Düğün gecesi karı koca yalnız kalınca konuşmaya başlar :
- “iyi ki düğünümüzü Hollanda’da yapalım demişsin Ayşegül.”
– “Güzel oldu, değil mi Nurettin?”
– “Evet canım, herkes dışarıda evleniyor, bizim neyimiz eksik?”
– “Beni kırmadığın için teşekkür ederim.”
– “Sen istersin de ben yapmam mı bitanem?”
– “Nurettin, sana geçmişimle ilgili bir sey anlatmak istiyorum.”
– “Önce duvağını çözseydik Ayşegül’üm.”
– “Çözeriz, dur bi…
çok önemli bu…”
– “Ee, ama sırası mi şimdi?
neyse, anlat bari…”
– “Ben küçükken tecavüze uğradım.”
– “Çok üzüldüm bebeğim.
Ama şu an kendini iyi hissediyorsan hiç önemli değil.”
– “Şimdi iyiyim de bunları bilmen lazım.”
– “Yakınlarından biri tarafından mı?…”
– “Yok …
Bi bakkal vardı bizim mahallede.”
– “Bakkal mı?”
– “Evet…
Elma şekeri satıyordu, güzel çikolatalar filan.”
– “Eee?”
– “işte, o bakkal bi gün bana, Süleyman depoya gelsene dedi.”
– “Süleyman kim?”
– “Anlatacağım bi tanem, sakin ol bekle bi…”