jean paul sartre' nin, babasının ölümünden sonra annesiyle beraber yanına taşındığı dedesiyle çatışmasını anlatan, kendi otobiyografisi. nobel' e aynı kitapla aday olmuş ancak ödülü reddetmiştir.
Sözcüklere dikkat edin,
olağanüstü olanlarına bile.
Çünkü olağanüstü için yapabileceğimizin en iyisini yaparız,
kimi zaman sözcükler arı gibi sokarlar
ve bir öpücük bırakırlar iğne yerine.
Parmaklar gibi değerli olabilir sözcükler
Ve kaya gibi güvenilirdir sözcükler
kıçınıza sokarsınız onları.
Ama hem papatyalar hem de bereler gibi olabilirler.
Yine de severim sözcükleri.
Tavandan düşen güvercinlerdir sözcükler.
Dizlerimde oturan altı kutsal portakaldır onlar.
Sözcükler ağaçlardır, yaz'ın bacakları,
Ve güneş, ve onun tutkulu yüzü.
Ne var ki sözcükler sıklıkla yanıltır beni.
Söylemek istediğim o kadar çok şey var ki,
Bir sürü öyküler, betimlemeler, atasözleri, vb.
Ama sözcükler yetersiz kalır,
yanlış olanları gelip öper beni.
Kimi zaman uçarım bir kartal gibi
ama bir çalıkuşunun kanatlarıyla.
Yine de sözcüklere dikkat etmeye
ve kibar olmaya çalışıyorum.
Sözcüklere ve yumurtalara özenle dokunmalı.
Bir kez kırıldılar mı olanaksızdır
Onarılmaları.
üstad'ın yazdığı oto biyografidir. Bazı çarpıcı cümleler içerir ki, bu cümleleri herkesin anlamasını kendiside beklememetedir. Çünkü yaşamak, anlamaktan öte bir duygudur ona göre.
Annem beni gülerek bağrına basıyor ve "her zaman neşelisindir, şarkı söyleyip durursun! Neden şikayet edeceksin ki! istediğin her şeye sahipsin" diyordu. Haklıydı da, şımartılmış bir çocuk hüzünlü olamazdı; onun, bir kral gibi canı sıkılabilirdi yalnızca. Yada bir köpek gibi.