şayet bahsedilen yazı kendisine aitse, saçmalıklar silsilesi bir açıklama yapmış kişidir. hep beraber inceleyim efendim:
--spoiler--
...Sonrasında ağzıyla sakız
çiğneme hareketi yapınca durum anlaşıldı. Fakat öyle yapmasa da durum
belliydi, çünkü adam aslen sakıza değil, başörtüsüne takmıştı. Hem de
Ankara Devlet Tiyatrosu'nda, hem de en ön sırada (!) ...
--spoiler--
başörtüsüne taksa, neden ağzıyla sakız çiğneme hareketi yapıyor ben anlamadım. sakız çiğnediğini belirtmek için nasıl bir hareket yapacak merak ettim şimdi.
ankara devlet tiyatrosu' nun diğer tiyatrolardan farkı nedir de başörtüsüne tepki verilmeyecek? hem de en ön sırada?? vay anasını. çok enteresan gerçekten de. halbuki ankara' daki bütün devlet kurumları akp nin eline geçmemiş miydi? nasıl oldu ki bu şimdi? bak bunu unutmuşlar. neyse...
--spoiler--
Ve kimse bana kalkıp da -bu çağda- tiyatroda
normal bir şekilde sakız çiğnemenin oyuncuya saygısızlık olduğunu
söylemesin! Biraz dünya görmelerini tavsiye ederim!
--spoiler--
acaba bu çağa (!) uygun bir insan mı kendisi? önce onu bir sorgulamak lazım. bi de öyle tavsiyeyle olmuyo o işler. bizim gemiciklerimiz, milyon dolarlarımız yok öyle gezelim dünyayı tiyatroya gidelim. ama sağolsun çok yardımcı oldu bize. şayet dünyaya açılıp da tiyatroya gidersem, sakızımı ağzımdan eksik etmeyeceğim. ülkemizi başarıyla temsil edeceğim. amin.
--spoiler--
Bu halkın kadınlarının yarısından fazlasını
oluşturan başörtülüleri tiyatroda görmeye tahammül edemeyen sanatçı
herhalde sakallıyı, köylüyü, göbeğini kaşıyanı ve bidon kafalıyı da
görmeye tahammül edemez. Yani bu ülkenin yüzde 80'ini, yani halkı,
tiyatroda istemez...
--spoiler--
yarısı? fazlası? başörtülü? hmm... hani "dünyayı görün" dü az önce. e daha türkiye görülmemiş ki. ha bir de; o halkı tiyatroda görmek istemeyen sanatçı, devlet destek vermediği için kendi cebinden köylerde bedava tiyatrolar kuruyor. hatta eğitimler veriyor. hemde sıfır devlet desteğiyle.
--spoiler--
Ve son olarak; başörtülülere, ve sizden farklı olan herkese, alışsanız
iyi olur! Çünkü biz hep burada, gözünüzün dibinde olacağız!
--spoiler--
yazının başlarında tiyatrocu hakkında "faşist! şımarıklık! cahillik! " diyen hanım kızımını, yazının sonunda söylediğine gel. açık açık durumu gözlerimizin önüne sermiş ve zihniyetinin düşünce biçimini ortaya koymuş.
şimdi yazıyla ilgili söylenecek şeyler bu kadar. aslında tiyatroda yapılanları savunmuyorum. sakızla tiyatroya gidilmesinin saygısızlık olacağını bilmeyip, tavır konduğunda yediremeyenlere sinirleniyorum. tiyatro dediğin canlı bir oyundur. yeri gelir birinin telefonu çalar, tiyatrocu oyunu durdurur, telefonu çalanı uyarır, hatta genelde sert bir dille uyarır, oyununa devam eder. yeri gelir seyirciyle atışma bile olur.
ben bu olayı ilk duyduğumda hanım kızımızdan bir açıklama beklemiştim zaten. hem de merakla. hani yurtdışı görmüş, biraz medeniyet tatmış birinin açıklamalarının babasından farklı olacağını düşünmüştüm. en azından ummuştum ama yanılmışım. şu eli maşalı, kimse benle aşık atamaz zihniyeti sadece bu kesimde mi var bilmiyorum ama, çok medeniyim diye geçinip şöyle bir yazı yazmak komik kaçıyor gerçekten de. hayır yani kimse tepki gösteremeyecek mi size? kimse laf söyleyemeyecek mi? karşı gelenler hep mi içeri atılacak, hep mi kıyıya köşeye sürülecek? hava alın biraz. zihin açar.
akp'ye oy kazandırmak için muhteşem bir taktik izlemiştir. bu taktigi ne turan taktigi ne de başka bir taktik geçebilir tarihte.
vay be tiyatroya git sakız çignedigin için azar işit sonra işi türbana bagla. ulan bu kızdada bir yılmaz özdillik var ha. hoş ülkeye ne oluyorsa böyle insanlar yüzünden oluyor ya. var ya yıllardır türbanı savunurum ilk defa utandım bugün. olmaz olsun böyle şey.
