kalabalık bir ortamda tanıdık tanımadık insanların arasında, yürürken bir anda bağırarak şarkı söyleyip dans etmeye başlamak. klip çeker gibi insanların gıdılarını çimdirip eller kollar nereye gitmiş kime değmiş umursamadan tepinmek. çok çılgın değil mi la?
20-30 kadar bira şişesini boşaltıp iyice yıkayıp onlar arabadayken ve elde su dolu bir bira şişesiyle çevirmeye girmek, 0 promil çıkartıp polisleri deli etmek.
bu başlık altındaki yazıları okuyarak yazarların yaşlarını tahmin etmek. evet yapın da nasıl bi çılgınlık olduğunu görün.
bu ne lan?
"yeni biriyle tanışmak ve aşık olmak."
"son sürat araba kullanmak, rast gele bir sehir seçip uçak bileti almak, en büyük çilginlik için (bkz: evlenmek)"
"herkesin içinde meme açmak."
çılgınlık anlayışınızı sikeyim asfsdfg.
taksim meydanında çırılçıplak soyunup koşarsın bu çılgınlıktır veya izmir hiltonun çatısından yamaç paraşütüyle süzülürsün bu çılgınlığın daniskasıdır. çüküne taş bağlayıp balkondan sarkıtırsın bu çılgınlık değil mallıktır bunu siktir et. yaratıcı olun lan götoşsporlar adsfgds.
3 yıllık Ankara öğrencisiyim öncelikle bunu belirteyim. Her fırsatta Ankara'nın doğal olmayan gelişimini yüzüne vuranlara karşı savunurum Ankarayı. Ancak ÖSS'ye girerken hayalimde olan çılgınlıkların hiçbirini gerçekleştirememiş olmak da, Ankara'yı taşlayanları haklı çıkarıyor. Neyse, 15-16 yaşlarından beri üniversitedeki ilk yılımda bi dağcılık kulübüne yazılıp her haftasonları yürüyüş yapmak, dağlara çıkmak istiyordum. ikinci yılda ingiltere'ye dil okuluna gidecektim 3 aylık. O da yattı. üçüncü yıl erasmus ile Avrupa'ya gidecektim. O da gitti. Ancak önümüzde bir sene daha var,* Seneye motosiklet alıp bahçeliyi tarumar edeceğim, göreceksiniz !