an itibariyle, yaşadığım olaydır. susarsınız neden konuşmuyorsun derler küserler. konuşursunuz gerçeklerden dem vurduğunuzda hepsi birden nefret gözlüklerini takıp bakmaya başlarlar.
konuşmak bir ihtiyaç olabilir ama susmak sanattır.
artık tarafların değil birbirini anlamaya çalışmak, anlamak istemedikleri noktadır. haklı olan da haksız olan da yaşarken yanar, hele haklı olan yanar da yanar...
insanın boğazına hayat takılır ya işte o andır tarif edilen.
sussan, boğazına takılı kalır koca gezegen.
konuşmaya, içinden dökmeye kalksan, yırtar içini, kanında boğar insanı kelimeler.
yitip giden aşklar böyledir işte.
insanı hem susmaya, hem de konuşmaya mahkum eden bir tarafları vardır.
sussanda, konuşsanda hep aynı işkence.
sussan içinde büyür, bedenini, ruhunu, tüm varlığını zapteder.
konuşsan, kanca atar kalbine, ruhuna, tüm varlığına. sen nefes aldıkça o geri kaçar.
sende kalmak ister. yalnız sende bilinmek.