bu ülkeye dair tüm umudumu ortadan kaldıran söz. bu muhterem zatın türkiye'de sataşmadığı hiçbir şey kalmadı diyorduk ki şimdi en değerli varlığımıza saldırdı. bu pişkinlik karşısında artık edecek küfür de bulamıyorum ben. belki osmanlıcada vardır tabi.
--spoiler--
hükümet görüşmüyor, devlet görüşüyor
--spoiler--
bak hele bak felsefeye bak amk.
2 sene önce "türkçeyle felsefe yapılmaz demek ırkçılıktır" diyen ünlü düşünür, çok çalan, çok çok kafa açan sultan recep tayyip erdoğan hazretleri böyle buyurmuş.
lan diyorum adam gözlerimizin içine baka baka taşak geçiyor bizimle, koskoca ülkeyle. biz de hemen atlıyoruz sazan gibi. biz bu felsefe saçmalığını tartışırken kim bilir neler oldu neler.
asla kesin olarak ispatlanamayacak, düşündürücü bir yaklaşımdır. düşünmek, düşünceyi geliştirmek, yeni düşüncelere ulaşmak her dilde gerçekleştirilebilir.
bu bakış açısı çok ama çok yanlıştır. tarihten örnek verecek olursak. alman filozof Leibniz yaşadığı dönemde 'bilim dili' Fransızca ve latince olduğu için bütün kitaplarını bu dillerde yazmıştır. ondan sonra gelen yine alman filozof kant, Latinceyi filan bilmesine rağmen bütün eserlerini almanca yazmış ve böylece Almancayı 'felsefe dili' haline getirmiştir. şimdi bile dünyada sırf Kant'ın felsefesini anlayabilmek için yüzlerce bilim insanı almanca öğrenmektedir. **
ne olursa olsun dilimize sahip çıkmalı ve kitaplarımızı Türkçe yazmalıyız. belki içimizden bir kant çıkar, kim bilir. *
Diller arasında bir ayrıma gitmek, açık söylüyorum IRKÇILIKTIR. Zaman zaman söylüyorlar Türkçe ile felsefe ve bilim yapılamaz, bilim dili kurulamaz diyorlar. Bunların tamamı IRKÇILIK kokan açıklamalardır. IRKÇILIK ihtiva eden (kapsayan) bir düşünüş biçimidir. Dünyadaki tüm diller gibi Türkçe de zengin kelime haznesiyle, bu dili konuşan herkese sonsuz, sınırsız, engin bir muhayyile (hayal gücü, düşünme olanağı) sunabilecek bir güce sahiptir.
cumhurbaşkanımızın söylemidir. bir de eski başbakanımız demiştir ki; 'türkçe ile felsefe yapılmaz diyen ırkçıdır, türkçe ile herşey yapılır'. şimdi soralım herkese, eski başbakanımız mı haklı, yeni cumhurbaşkanımız mı? ama bakıyoruz ki ikisi de recep tayyip erdoğan. şimdi asıl soru şu, oy verenler hangi görüşteki rte'ye oy vermişlerdir?
Neden? zaten son zamanlarda herkes dil bilimci oldu çok üzerinde durmaya gerek yok, osmanlıcanın konuşulan bir dil olmadığı konusunda... Farsça, arapça vs...
Osmanlı madem bilime önem verirdi neden ilk denizaltısını metal gemisini ingiltereden satın! aldı?
Bak arkadaş; cahil ben cahilim demez itiraf edemez kendine anlıyorum seni. Bana, bize itiraf etmek zorunda değisin. Bak inanmadığım halde sen anla durumu diye söylüyorum "allah aşkına aç iki kitap oku tarihi araştır" iki dedim çünkü karşılaştır diye... Göreceksin seni ne kadar cahil etmeye çalıştıklarını neden cahil etmeye çalıştıklarını.
He okumaya merakın hala gelmediyse o zaman az aklında tut otorite diye taptığın canlıların sözlerini... Göreceksin, çıkarlarına göre hepsinin nasıl çark ettiklerini...
eski başbakan, yeni cumhurbaşkanı, bir araların heykeltraşı, mimarı, sanatçısı, tarihçisi tarafından sarf edilmiş önerme.
burada eleştirilecek nokta türkçe'nin arapça, farsça, ingilizce ve fransızca'ya göre yetersiz olup olmaması değil. bunu söyleyen kişinin bunu söylemekteki amacı. bunu söyleyen kişinin bu konuya gerçekten ne kadar değer verdiğidir.
türkiye'de felsefe ya batıdan ya da araplardan çeviriler yapılarak yapılmaya çalışılan bir şey. kültürel olarak evet söylediği kısmen doğrudur. ancak söyleyen kişinin söylediğinin arkasında ne yattığı konu tartışmalıdır. söyleyen kişinin bu sözü sarf ettikten sonra akabinde "bir sabah uyandık ki yok" gibi sözleri de nasıl bir sığ bakış açısından baktığının yansımasıdır.
kesinlikle doğru allah aşkına felsefeye türkçe karşılık bulamamak dahi bunun en bariz göstergesi türkçedeki en yoğun anlamlı kelimeyi söyler misiniz lütfen ya arapçanın yanında dil bile sayılmaz inanın bizim 4 kelimede zor açıkladığımız hedeyi adamlar tek kelimede açıklıyolar isteyene örnek atarım.
ha şimdi oldu!.. "düşünüyorum öyleyse varım"ın karşılığı "hal" imiş!... cahillere özgü bir cesaret ve küstahlıkla nasıl da kendinden emin yobazcık!...
şimdi ne yapalım? "düşünüyorum öyleyse varım"ın söz konusu kısatılmış halininin bile "hal" anlamına gelmediğini, aslında descardes'in sözünün tamamının "şüpheleniyorum, şüphelendiğimden şüphelenmiyorum, öyleyse düşünüyorum, öyleyse varım" olduğunu mu anlatalım? bu sözün ne anlama geldiğini mi anlatalım?
gerek yok! tüm cahiller gibi bu cahil de bildiğinden pek emin... boşa laf sarf etmeyelim...
cahiller, bilim ve sanat alanında ayar verme yeterliliğine sahip olmak, öyle sandık başında toplaşarak siyasi ayar vermek kadar kolay değildir. emek ister, anlayış kabiliyeti ister... alayınız gelse, ayarı yer oturursunuz aşağı...