Bence iki büyük ünlüden sevgili de eş te olmaz olursa kısa süreli olur. Sila ve ahmet bunun bir örnegi cunku ikside genc calisan egosu tavan yapmiş insanlardir. Nitekim bu sekilde ayrilmalarina sasirmadim.
insanın yer görmüş, iz görmüş olması, sanatçı olması değil; karakter sahibi olması gerekiyor saygı duyulması için. sıla saygıyı hak eden, sesi ve duruşuyla güçlü bir kadın bence.
Ahmet Kural'da hep bir 'delikanlılık' vardı da kendinden daha delikanlı bir kadına hangi akla hizmet vurmaya sövmeye kalkar bir insan?
sıla gayet güzel, işinde gücünde. aşkı anlayıp bunu şarkılara dökmesi gibi, güzel bir sevgi görmesini dilerdim. atlatacağına eminim, umarım daha da güçlü gelir.
Şu anda pop'un açık ara en iyi ismisin, daha önce bu cibiliyetsiz heriften şiddet gördüğün için ayrıdlığın iddia edilmişti, yahu sana adam mı yok, ne işin var bu tür herifciklerle?
Sen o enfes sesinle şarkılarını söyle biz de seni şarkılarından takip edelim magazinden değil.
öncelikle isim olarak düşünmesek mi mesela?
ünlü değil ve varlığından habersiz olduğumuz bir kadın olarak yola çıksak.
çünkü bir çok kadın var yaşadıklarından haberdar olmadığımız.
yazılanlara bakıyorum olay açısından bakılan taraflar kadının “keko” bulunması, başka bir açı, bambaşka cümleler. ama birisi dememiş ki, bu bir kadın ve hiçbir kadın ne fiziksel ne psikolojik şiddete maruz kalamaz. hatta hiçbir canlı.
ve bir canlının bir canlıya bunu yapışı hak değildir.
lütfen biraz vicdanınızla bakmayı öğrenin.
üzüldüğüm ve yaralarını sarıp sarmalamasını dilediğim kadın.
Bazıları sevilmeyi öğrenememiş olabilir bunun aşkla ilgisi yok diyerek duygularını güzel bir biçimde ifade etmiş şarkıcı ,yaşadığı şiddete sessiz kalmayarak doğru davranmıştır.Ünlü olsun olmasın hiçbir kadın şiddeti hak etmiyor.
işçi sınıfından olan bir kadının maruz kaldığı şiddet için duyduğum endişe ve üzüntüden daha fazlasını kendisi için göstermeyeceğim kişidir. Şiddeti belirli sınıf ve kimliğe içkin düşündüğümüzü bir kez daha anlamış bulunuyoruz. Sıla şiddete maruz kaldı evet, şiddet için yana yakıla adalet isteyen meydanlarda polis ile çatışan ve gıdım gıdım kazanım için bile olsa svaaşım veren kadınların yanında yer alsak mesela?
ben bu konuda yorum yapmayı düşünmüyordum ama artık zorunlu hale geldi.
1. ünlü dünyası herşey oluyo boğlea yea ağzından vazgeçin. biz bu ülkede sırf boşanma davası açtı diye sokak ortasında 16 yerinden bıçaklanarak yaşam hakkı elinden alınan anaları da gördük.
2. 15 temmuz a show diyen sıla bu yaaeğ iyi olmuşdiyenlerin de ağzına tuvalet terliği ile vurmak istiyorum. aklınız fikriniz hala siyasette. anladık hepiniz büyüyünce çok büyük politikacılar bakanlar başbakanlar hırsızlar olacaksınız da konunun alakası yok manyak mısınız oğlum.
3. bu olayla ilgili çok normalmiş gibi davranan insanların çocukluklarında ve ergenliklerinde ya ciddi şiddete maruz kaldığını ya da aile içinde bu tür şiddeti uygulayanları gördükleri için yadırgamadıklarını düşünüyorum ki bu vahim bir durum. bu kişiler geleceğin ahmet kuralı olma ihtimali yüksek kişiler. acilen durumun vehametini anlayarak profesyonel destek almalarını öneririm.
sıla gibi dik duran, bağımsız ve özgürlükçü, güçlü kadınlar çoğu zaman sırf bu özellikleri nedeniyle şiddet gördüklerini saklarlar. öncelikle bu konuda tebrik etmek isterim. duruşuna bok sürmemek adına bu durumu saklamadığı için alkışlıyorum.
ve gelelim hazin sona. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı verilerine göre bu yıl şiddet gören 300 kadın kimlik değiştirmek zorunda kaldı. Kimlik değiştirmek zorunda kalan kadınlar sistemde artık görünmediği için çocuğunu okula yazdıramamak, devletten yardım alamamak gibi birçok mağduriyet yaşadı. ülkemizde kadına ve çocuğa şiddet olayları bu kadar ayyuka çıkmışken bunu normalleştirmek küçümsemek yarın bir sonraki adresin siz, çocuğunuz, yeğeniniz, kardeşiniz veya anneniz olmasına sebep olacak. lütfen insani olarak bakın.
Şiddetten ve ölüm tehdidinden kurtulmak için hiçbir çaresi kalmayan kadınların başvurduğu bu yol, cezasızlığın mecburi sonucu ve bir anlamda adaletsizlik göstergesidir.
Madem ortalama insanın şiddete maruz kaldığında yaşadıklarını ilk elden tecrübe ettiğini ifade ediyor, benim samimiyetine inanmam için somut adımlar atması önemli. Mesele beni ikna etme meselesi değil tabi ki. Kimden ne kadar tazminat alacağı da değil. Eğer maddi ve manevi tazminat alacaksa bunu mor çatı gibi bir oluşuma bağışlamalı veya farkındalık amaçlı kampanyada kullanmalı. Yoksa hepsi edebiyattan öteye geçmiyor.
sıla'yı da ahmet kural'ı da hiç sevmem. ikisinin de kendi alanında yaptığı işleri beğenmiyor, kayda değer bulmuyorum. vıcık vıcık, buram buram şov kokan aşk meşk işleri de her daim midemi bulandırmıştır. gel gör ki sıla yalan söylüyor, abartıyor, adamı bitirmeye çalışıyor gibi söylemleri çok aşağılıkça buluyorum. bir erkek, bir kadına zarar vermeye niyetlendi ve böyle bir yola girdi ise maalesef kadının fiziksel olarak ona karşı koyma, kendini müdafaa edebilme şansı çok azdır. her ilişkide tartışma, kavga dövüş diye nitelendirilebilecek itişip kakışmalar olabilir; ancak zıvanadan çıkmış, gözü dönmüş bir erkek ne yazık ki karşısındaki kadına ciddi anlamda zarar verme kapasitesine sahiptir. erkekler bunun bilincinde olup böyle durumlarda bulunduğu ortamdan çıkıp gitmeyi öğrenebilse birçok şey çözüme kavuşur. kontrolünü kaybedeceğini mi hissettin? çık git arkadaşım, bir nefeslen bir sakinleş. öfke baldan tatlıdır derler. şiddet gösteren her erkeğin kendince çok geçerli sebepleri vardır zaten, yersen. ne kadar öfkeli olduğunu, nasıl kontrolden çıktığını ve karşındakine ne yaşattığını bilemeyecek kadar kendini kaybedeceksin; ama geçerli sebeplerin olacak öyle mi? kadın konuşur, tartışır, belki hatta iter, itekler; ama onun gücü, yapabilecekleri asla asla seninkilerle bir değildir. bunu her daim akılda tutmakta fayda var. geçmiş olsun sıla.