kültür bakanlığı yayıncılık tarafından 'antik batı klasikleri' adı altında çıkarılan ve 'bir eser nasıl berbat edilir?' sorusunu cevapladıkları dostoyevski'nin eseridir.
--spoiler--
en çok razumuhin in durumuna üzüldüm kitabı okurken. dunya ile evlendi evlenmesine ama böyle olmasını istediğini hiç zannetmiyorum. annesini hastalıktan kaybetmiş, abisi 8 yıllığına hapse düşmüş, tutunacak bir dal olarak razumuhin i bulan bir kız... aşk yok ama sevgi var olayı.
--spoiler--
edebiyatın üstünde bir kitaptır.. dostoyevski dili, kurgusu, bakış açısı herşeyiyle insanın kendinden şüphe etmesine yol açar..
koşullar belliyken kendimizi tanıdığımızı sanırız.. karakterimizi şekillendiğini.bundan yola çıkarak da insanları kolay eleştiririz.. oysa bu kitapta dostoyevski insan ruhunun ve karakterinin aslında ne kadar kaygan olduğunu mükemmel bir şekilde anlatmıştır..
suç ve cezanın üstüne tarihte çok kitap yoktur aslında..
okumadan önce insanın gözüne çok sıkıcı bir kitap, iki yılda zor bitirilir izlenimi veren fakat okunmaya başladığı andan itibaren insanı içine çeken, neredeyse zorla kendisini okutturan başyapıttır.
ntv yayınlarından çıkan, günümüz rusyasına uyarlanmış esercik hakkında iki kelam etmek boynumuzun borcu. yıllardır birşeye para verdiğime bu kadar yanmamıştım. eserden buram buram çiğlik akıyor. hey gidi raskolnikov sen sex pistols dinleyip bigmac yiyecek adammıydın *. tamam günümüze uyarlamak gibi bir çabaya girişmişsiniz ama bu nasıl bir özensizliktir be arkadaş. alelade bir eser değil ki elinizde ki. çizgiler desen berbat, konuyu işleyiş de hakeza öyle. günümüze uyarlama tv de 2 3 putin görüntüsüyle,scream afişi göstermekle,sex pistols posteri iliştirmekle olmuyor.
ayrıca raskolnikov un duvarında ki edward munch ün scream ıyla sonya nın duvarında ki slasher scream hemhal olmuş. tamam postmodernlik taslayıp,andy warhol luk yapmak istemiş olabilirsiniz. ayrıca eserinde fransız menşeili olduğunu savlayıp elçiye zeval olmaz da diyebilirsiniz ama ntv şunu unutma konu dostoyevski ise elçiye köküne kadar zeval olur.
ntv yayınlarından çıkan çizgi romanı kitabı tekrar tekrar sevmeme neden olmuştur.gerçekten etkileyen kitap çizgi romanla kafanızda daha etkileyici ve renkli oluyor.alınması tavsiyedir.
suç ve ceza'nın benim için çok özel bi kitap olmasına ve çizgi roman okumayı çok sevmeme rağmen almak konusunda kararlı değilim.
çünkü bu kitap benim için çok özel hemde çok.edebi kısmını yana bırakıyorum kitabın kendisinin bende anıtsal bi önemi var.
edebi kısmına gelirsek bu kitabı 8-9 sene önce falan okumuştum.tabi bitirdikten sonra defalarca tekrardan okudum.şu an kitaptaki her şey ama herşey aklımda.
--spoiler--
ve şimdi çizgi romanı alırsam kafamdaki "suç ve ceza"yı bozmak yada yeni bi "suç ve ceza" görmek istemiyorum.nasıl desem ki,raskolkinov'un o bunaltıcı odasını,sonya'nın tek odalı odasını,razumihin'in raskolnikov'a yaptıgı fedakar davranısları,kitapta bahsedilen raskolkinov'u kafamda film gibi kurmusum.şimdi cizgi romanını alıcam.benim kafamdakine uymazsa , çok büyük bir hayal kırıklıgı yasarım acıkcası.o yüzden daha alıp almamakla arasında karar vermıs degılım.
betimlemeleri sıkıcıdır.
dua ediyordum odaya yeni birisi girmesin diye.
girerse işimiz var. 3 sayfa artık onun kişiliği, üstü başı, tipi anlatılır. can sıkıcı boyutlarda bu betimlemeler. ancak lisede okuduğum bu kitap bana çok şeyler kazandırdı.
tekrar okumak daha da fazla şeyler kazandırır. büyük ihtimal okuduklarımın çoğunu da anlamamaştım bence o zamanlar. ödev olduğu için de okumak için okumuştum.
adamı sıkar, of ne kitapmış dedirtmez. ama insana bazı şeyler kazandırır. daha iyi yazma, daha iyi bir okuma alışkanlığı, insan tahlili.. çeşitli kazanımlar olacaktır.
kitabı okuduktan sonra katil olmaya yanaşıyorsunuz iyice.zor gelmemesini bırakın çekici bile.beynin tam ortasına balta falan.işaret parmağımla kafama vurdum iki dakika falan.etkileşim birader.
"dostoyevski" denince akla gelen ilk eser. insan psikolojisini ve insan psikolojisini etkileyen herşeyi ele almıştır. suç işlenir, evet ama hangi şartlarda işlenir, insanları suça iten sebepleri de düşünmek gerekir.
özetle parasız bir öğrencinin, tefeciden aldığı parayı ödeyemeyince işlediği cinayeti anlatır. tabi o cinayete ve katile öyle odaklanırsınız ki ortada suç ve katil bulamazsınız. parasız kalan insanlar varoldukça, işledikleri suçlarda varolacaktır. dostoyevski ve eserlerinin ölümsüzlüğü gibi.
O dönemin toplum ilişkilerini tüm çıplaklığıyla anlatan ve anlatım derinliği müthiş bir roman.Suç ve Cezayı okuyan st.Petersburgda elinin kolunu sallayarak gezebilir.
kişi eğer okumadıysa, kalp cerrahı olup günde üç tane hayat kurtarsa bile her ortamdan dışlanacaktır. ulan tamam güzel kitap, iyidir, hoştur, okuduk sevdik, hatta şahıs olarak iki farklı çevirisini okumuşluğum vardır, ama yeter amına koyim bırakılsın artık şu suç ve ceza fetişizmi, en az milyon tane kitap yazıldı lan suç ve ceza'dan sonra, binlerce yazar göçtü geçti dünyadan, onlar da okunsun amına koyim. ortamda ezilmeme korkusu yüzünden iki günde 2 cilt kitabı bitiren arkadaşlarım var a.q , bana da yazık lan.
--spoiler--
''yalan güzeldir, yalanı herkes söyler, çünkü yalan insanı gerçeğe ulaştırır. kötü olan insanların kendi yalanlarına inanmasıdır.''
--spoiler--
dostoyevski'nin yazdığı bu muhteşem eseri ntv yayınları yakın zamanda çizgi romana uyarlayarak yayımlayacak. sadece bu değil birçok dünya klasiklerini de bu şekilde yayımlamayı planlıyorlar. http://www.ntvmsnbc.com/id/24980707/
rus edebiyatina giris yaptigim dostoyevski eseridir. raskolnikov karakteri etkileyicidir. dostoyevskinin en ince ayrintisina vararak yaptigi betimlemeler bana 19. yy rusyasini yasatmisdir. romani okumatan ziyade romanin icinde, ucra bir koseden olaylari izliyor hissine kapildim cogu zaman. ayrica bu eserden sonra bende st. petersburg meraki baslamistir.