sözlük yazarlarının neden olduğunu bilmeden yaptığı eylemlerdir. yazarların takıntılarıdır. bu gariplikler arasında şunlar bulunabilir:
- bir gece uyuyup, bünyeyi nadasa bırakarak bir sonraki gece için verimli olmayı planlamak.
- sözlükte o günkü ilk entrysini girmeden önce kalkıp sandalyenin etrafında üç kez dönmek.
- o günkü ilk başlığını ev ahalisinin konuştuğu olay üzerine açmak.
- sözlükte online olup 8 saat boyunca entry girmemek*
- guugıl'ı giriş sayfası olarak ayarlayan yazarların, guugıl'da "uludağ sözlük" yazarak, çıkan sonuca tıklayarak sözlüğe girmesi.
bir türlü vazgeçilemeyebn garipliklerdir. bir başlığa hemen girmemek, saatlerce beklemek, o başlık arka sayfalara düştüğünde, aniden entry girmek. bazen yazdığına pişman olmak ama bir gün önce iki entry silmişse, moderasyondan korkup silememek. eksi oy verip vicdan azabı duymak.
Saçımda bembeyaz, elli kuruş büyüklüğünde bir leke var. Tam sağ kulağımın yakınında. Şeytanın elinden zor kayıp kurtulduğumu düşünüyorum, 666'yı basamadan kaçmış gitmişim.
bende gerizekalıyım.daha mesajlarda düzgün türkçe yazamıyormuşum.buna çok fena bozulup ağlıyorum her gece.hatta yine geldi bi kaç gözyaşım dur bi banyoya gidip boşaltıyım.
evet elektrikler ilk kesildiği andan itibaren 5-6 dakika boyunca oturduğum sandalyeden kalkmıyorum. ben ve bilgisayar monitörü karşı karşıya, karanlıkta romantik dakikalar...ehem ehem her neyse elektrik tışınnn diye kesildikten sonra sadece düşünüyorum birşeyler, aklıma ne gelirse.
basit bir kol saati. koluma takiyorum. saate baksamda, gerek olmadigi icin algılayamıyorum. 15 gün kolumda ağırlık yani. sonra öteki koluma takiyorum. saate ihtiyacım olduğunda alışkanlık olduğundan ilk taktığım koluma yani saatsiz koluma bakıyorum. bu şapşallık bende farkındalık yarattığından saatin o anda kaç olduğunu algılayabiliyorum. evet bu bayaa garip. swh
bazen içimden düşünür düşünür düşünür sonra bi sonuca varır ve karşımdakine sorarım, öyle değil mi bilader yanılıyo muyum. e haliyle de aldığım cevap iki harf tek hece tek kelimedir: he?