sürgün

entry87 galeri0 video10
    37.
  1. kargo'nun yerine göre güzel şarkısıdır.
    1 ...
  2. 36.
  3. 35.
  4. Uyandırın anamı
    Söyleyin gidiyorum
    Yolumu gözlemesin
    Dönemem belki geri
    Arkadaşlarım duysun
    Kardeşim bunu bilsin
    Söyleyin gidiyorum
    Dönemem belki geri
    Babama haber salın
    Çiçekler onda kalsın
    Sulasın günaşırı
    Dönemem belki geri
    Korulara söyleyin
    Dağlara asmalara
    Baygın çocukluğumun
    Çınladığı kırlara
    Söyleyin gidiyorum
    Dönemem belki geri
    Gelsinler anılarım
    Uğurlasınlar beni
    Sadece sevdiğime
    Söylemeyin duymasın
    O kadar körpe ki kalbi
    Bilmiyor yitirmeyi
    Söylemeyin bu akşam
    Sevdiğim ağlamasın
    Nihat Behram.
    3 ...
  5. 34.
  6. hüzün dolu bir şarkı. seslendirenler de efsane olunca sarkıda hayatınızdaki yerini alıyor haliyle.
    * (bkz: aysel gürel)
    1 ...
  7. 33.
  8. az önce dinlediğim, sezen aksu- zülfü livaneli düeti olan, güzel parça. acil mp3 formatını arıyorum, varsa "şey eder misiniz" arkadaşlar? *
    2 ...
  9. 32.
  10. osmanlı yönetiminin özellikle siyasal karşıtlarına uyguladığı bir cezaydı. yönetimle çatışan osmanlı aydını (ölümle cezalandırılmak dışında) iki tehditle karşı karşıyaydı: ya imparatorluğun uzak bölgelerinden birinde sürgüne gönderilmek, ya da avrupa'ya kaçarak bir başka sürgünü yaşamak. geçen yüzyılın en ünlü sürgünü, sürgünlüğün her iki türünü de yaşayan namık kemal'dir. karşıtlarını sürgüne göndermek geleneği ittihat ve terakki, ardından cumhuriyet yönetimlerince de sürdürüldü... bir başka ünlü yazarımız refik halit karay, ittihat ve terakki döneminde türkiye içlerinde, cumhuriyet döneminde de beyrut'ta uzun yıllar sürgün hayatı yaşadı. beyrut anılarını "sürgün" adıyla romanlaştırdı...

    cumhuriyet dönemi türkiyesi'nde (imparatorluğun uzak bölgeleri artık söz konusu olmadığı için) sürgün cezası ülke içinde uygulanmaya başlandı... 40'lı yılların solcu aydınlarından ve eylemcilerinden cezaevlerine girmeyen kalmadığı gibi, ülke içinde sürgün cezası çektirilmeyen de yok gibidir... ve kendi öz yurdunda yaşanan bu sürgün, sanıyorum ki en acı olanıdır. aziz nesin'in, rıfat ılgaz'ın anı-romanlarından bunu biliyoruz...

    yine nazım hikmet ran da yurtdışına çıkmak zorunda kaldığında, zorunlu dış sürgünü başlamıştır.

    1917 devrimi sonrasında aralarında ivan bunin, leonid andreyev, gibi büyük yazarların da bulunduğu yönetim karşıtı bir çok rus aydını, ikinci dünya savaşı yıllarında a. einstein, b. brecht, w. benjamin vb. anti faşist alman bilim adamları, yazar ve aydınlar, yabancı ülkelere göçmek ya da kaçmak zorunda kaldılar... bunu güney amerikalı aydınların, albaylar cuntası sonrasında da yunanistanlı aydınların göç dalgaları izledi. bizde bu anlamda ilk göç dalgası 12 mart 1971, fakat asıl büyük dış sürgünlük 12 eylül 1980 sonrasındadır...

    önceki dönemler ya da 12 eylül sonrasında türkiye'den zorunlu olarak ayrılmış sürgünlüğün maddi ve manevi acılarını yaşamış, fakat demokrasi ve insan hakları için mücadeleden geri kalmamış, adları kitlelerce bilinen, ya da isimsiz nice insanımız, aydınımız vardır.
    1 ...
  11. 31.
  12. "gül açsa da, kuş uçsa da
    görmez dargındır "
    diyor ya orası içime işliyor, insan nasıl küser doğaya diyorum herkese küsse eşyaya küsse, doğaya küsemez gibi geliyor.
    dargın kelimesi kırgınlık küskünlük üzgünlük hepsini içeriyor, tam yerinde olmuş.

