sınav haftasının son günlerinde bir gereksiz rahatlık çöker üzerinize, öyle ki hiç bir şey bilmediğiniz bölüm dersinizin sınavı varken ki kredisi 3 iken siz sözlük sayfalarında umarsızca dolaşırsınız, vicdanınız bile terketmiştir artık sizi. ne alırsanız kabulünüzdür çünkü artık yetmiştir zira artık sabah uyandığınızda sanki hiç uymamış ve gece boyu hammallık yapmış gibisinizdir.
çok dertliyim.
Ucundan accık kelime grubunun sünnetten sora ve artık yeni nesil üniversite öğrencilerinin finallerinden sonra söylenmeye başlaması dikkatimi çekmektedir. Oldu da bitti maşallah diyenleri de duydum. Vatana millete hayırlı olması dilekleriyle.
uluslararası düzeyde sınav haftası iki başlık altında toplanır:
1.vize
2.final
ulusal düzeyde üç başlık altında toplanabilir:
1.vize
2.final
3.bütünleme
yerel yönetimler kimi zaman iktisadi açıdan önemi dolayısıyla bütünleme yerine yaz okulunu tercih etmektedirler.
sınav kimliği dışında ne yumuşak uçlu kalem, ne silgi, ne hesap makinesini hazır etmemişleri, derslerin adını bilip de içindekilerden bihaber olanları kara kara düşündüren kara hafta.***
kabus dolu haftadır. rüyada bile insanın peşini bırakmaz. dudakta uçuk çıkar, migren krizleri başlar, yüksek stresten sivilce tarlasına döner. bu kadar cefa çekilir ama sonuçlar iyi olunca sefası sürülür.
bilinçsizce yiyecek ve iceceğin alındığı haftadır.bu yönüyle savaş öncesi dönemlerle benzerlik taşır. birinde zorunlu gıda maddeleri diğerinde ise tamamen gereksiz abur cubur stokları tavan yapar.bu haftada vücut kolaya kahveye ve çikolataya doyar. ama şu bir gerçek ki abur cubur olmadan da ders çalışılmaz.
yaklaştıkça insanın içini psikopata bağlayan dengesiz hafta. ayrıca çıkıp 3 kişiyi bıçaklayınca geçecekmiş gibi bir his uyandıran... hani bir de üzerine çalışmama düşüncesi geliyor ya insana... işte o zaman iyice deliriyorsunuz.
akıllı uslu tanım: yani bir öğrencinin psikolojisini alt üst edebilen haftadır. yaklaşması bile korkunç olabilir.
sinirlerin son derece bozuk olduğu, iyi şeylere duygulandığınız için; kötü şeylere ise üzüldüğünüz için gözlerinizin dolduğu maksimum duygusal haftadır.hele ki benim gibi "aman yarın yaparım acelesi yok" gibi düşünenlerdenseniz,bir yandan "sınavım var çalışmalıyım" şeklinde içten geçen repliklerle stres olurken, bir yandan da etrafı seyrederek nescafenizi yudumlarsınız... benim bu haftalarda biri bana gülümsediğinde bile gözlerim doluyor ve "hep mutlu yaşasın" falan gibi dualar ediyorum.en son sokağın ortasında nefes nefese kalıp sonra en son beş yıl önce yaptığım biçimde bağıra bağıra ağladım.hep derdim:"aman şu öss bitsin de üniversitede yatarım sürekli"; olmuyormuş...bilmediğim bir sebepten ötürü hayatımda girdiğim öss dahil hiçbir sınav için olmadığım kadar stres oluyorum.
şahsım adına okulun en eğlenceli dönemidir. peki neyim ben, çalışmaktan yüzü gözü sivilce dolmuş, bölüm birinciliğine oynayan bir meczup mu, dayak yemekten zevk alan bir mazoşist mi, yoksa sınava girdikçe boşalan azgın bir bakire mi? hayır hiçbirisi. efendim ben öğrenciliği tabir i caizse ot gibi geçiren, okul-yurt-internet cafe üçgeninden kurtulamamış bir sinir hastasıyım. ee tabi insanız duygularımız var biz bu kadar boktan zaman geçirirken milletin normal zamanlarda, barlarda, diskolarda kopması, hatunlarla sıcak temas içine girmesi inceden koyuyor. oysa ki sınav dönemleri başlayınca mecbur uslu duracaklar, evlerinde ders çalışacaklar ben de herkesin aynı şekilde zaman geçirdiğini bildiğimden mutlu olacağım. olay budur.
çelik gibi sinirler gerektiren haftadır. ilk sınavınız kötü geçebilir ama hiç demoralize olmadan çalışmaya devam etmek gerekir. ilk sınavlarınız iyi geçse de gevşememek gerekir. son final sınavından çıkana kadar ortalama hesaplama işine bakılmaksızın profesyonel anlayışla her maça 3 puan parolasıyla çıkmak sonunda karlı çıkmanızı sağlayacaktır. başarılar.
o bakımlı, süslü dünya güzeli kızları, marla singer gibi dolaşan cadı görünümlü insanlara dönüştüren haftadır. gerçek güzellerle suni güzeller işte o hafta ayrılır birbirinden.