öğrencilik hayatım boyunca bir çok kez temsil ettiğim, geçmişe dönüp baktığımda insanları otoriteye kul etmenin ilk evresi olarak tanımlayabileceğim bu hiyerarşideki rolüm dolayısıyla hicab duyduğum statü.
lisede onur kurulu başkanına ek olarak sahip olduğum sıfat. yöneticiliğe attığınız ilk adımdır. gençlik çağında ne kadar küçük olsa da ilk yönetici sorumluluğunu üstlenirsiniz.
ayrıca sınıf defterini öğretmenler odasına götürmek, oradan sınıfa getirmek gibi yükümlülükleriniz vardır.
sınıfın tahta kalemi bittiyse siz almaya gidersiniz. yoklamayı siz alırsınız. gezi düzenlenecekse paraları siz toplarsınız. sınıf öğretmeni ne görev verirse yaparsınız. yanınızda her zaman yardımcınız bulunur. bu sayede ast üst ilişkisini kavrarsınız.
sınıfın boş dersten birinde aşırı isyan çıkarması, gürültünün müdürün odasına kadar gitmesi ve yardımcımla beraber bastıramamam sonucu üzülerek veda etmiştim. ama kısa sürede arkadaşlarını satmayan ve onları sahiplenen bir başkan olarak bir daha ki başkanlık seçiminde yeniden makamıma kavuştum.
sonuç olarak sınıf başkanı olmak gerçekten zordur. 30 kişiye sus demek, ayaktakileri oturtmak, sınıfı kontrol etmek aynı zamanda kendini derslere vermek iyi bir azim, dayanıklılık ve sabır gerektirir.
en güzel yanı öğretmenin masasında sınıfa karşı oturmaktır.
12 senemin özetidir. tahtaya yazma olayı, şikayet etme falan yoktu bizde. ama lisede az çekmedim, deftere bir şey olsa, sınıfa bir şey olsa direkt sorumlu tutuluyorsunuz.
bir veya duruma gore iki tane yarimciya sahip olan, sinifin duzenini saglasin diye demokratik bicimde secilen ogrencidir.
bir de konuşanlar adinda tahtaya bir baslik acabilme yetkisi de vardi bu kisinin. konusanlari yazar, daha cok konusan olursa yanina carpi filan atardi.
ve sonra da gidip olani biteni ogretmene yumurtlardi!
ogretmen gelir, bir temiz ufalardi konusanlari.
kucucuk cocuklari ispiyoncu yapiyorlar ya, baskanlik maskanlik hikaye!
benimle ayni yasta birisi, benim gibi konusmasi gereken bir cocuk isi gucu birakmis milleti ispiyonlayip ogretmenin gozune girecek diye icat edilen mottoya bak.
öğrencilerin hayatlarındaki ilk demokrasiyle tanışmaları sırasında seçilen kişidir. aynı zamanda öğrenciler ilerledikçe anarşizmi öğrenerek ve sınıf başkanının gereksiz olduğunu tartışacak, terörizmi öğrenerek sınıf başkanını tehdit edecek, rüşveti öğrenerek öğretmene ispiyonlamaması karşılığında bazı reddedemeyeceği teklifler sunacak, kapitalizmi öğrenerek güç sahibi olanın sözünün geçtiğini anlayacak, ve birçok yönetim biçimi hakkında temel bilgilerede yine sınıf başkanı üzerinden ulaşacaklardır.
sınıf başkanı, yönetim sistemlerinin temel taşlarındandır.
ayrıca bu adamı zırt pırt müdür çağırır, öğle aralarında tüm sınıf başkanlarının katıldığı toplantılara katılır. Kısacası önemli adamdır. Benimde 1-8-12inci sınıflarda yaptığım görevdir.
lise yıllarında 2,5 yıl yapmış olduğum görev. bende trajikomik bir anısı da vardır ama belki anlatınca komik olmaz. neyse ısrar etmeyin tamam anlatayım. şimdi bu görevi yapanlar bilirler, artislik olsun diye her sınıfın başkanları ile okul müdürü ya da müdür yardımcıları toplantı yapar. bir nevi sınıfta huzursuzluk çıkaranları, siyasi görüş bildirenleri ispikleme durumudur.
neyse her sınıfın başkanı işte şikayetleri anlatıyor , isim veriyor falan md. yrd. notları alıyor .
* evet 11/b "bkad" senden dinleyelim
- hocam x hoca dersi yeterince anlatamıyor, öss hazırlık yaşamasında destek vermiyor ve bu yaştaki öğrencilere dayak atıyor, he bir de sınıfta kaloriferler çok az yanıyor hasta oluyoruz.
* tamam geç başka
- başka bişey yok
* senin soyadın ne
- ögkjnglkhöjmnlgk
sonuç : sınıf başkanlığım elimden alınıp , sınıfın en şirret kızına verildi.
Uzun süre bulunduğum makam ehem. Sonra da cool bir şekilde ayh yeter sıkıldım be her sene her sene diye bırakmışlığım var çok coolduk aynen. Düşündüm de severlermiş beni be. Bende onları severdim tabi. Canlar ya.
sınıftaki en efendi ve sessiz ögrenci ben oldugum için hoca devamli beni seçerdi baskan olarak ama kimseyi kirmayip ismini tahtaya yazmadigim için biraz kizardi bana!
kepçeyle alıyorsan kaşık ile dağıtmasını bilmen gereken makam. kendi yakın arkadaşıma kadar affetmediğim için sınıfın tamamını kara tahtaya yazarak listeyi işlevsiz hale getirmiştim.