utanmanın şirazesini unutmuş, zengin ukala özentisi bir 'veled'in içine düşebileceği bir durumdur. Ancak ane kesinlikle evladı utanmasın diye başını açmak zorunda değildir. Bunu savunan kimse, acaba mütedeyyin bir insanın annesinin başının açık olmasından utanmasına da aynı hoşgörüyle yaklaşacak mıdır, yaklaşacaksa da -yine- acaba herkes çoluk çocuğunun zevkine göre mi giyinmelidir, eğer giyinecekse de Bi s-ktiriniz gidiniz efenim, bu kadar basit..
çıktığı kabuğu beğenmemek deyiminin cuk diye oturduğu vahim durumdur. bizler insan olamadık daha. insanların ne giydiğiyle, nasıl konuştuğuyla uğraşmaktan ne yapacağımızı şaşırdık. hiç bir insana ne giymesi gerektiği dayatılamaz. hiç bir insanın giyimi, saçı, sakalı, küpesi yüzünden insani hakları sınırlandırılamaz.
hepinize sesleniyorum ey ahali. sakalı, küpesi yüzünden bir üniversite öğrencisini döven, kampuse almayan milliyetçi geçinen ezik cahillerden de; türban takıyor, badem bıyık bırakıyor, namaz kılıyor, diye bir üniversite öğrencisini döven, kampüsü ona dar eden, sözde atatürkçü, ama atatürk'ü zerre kadar tanımamış, yazdığı kitapları, hayatını bile okumamış şerefsizlerden de bıktık usandık artık.
atatürkçü, milliyetçi, dindar v.b. geçinmeyin. önce insan olun. sonra zaten gerisi gelir. bu kelimelerin hemen hemen hepsi aynı kapıya çıkar. kendi düşünceniz dışındakilerin nefes almasına bile tahammül edemiyorsunuz değil mi?
yazık çok yazık! türk milleti böyle boş ve saçma şeylerle uyutuluyor. aziz nesine'i hiç sevmem ama adamın dediğine katılmamak elde değil. biz daha çok birbirimizi yeriz. böyle boktan sebeplerle. ne halt yediğimizi bir gün anlarız ama iş işten çoktan geçmiş olur.
geçenlerde cüneyt özdemir'in bu konuyla ilgili yazdığı köşe yazısı beni çok etkiledi.bunu sizlerlede paylaşmak isterim .
Cüneyt Özdemir'in köşe yazısından ilgili bölüm:
Senin başının örtülü olmasından bu devlet korkuyor anne. Kapılar sana ve senin gibi başını örten kadınlara kapalı. Senin yüzünden okullarda çocukların başlarını kapatacaklarından korkuyorlar. Senin yüzünden başı açık kızların üniversiteye gidemeyeceğini düşünüyorlar. Senin ve senin gibi başı kapalı kadınlar yüzünden bu ülkenin bir,islam Cumhuriyeti, olacağını söylüyorlar.
Babamdan değil başın kapalı olduğu için senden korkuyorlar anne!
Sen ki iki ablama tek bir gün, Başını ört, dememişsin. Sen ki 3 tane Atatürkçü aydın çocuk yetiştirmişsin, nafile..
Sen başını senden korkanların sevdiği gibi onların sözleriyle,Anadolu usulü, kapatıyorsun ama onlara bu da yetmiyor. Senin başörtünden biraz daha farklı başlarını bağladıkları için Cumhurbaşkanı,nın eşine küfür niyetine, sıkmabaş, diyorlar. Başbakan'ın eşinin başı örtülü diye Canan Arıtman adında bir milletvekili,Araplar gibi giyinme, diye mektup yazabiliyor.
Ah benim öz be öz Ahıska Türkü annem bu kafatasçılar senin ve senin gibi başı örtülü kadınların Arap olduğunu zannediyorlar.
Anneciğim tek şansın üniversite çağını geçmiş olman. Bir de üniversite çağında olsaydın tarihin yüzkarası 'utanç odaları'na alacaklardı seni. ikna olmazsan türlü şaklabanlıklar yapmaya zorlayacaklardı.
Boneyle, perukla, şapkayla girebilecektin bu ülkenin üniversitesine.
Bitirdikten sonra ise yallah evine,
Emekli asker babamın komutanları başı örtülü bir kadın ile yan yana gelmeyi kendilerine hakaret sayıyorlar.
Sana bu kamusal alanlarda yer yok, ağlama anne üzme beni..
Sana bunları anlattığımda savaşı kaybetmiş yenik bir komutanın titreyen sesiyle,Canları sağolsun, diyorsun ya..
Benim bu hoyrat adamlar karşısında canım hiç sağ olmuyor anne.
Başının örtüsü yüzünden biz çocuklarının yanlış anlaşılacağını düşündün durdun bunca yıl. Gizli gizli utandın.
Hiç utanma anne.
Senden korkanlar, utananlar utansın.
Devlet ana seni ve senin gibileri başınız kapalı diye sevmese de ben severim.
Sen benim anamsın.
insan annesinden utanır mı? bu ne cibiliyetsizce bir yaklaşımdır. türkiye son yıllarda hep ayrımcılık fikirleri üzerinde yoğunlaşıyor. türbanli, türbansız, dindar, ateist, namaz kılan, kılmayan, malum partinin üyesi olan, olmayan, türk, kürt, çerkes, boşnak. bu tür entry ler düşmanca duyguları ateşlemekten başka işe yaramıyor.
zaman eski zamanlar bizim bir edebiyat hocası anlatıyor:
benim bir annem vardı gül yüzlü tatlı dilli üniversite okuyorum o zamanlar istanbul'da annem oğlum benide götürde bende görüyüm derdi sürekli ama ben utandığımdan götüremezdim annemi utanırdım dalga geçerler diye(gözleri dolar). şimdi yanımda olsa keşke tüm istanbulu dolaştırsam ona. anne lan o anne. nasıl utanırsın anneden kolu bacağı olmasın anne lan o türbanmış mışınız ulan.
Belli dönemlerde (ergenlik gibi) bazı sorunlu çocuklar ailelerinden bir süre utanır. Açık-kapalı; güzel-çirkin farketmez. Buradaki yanlış önermedir. Anneden utanılmaz. Utanan da bir gün gelir, annesini kaybedince o yaptıkları için kendinden utanır.