risk; oturduğun koltuğun yanı başında sıralı bira kutularından, rastgele birisine sigara izmariti sokuşturmaktır, yeni açılmış olana denk gelme ve gidip dolaba yenisini alma pahasına..
kışın kısa kolluyla sokağa çıkmak;
akşamın belirli saatlerinden sonra spor yapmak;
bir şampiyonlar ligi maçında kaleciyle karşı karşıyayken asist yapmayı denemek;
herkesin garanti gözüyle baktığı olayı gerçekleştirmek için insiyatif almak;
banyoya girdiğinizde kapıyı kilitlemek;
otlakçıların cirit attığı bir cafe ortamında masaya sigara koymak;
sıçarken düşünülen şeylere itibar göstermek;
ve bunun gibi çokça "aslında çok da ütobik değil" denilebilecek olaylar riske dahildir.
hayatın her anı bir risktir esasında. hepsini de güzel bir dille açıklayabilirim. uzun uzun yazmıyorum, okumuyorsunuz çünkü. tembel herifler sizi. ağzınıza sıçayım ben sizin. neyse bak risk budur.
gece aleminde sabaha kadar sarhoşun, itin, paralı götlerin, piskopatların kahrını çekmektir. sabaha karşı bulunduğun ortamda cinayet ''ler'' işlenmesidir, telefonunun dinlenmesidir. bir kaç o. ç şerefsizle tartıştıktan sonra şafak sökmeden eve varıldığında, oturulan sitenin tüm ışığı söndürülmüş ve her tarafın zifiri karanlık olmasıdır, çocuklarının senden 2 kol mesafe uzaktan yürümesidir. en önemlisi iki çocuğu ve eşini akşamdan sabaha kadar yalnız bırakıp allah' a emanet etmektir. var mı başka bir şey diyecek?