çok acıklı konuşmuş vallahi bak "tüylerim tiken tiken" .
muhtemelen akp nin acitasyon birimlerinin hazırladığı bir yazı .
yoksa bu kadar cümleyi biraraya getirmesi imkansız bu şahsın .
(bkz: mağdurum da mağdurum)
sayesinde dünyanın tüm tiyatro salonlarında izleyicilerin sakız çiğneyerek oyun izlediğini öğrendim. o ülkelerde tiyatro oyuncularına fındık- fıstık'ta atılıyor mu acaba?
Yazı ile ispatlanmıştır ki aslında hanım kızımız bildiğiniz kabahatlidir de rücu göstermek yerine olayı sıkmabaşa bağlayıp rant yaratma peşindedir.
ama bu hareket asla şımarıklık, cahillik, faşistlik değildir.
Daha geçen gün ben de istanbul'da oyuna girerken ağzımda sakız unutmuyş ve salon girişinde kibar bir uyarı almıştım, hayır türbanım da yoktu oysa...
Kızımıza biraz genel kültür ve kurallara saygı yazıyorum, bunları kullanıp aynı oyuna tekrar gitsin bakalım yine aynı şeyle karşılaşıyor mu...
bir de 'kimse bana kalkıp da -bu çağda- tiyatroda normal bir şekilde sakız çiğnemenin oyuncuya saygısızlık olduğunu söylemesin! biraz dünya görmelerini tavsiye ederim!' demiş.
çok afedersin de nasıl görelim pıtırcık o dünyayı, babanın babamıza verdiği 800 lirayla mı?
--spoiler--
....
en öne geldikçe bana bakarak kaş göz işareti yapmaya başladı.
ilkinde ne olduğunu anlamadık. sonrasında ağzıyla sakız çiğneme hareketi yapınca durum anlaşıldı. fakat öyle yapmasa da durum belliydi, çünkü adam aslen sakıza değil, başörtüsüne takmıştı. hem de ankara devlet tiyatrosu'nda, hem de en ön sırada (!)
....
--spoiler--
sonrasında ağzzıyla sakız çiğneme hareketi yapınca, olayın sıkmabaşıyla alakalı olduğunu çözmüş. hepiniz mi şifre çözücüsünüz mübarek. kendisini futbol tribünlerine de bekliyoruz. bak orda sakız da çiğnersin, küfür de edersin. birisi de sana dönüp ağzıyla sakız çiğneme hareketi yaparsa hadım edecem kendimi.
biraz dünya görme fırsatımızın olmadığını yüzümüze vurmuş ve alınganlıkta babasının kızı olduğunu göstermiş bir başbaşkan kızıdır. hatırlarsanız babası da metalci selamını dallandırıp budaklandırıp saçmalamıştı. erdoğan ailesinden beklenen bir kız evladı yani başarılı olmuş aynı babası. ama durmak yok yola devam. siz yola devam edin ailecek çeşitli dünyalar görün biz göremediğimiz dünyaları sizden öğrenelim. haydi bakalım.
aldığı eleştirilerin, hakaretlerin asıl sebebi başbakan kızı olması değildir. örtülü olmasıdır, örtüsüyle laikçiçilerin karşısına dikilmesidir. sistemin sevmediği insan tipidir sümeyye erdoğan. şöyle laikçi kadınlar gibi böğrünü geri açsa, baldır bacak dolaşsa etrafta sıkıntı olmayacak. bu şekilde laikçilere kafa tutan her insan gibi şimşekleri üzerine çeker.
hep söylerim cahillik okul okumak ile falan giderilebilecek bir durum değildir . buyrun , en basit örneği ; s.erdoğan .
yahu dünkü olay o kadar deli saçmasıydı ki onun rekorunu egale edebilmek büyük başarı isterdi ki sümeyye erdoağan ark arkaya iki dünya rekoru kırdı .
yaptığı açıklamayı bugün internette okudum ve tek söyleyebileceğim allah akıl fikir versin . kendisi amerika'da okumuş falan filan da kezbanlıktan zerre ödün vermemiş .
tüm samimiyetimle ve içtenliğim ile tekrar tekrar allah akıl fikir versin diyorum.
kendisi 2012 seçimlerine sürpriz isim olarak koşuya katılmış ve babacığının tuttuğu bayrağı devralma yolunda önemli adımlar atmıştır. o kadar para, burs boşuna verilmedi tabiyki yediği ekmeğin hakkını ödeyecek.
