zamanında bir cerrah tarafından şahsıma uygulanan operasyondur.
doktorun söylediği; "şimdi hemen dönüp gidebilirsin çünkü bir boka yaramıyor. ne dinen, ne sağlık bakımından hiçbir olayı yok. sadece orda burda giyinirken millet laf eder başka olayı yok. he istiyorsan da gel yapayım yarım saat sürmez."di.
ben bunu duyunca hayırlı işler deyip* hastaneden ayrılıyordum ki babam kapıdan çevirdi. kestir gitsin amına koyim sonra dert olur başına dedi. biz de mecbur kestirdik. bi zararını görmedim. bi yararını da görmedim.
Yapılan bir araştırmada, sünnetli erkeklerin sünntesizlere göre:
- Yaralı gibi hissetme oranlarının %60 daha fazla,
- Kendine güvensizlik ve aşağılık kompleksinin %50 daha fazla,
- Genital güvensizliğin %55 daha fazla,
- Öfkenin %52 daha fazla,
- Depresyonun %59 daha fazla,
- Saldırganlığın %46 daha fazla,
- Aileye ihanetin %30 daha fazla,
26 yaşında sünnet olan Rick Thomas, bunu esprili bir dille şu şekilde aktarmaktadır:
"10 üzerinden puan verecek olursam, sünnetsiz halimle cinsel aktiviteden aldığım zevk 11 veya 12 puan alırdı. Sünnetli penisim ise 3 puan alırsa şanslıdır. Doğuştan sünnetli erkekler neler kaçırdıklarını bilebilselerdi hastanelerin altını üstüne getirir ve oğullarının bu saçmalığa kurban gitmesine izin vermezlerdi."
55 yaşında sünnet olan Douglas MacArthur, deneyimini şöyle aktarmaktadır:
"Sünnetten önce cinsel ilişkiye girmek otomatik vitesli, lüks bir araba sürmek gibiydi. istediğim yere kolaylıkla gidebiliyordum. Sünnetten sonra ise küçük, güçsüz, sıkışık ve düz vitesli bir araba kullanıyor gibiyim. Herhangi bir yere ulaşmak oldukça zaman alıyor. Rahatlıkla söyleyebilirim ki penisim hassasiyetinin %90'ını kaybetti."
Dünyada sünnetsiz yüz milyonlarca erkek var. Bunların içinde hijyen kaynaklı hastalıklara baktığında sünnetle ilgili bir korelasyon kurmak imkansız. Dolayısıyla önleyici tıptan doğan bir ilişki söz konusu değil. Yani bir çocuğu yatırıp kulak memesini kesmekle cinsel organını kesmek arasında bir fark yok. ikisi de işlev gören, alınması tıbben hiçbir gereği olmayan bir organ. Ayrıca tıbbın ilk ilkesi Önce zarar vermedir. Sen çocuğun gelecekte yerine koyamayacağı bir organı tamamen ortadan kaldırıyorsun. Ve bunu da onun iradesiyle değil, kendi inançların veya toplumun baskısı doğrultusunda yapıyorsun.
ama neredeyse islam'ın şartı diye uygulanan bir ritüel!
26 yaşında sünnet olan Rick Thomas, sünneti esprili bir dille şu şekilde aktarmaktadır:
"10 üzerinden puan verecek olursam, sünnetsiz halimle cinsel aktiviteden aldığım zevk 11 veya 12 puan alırdı. Sünnetli penisim ise 3 puan alırsa şanslıdır. Doğuştan sünnetli erkekler neler kaçırdıklarını bilebilselerdi hastanelerin altını üstüne getirir ve oğullarının bu saçmalığa kurban gitmesine izin vermezlerdi."
Bugün dünyada tartışmasız en çok yapılan cerrahi operasyondur ve dünya üzerindeki erkeklerin yaklaşık %20'si sünnetlidir. Toplumumuzda ise bu oran % 100'dür. Sünnetin tarihine de bakıldığında 15.000 yıl öncesine kadar sünnet yapıldığına dair veriler vardır. Sünnetin farklı kültürlerce ve birbirinden bağımsız olarak uygulandığı da bilinmektedir. Kristof Kolomb yenidünyayı keşfettiğinde birçok yerlinin sünnetli olduğunu görmüştür. M.Ö. 2300 yıllarına ait mısır mumyalarının sünnetli olduğu ve duvar resimlerinde sünnetin bir gelenek olarak uygulandığını gösteren bulgular da vardır.