    "fırtınada ak ayazda
    sürgün her yerde hep yalnızdır
    gül açsa da kuş uçsa da
    görmez dargındır"
    çok dokunaklı bir şarkı olmuş, sezen aksu nun şarkıya renk katması çok hoş olmuş. yeniden dinliyorum defalarca..
    2 ...
  13. 30.
  14. siya siyabend'in harika şarkısı. ahanda sözleri;

    Sevdiğin için insan olunulur
    Şimdi çok uzaktayım senden
    Sürgün diyorlar adıma,adıma,adıma
    Çaldıkları için düşlerimi benden
    Çaldıkları için düşlerimi benden
    Sürgün diyorlar adıma
    Sürgün diyorlar adıma
    Bir yanım göçebe şimdi
    Bir yanım,bir yanım
    Bir yanım,sıla...
    Bir yanım göçebe şimdi
    Bir yanım,bir yanım
    Bir yanım,sıla...
    Çaldıkları için düşlerimi benden
    Çaldıkları için düşlerimi benden
    Sürgün diyorlar adıma
    Adıma,adıma,adıma...
    Sürgün diyorlar adıma
    Adıma,adıma,adıma...
    Sürgün diyorlar adıma
    Çaldıkları için düşlerimi bende
    1 ...
  15. 29.
  16. insanın canını yakan bir şarkı. sezen aksu ve livaneli düeti..

    anneyi özletmese, ağlatmasa olmaz..:(
    2 ...
  17. 28.
  18. kargonun yalnızlık mevsimi albümlerinden, çok sade, çok güzel parça. sözleri:

    evinde yalnız bir aşık
    çölde bir damla su
    garip bir görev ve
    yalnız bir yabancı gibi
    zor bir soru için güvensiz bakışlar
    basit bir sırrı var
    ama hiç cesur değil anlatmaya

    o bugünü yaşıyor
    dünü unutmaya hevesli
    aklında bir silahla

    sokakta aç bir kurt
    kaypak bir yan sözünde
    kör bir umut ve
    anlamsız bir fal var öyküsünde
    zor bir soru için güvensiz bakışlar
    basit bir sırrı var
    ama hiç cesur değil anlatmaya

    o bugünü yaşıyor
    dünü unutmaya hevesli
    aklında bir silahla
    kaybettiği bir şey yok
    kazandığı hiçbir şey
    o arsız bir sürgün
    içindeki zindanda
    4 ...
  19. 27.
  20. hukukta ki anlamı ceza olarak belli bir yerin dışında ve ya belli bir yerde oturtmak,zorunlu göç.
    botanikte ki anlamı da yeni süren filizdir.
    1 ...
  21. 26.
  22. zülfü livaneli ile sezen aksu'nun düet yaptığı, muhteşem sözlere ve müziğe sahip, dinlerken kazara gurbette falansanız sizi duvardan duvara vuran şarkı.
    -------------------------------
    Gökyüzünde yer yüzünde
    Gün doğdumu her gün ilk gün
    Her gün aydınlıktır yoksa ümit
    Her yer loş karanlıktır

    Yar gurbette can yürekte
    Bir kafeste ne amansız
    Sonsuz ayrılıktır geçmez zaman
    Her gece hep aynıdır

    Fırtınada ak ayazda
    Sürgün her yerde hep yalnızdır
    Gül açsada kuş uçsada
    Görmez dargındır

    Her durakta her uykuda
    Sürgün her nefeste yalnızdır
    Hem şafakta hem yurdumda
    Hasret sancıdır

    Yol olsada ses duysada
    Dağ aşsada her adım son
    Her an son adımdır tek başına
    Yalnızlık bir yankıdır.
    --------------------------------
    dinlemek isteyenler için:
    http://video.google.com/v...mp;resnum=4&ct=title#
    2 ...
  23. 25.
  24. gökçeada barajı gibi askeri barajlarla azınlıkların sürüldüğü örnekleri olan zorla göç ettirmedir.
    1 ...
  25. 24.
  26. bir nihat behram şiiridir.

    Uyandırın anamı
    Söyleyin gidiyorum
    Yolumu gözlemesin
    Dönemem belki geri

    Arkadaşlarım duysun
    Kardeşim bunu bilsin
    Söyleyin gidiyorum
    Dönemem belki geri

    Babama haber salın
    Çiçekler onda kalsın
    Sulasın günaşırı
    Dönemem belki geri

    Korulara söyleyin
    Dağlara asmalara
    Baygın çocukluğumun
    Çınladığı kırlara

    Söyleyin gidiyorum
    Dönemem belki geri
    Gelsinler anılarım
    Uğurlasınlar beni

    Sadece sevdiğime
    Söylemeyin duymasın
    O kadar körpe ki kalbi
    Bilmiyor yitirmeyi

