türkiye'nin gelmiş geçmiş 1 numaralı dolandırıcısı. asıl adı osman ziya sülün'dür. dolandırıcılar kralımız istanbul'un ne kadar köprüsü, saati, sarayı, vapuru varsa istanbul'a yeni gelmiş saf insanlara satar ya da kiralar yolunu bulurmuş. bir keresinde taksim parkı'na paspas atıp milletten giriş parası aldığı bile söyleniyor.
Osman Ziya Sülün, (d.1923 ö. 1984) Dolandırıcılar kralı "Sülün Osman" olarak Türk tarihine geçen bir kişidir. Osman Ziya Sülün, 1923'te istanbul'da doğdu. Adını duyurduğu ilk "işini" 1948 yılında Fatih'te yeni tuttuğu evin sahibini dolandırarak yaptı. 1950 ve 60'lı yıllardaki "işleriyle" ün kazanan "Sülün Osman", tramvay, Galata Kulesi, kent meydanlarındaki saatler, şehir hatları vapurları gibi kamu mallarını saf vatandaşlara 'satarak' ya da 'kiraya vererek' efsane haline geldi.
Galata Köprüsü'nü satmak üzereyken tesadüfen yakalandı. Ölümüyle ilgili kesin bilgi olmamakla birlikte, polisin tahminlerine göre 1984'te Beyoğlu'nda sürekli kaldığı otelde kalp krizinden öldü ve kimlik taşımadığı için kimsesizler mezarlığına gömüldü. *
--spoiler--
Asıl ismi Osman Ziya Sülün nam-ı değer Dolap Osman. (Sülün Osman)
Her türlü film-fırıldaklık var onda, "istanbul'un denizi de, kerizi de bitmez" sözü onunla şekil bulmuş. Taksim meydanında bulunan saati oradaki bir vatandaşa sattığı için ismi saatçi Osman olarak da anılır.
Tam dümencidir, Galata köprüsü'nden tramvaylara, şehir hatları vapurlarından, saat kulelerine kadar istanbul'da kamuya ait satmadığı yer kalmadı.
Anadolu'dan istanbul'a göçün olduğu yıllarda, memleketindeki varını yoğunu satıp istanbul'a gelen saf ve temiz Anadolu insanını kandırıp elindeki avucundaki her şeyi alan bir tip.
Bir rivayete göre Galata köprüsünü bir köylüye 250 liraya satmak istiyor. Köylü "250 bozukluğum yok 750 var üstünü verirsen köprüyü alırım" der. Kazanacağı 250 liranın sevinciyle daha 750 liranın tedavüle çıkmadığını unutan Osman, sahte 750 lirayı alıp 500 lira verir. Adam gittikten sonra paranın sahte olduğunu anlar. Dolandırmak isterken dolandırılan Osman kahrından öldü denilir.
--spoiler--
vakti zamaninda köprü hisseleri halka arz edileceği vakit ''bana bir danissaydiniz'' diye tatlı tatlı özal'la matrak gecen, dolandiriciliga verdiği akli ilime irfana verse idi sayili bilim adami olacak olan duayen tokatci.