(bkz: sahnelerin yeni mazlumesi)
tiyatro skandalından sonra hakkında yazılan tanımların neredeyse tamamının soyadı erdoğan olduğu için bu kadar ağır, bu kadar düşünmeden, bu kadar yanlı yazıldığı kadın. herkes sahnedeki oyuncunun
seyirciyle olan yılışık diyaloğunu çekmek zorunda değil. bu ayşe olur, fatma olur, ahmet, mehmet olur. farketmez. her insan espriyi de kaldıramaz zaten ki bu da çok normaldir. sahnedeki oyuncu da seyircinin rahatsız olduğunu anladığı zaman ( ki normal olan herkes anlar) muhabbeti uzatmaması gerekir. başka bir seyirciye odaklanıp aynı muhabbeti ya da başka bir muhabbeti yapabilir. ki bu konularda tecrübeli olması lazım. kriz anında sahneyi yönetmesi, yönlendirmesi lazım. böyle yapmamasının iki sebebi vardır? ya akli dengesi yerinde değildir. ya da kasıtlı olarak muhabbeti uzatıp, skandala yol açmak istemiştir. nitekim amacına da ulaştı.
recep tayyip erdoğan ve partisinden ve partisinin icraatlarından zerre haz etmem. sümeyye erdoğan'ı tanımıyorum. ki soyadının erdoğan olması bu olayda benim için bir anlam ifade etmiyor. ben vatandaş sümeyye'nin bir vatandaş, bir müşteri olarak salonu istediği zaman terketme hakkının olduğunu, sakız çiğnemesinin ( balon yapıp patlamadığı takdirde) sanatçıya yapılan bir saygısızlık olmadığını, oyuncunun hareketlerinden rahatsız olduğunu ve salonu terkettiğini düşünüyorum.
yaşadığı olayla ilgili kendisini ve hatta saçma sapan savunmasını haklı çıkarmaya çalışan embesil güruhu gördükçe daha da keyifleniyorum.
dünya üzerinde hiç bir ciddi tiyatroda (kesin olarak hiç birinde) sahnede oynayan oyuncu, en ön sırada şakır şakır sakız çiğneyen birine tahammül edemez, etmez! bakın sokak kumpanyalarından bahsetmiyorum, ciddi tiyatrolardan bahsediyorum. ha oyuncu o anda tepki veremez, zamanı yetmez falan tamam ama hiç bir oyuncu bu saygısızlığa kolay kolay tepkisiz kalmaz. ankara'daki oyunda da benzeri olmuştur, oldukça olağan bir tepki verilmiştir.
sonradan bik bik eden olursa diye söylüyorum. evet yıllarca tiyatro oynadım. ve evet dünya'nın bir çok yerini (sümeyye'nin gördüğünden fazlasını) gördüm.
haklı oldugu konuda dahi at kafalılar tarafından suçlanan kadın kişisi.
o salonda olsam tepki veren oyuncumsuya cevabım şu olacaktır.
(bkz: sanane yaram)
kendisi bir takım denyolarca savunulmaya çalışılırken küçük düşülmesine de neden olmaktadır. neymiş paşam tepki verecekmiş oyuncuya da bilmem ne bikbik! tabi klavye başından sallamak kolay.
"oyun sırasında yaşanan gelişme sonrasında bir izleyici ayağa kalkarak terbiyesizlik yapma biçiminde oyuncuya tepki göstermesi sonrasında aralarında polis akademisi öğrencilerinin de bulunduğu izleyicilerin neredeyse tamamı benzer tepkilerle salonu terk etti."
lan olm siz mal mısınız nesiniz? hatun ağzında sakızla cakcak salondan çıkınca peşinden onlarca koruma polisi de salondan ayrılmıştır, olayın aslı budur. ama kılıf uydurmak için bulunan yalana bak, "polis akademisi öğrencilerinin de bulunduğu izleyicilerin neredeyse tamamı benzer tepkilerle salonu terk etmişmiş". bizim maaşlı koruma polisi oldu sana akademi öğrencisi, ey yavrum ey...
tiyatrocuyu bir anda "tacizci" ilan eden ahlak yoksunu sırtlanları ulutmuştur başlığı altında. ahlakın, namusun, insanlığın yanından geçememiş sefiller tarafından korunan bir tuhaf "insan" evladı.