yalnızlık iğrenç birşey.
hergün
insanların oluşturduğu kalabalığı izlerken
gülen, konuşan, biyerler yetişen ,anıları olan, anlatacak şeyler, gidecek yerleri olan insanları görmek ve bunları paylaşamamak.
insan insana aktarmadığı zaman bunları, kendini yaşamış gibi hissetmiyor.
dünya da her insan arasında 6 kişi varmış. yani 6 kişiyle bağlantı kurarak istediğimiz insana ulaşmamız mümkünmüş. bu hayatımın aşkı niye hala karşıma çıkmadı derken burda da bürokrasiye takıldık amk. halka, bağlantı falan istemiyorum efendi. seninle benim aramdaki o 6 kişi kimse hemen aramızdan çıksınlar. yoksa elimden bir kaza çıkacak. ama şuda var sende bir gayret göster be kirazçiçeğem bu hasretlik bitsin.
gel bir de bana sor yalnızlığı. öyle bir başıma duvarlara karakalem seni çizmek. üstüm başım şarap kokusu, odam da öyle. kadehim dolu hala ve içim dışım sen...
bir kilise çanı gibi bu... hem mutluluğa, hem üzüntüye, hem de kavuşulmaya adanmış dualar bırakarak ve sonra mum alevi ile karanlığa dokunurken , bir kadeh şarabın tadına bulamak seni. gözümde yaşlarla ve yaşlanırken, içimde terk edilmeyi bekleyen bir sürü günah varken, ben hala yüzünün sevabına günahlarımı çoğaltıyorum.