Avrupa Birliği Parlamenterler Meclisi'nin 1 Ekim 2013 günü aldığı tartışmalı kararla "Avrupa Birliği ülkelerde 14 yaş altındaki erkek çocuklarına sünnet yapılamaz" kararı çıkmıştır. Buyrun burdan yakın. içine girmek için bu kadar debelendiğimiz Avrupa Birliği pek çoklarının söylediği gibi Hristiyanlar birliği olduğunu ispat edercesine bu kararı alıyor. Bizden Bekir Bozdağ'ın eleştirisinin ardından israil Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jigal Palmor da kararın "derhal geri çekilmesi" gerektiğini bildirdi. Kararın çocuk haklarını korumak için alındığını söyleyen Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nde karar 19 üyenin karşı çıkmasına rağmen 78 oyla kabul edildi. O değil de 14 yaşındaki çocuk yarım adam sayılır, nasıl sünnet edilir ayrı bir konu. Adamlar hastanede hallediyorlar bu işi ama Avrupa içinde yaşayan biz Türklerin geleneklerinde sünnet düğünü falan var. Gizliden gizliye yapılacak artık.
aslında yapanların ve yaptıranların ister istemez şirke düştüğü uygulamadır. yani allah bunu düşünememiş ya da gözden kaçırmış neyse ki biz düzeltiriz demekten hiçbir farkı yoktur.
(erkekler iyi bilir)erkek seks sırasında en büyük hazzı penisin alt kısmından alır. aslında en çok haz alınan nokta penizin uç kısmındaki et parçasıdır. ama bu da sünnet ile alınıyor. yani amaç sevişirken alınan hazzı azaltmak. böylelikle de zinayı bir nebze de olsa azaltmaktır. ayrıca son yıllarda yapılan araştırmalara göre o alınan et parçası kanser riski taşıyormuş. ama çok çok çok nadir görülen bir kanser türü imiş.
sünnet tanrıya bir kurban verilmeli düşüncesinden doğmuştur.dinsel bir ayin olarak görülen sünnet tanrının ibrahimden penisinin
ön derisini kesmesini istemesi ve ibrahim in itaat etmesi ile ilk olarak gerçekleşmiştir.Ibrahim Mısırda kölelikden kurtduktan sonra evlenmiş dünyaya gelen oğlunu tanrıya kurban etmek istemiş fakat karısının karşı çıkıp sünnet edelim yeter ısrarına razı olmuş.
eski çağda sünnetin amacı ise söylenildiği gibi hijyen değil kimin hiristiyan kimin müslüman olduğunu ayırt edebilmek içindi.
Meksikalı anneler de çocuklarını tanrıya adamak adı altında 1.doğum günlerinde kollarını ve göğüslerini kesip kan akıtarak
sünnet ederlerdi. aynı şekilde kolay tanınabilmeleri için askerlerinide çeşitli yerlerinden kesen sünnet eden toplumlar vardı.
insanın tanrıya kendini kurban etmesi düşüncesi her devirde vardı. yahudiler, hellenler,azteklerde, dini inanç uğrunda insanları kurban ediyor ya da uzuvlarını kesiliyordu. Bu Kurbanlarda çocuklardı.
Yeni Güney Galler de yeni doğan kız bebeklerin sol ellerinin küçük parmağının bir kısmını kesiliyordu.
spartanın kanun koyucusu lykurgos çocukların öldürülmesi ya da uzuvlarının kesilmesini önlemek için kanlar içinde kalana kadar
kırbaçlanmaları kuralını getirmiştir.
Bu gaddarlıkların hepsi sünnet inancı ve din uğruna yapıldı.
ana-babanın işlediği en büyük insanlık suçudur.
sağlam doğan bir erkek bebeği kusurlu addederek,
çocuğun rızası olmadan,
genital organından 104 santimetrekarelik parçayı kesip-atmaktır.
her iki cinsiyete de acı verir. evet erkeklere yapılması kabul edilebilir bir durum, ama kadınlar yapılması gerçekten her anlamda acı verici bir durum.