak şunu diyorum;
biraz daha zamana ihtiyacı var bu ülke gençliğinin. bir 20-30 yıl sonra karşı cinsle ilişkiler iyice oturacak ve biz böyle saçma başlıklara denk gelmeyeceğiz artık.
yanlış bir önermedir.türk kadınlarının bir çoğu mutfakta oldukça başarılıdır.güzel yemekler yaparlar.ütü,çamaşır,ev temizleme konularında da iyiler.başka da bir işe yaramazlar.
"Rakibim daha önce üst üste 3 kez altın madalya kazanmış, trip atmada dünya çapında kendini kanıtlamış bir isim olmasına rağmen hiç korkmadım. Ne korkucam zaten o kokoştan yani. Kendisi en güçlü olduğu alan olan "Telefon öyle kapatılmaz böyle kapatılır"da telefonu benden 1.2 saniye önce kapatmasına rağmen, diğer iki seti alarak madalyaya uzanmasını bildim. Özellikle son sette, "Facebook'a onu niye ekledin" konulu tartışma çok çekişmeli geçti, hatta bir ara kaybedicez sandım ama yine de bu tartışmayı rakibimden 1.5 saat daha uzun sürdürmeyi başardım. Nasıl renkten renge girdi ama görmeniz lazımdı yani..."
--spoiler--