    Söylemeyin bu akşam
    Sevdiğim ağlamasın
    2 ...
  27. 23.
  28. Genel olarak bir yaprağın koltuğundan çıkan üzerinde vejetatif, generatif veya hatta her iki organı birden taşıyan bitki kısımlarıdır. Yeni süren filiz.
    1 ...
  29. 22.
  30. sonsuz ayrılıktır geçmez zaman
    her gece hep aynıdır..
    1 ...
  31. 21.
  32. yerleşik düşünceye aykırı sert muhalif görüşler taşıyan bir devlet ya da edebiyat adamının ikamet ettiği şehirden kilometrelerce uzağa gönderilmesi. cevat şakir kabaağaçlı bodrum' a sürgüne gönderilmiş, sonuçta pes etmeyerek bodrum' un yeşilini ve mavisini en iyi anlatan edebiyatçı olmuştur.
    (bkz: halikarnas balıkçısı)
    1 ...
  33. 20.
  34. gitmekle gönderilmek arasındaki farktır...
    sürgün yemekle vurgun yemek herdaim aynı... bazen Sürgün yanlarımızdan vurgun yemek hoşa gider belki. Her gece ölü bir kıza mektuplar yazmak gibidir. Fırtına yüklü gemileri kanınızda yüzdürürsünüz ve "artık adımı unutmaya başladım. ne mutlu..." dersiniz sessiz bir dilsizlikle. sürgünler, Gözleri bağlı bir dilsizi vururlar her gece...

    Mayınlı bir sevda masalında gezerler ve her mayına basışlarında "boooom!" sanırlar. oysa mayınlar basınca değil, ayağını kaldırınca patlar. sürgünlük bu işte bilmezler. Gülerken de ölürken de güzeldir yine de...

    korkun! bir sürgünü ancak korkuları büyütür... sürgünlüğün Kanlı şakağından söküp aldığımız yitik anlamı zulamızda Tutuyoruz besbelli. Bir bıçak gibi Kullanacağız günü geldiğinde...

    "yanımdayken de gurbetimdin. sürgün olmuşsun çok mu"larınızın olmayacağı bir günsür'ün...
    1 ...
  35. 19.
  36. Bir ölüyüm ben, dolaşıp duran
    artık hiçbir yerde kaydım yok
    bilinmiyorum mülki amirin görev yerinde
    sayı fazlasıyım altın kentlerde
    ve yeşeren taşra yörelerinde

    Vazgeçilmişim çoktan
    ve hiçbir şeyle anımsanmamışım

    Yalnızca rüzgârla ve zamanla ve sele

    ben insanlar arasında yaşayamayan

    Ben Almanca diliyle
    çevremde kendime mesken
    edindiğim bu bulutla
    bütün dillerde sürüklenmekteyim.

    Nasıl da kararıyor bulut
    yağmurun tonları da koyulaşmakta
    çok azı yağıyor

    O zaman bulut ölüyü daha aydınlık bölgelere taşıyor

    Ingeborg Bachmann
    1 ...
  37. 18.
  38. Özlem özdil'in bir şarkısı.

    hislerimi dizelere yazan, kalemler ağlasın bana gibi içli sözleri bulunur.
    1 ...
  39. 17.
  40. Biri iz sürüyor ithaka yollarında,
    unutmuş kralını yıllarca önce
    Troya;ya giden;
    biri yeni ele geçirdiği toprakları düşünüyor,
    yeni sabanın, oğlunu, ve belki de mutlu.
    Yerkürnin sınırları içinde ben, Ulisses,
    Hadesin derinliklerine indim
    ve yılanların aşk düğümünü çözen
    Tebaili Tiresiasın hayaletini gördüm,
    bir de, ovada aslanların gölgelerini öldüren
    ve Olimposta oturan Hareklesin hayaletini.
    Biri yürüyor bugün Bolivar ve Şilide,
    belki de mutlu, belki değil.
    Ben o olmak isterdim.
    Jorge Luis Borges
    2 ...
  41. 16.
  42. 15.
  43. mükemmel bir rafet el roman şarkısı. değişik ritimlerin bulunduğu güzel bir aşk şarkısı.
    1 ...
  44. 14.
  45. ruhlar ve bedenler
    ayrı ayrı; ölümlerde...
    bitmedi;
    bir de sürgünlerde.
    2 ...
  46. 13.
  47. yuvanin aslinda pek de uzakta olmadigini her iki uc adimda bir yuzune tokat gibi carpan gunluk hayatin, seni ozlem duydugun seyle ( yuvanla) surekli ona ulasacak gibi oldugun fakat hic ulasamadigin bir temas halinde tuttugu sikindirik durum.. hicbir vakit dibe vurmana (oysa dibe vurup guc alip sicrayabilirdin) musade etmeyen, ipi surekli sikip gevseten boktan golge oynaticisinin perdesi.. ebesinin@mi.com!

    ben bu sarkiyi bana yazdim: indir beni ihtiyar zaman!
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük