"bırak yansın" pskolojisinin temel eylemidir. misal, bir kavgadan sonra eğer ki haklı taraf olarak kendinizi görüyorsanız, sırf işkence etmek için kavga ettiğiniz kişiyle günler boyu susup konuşmayabilirsiniz.
bazen verilen en güzel cevap bazen de bir ızdıraptır susmak. bildiğin şeyleri açıklayamamak, sırf bazı anıların güzel kalabilmesi uğruna bazı gerçekleri saklamak, için için haykırırken hergün görünürde ise hiçbir şey yokmuş gibi davranmak. böyle bir şeydir susmak işte. sırf bazı sonlar güzel hatırlansın diye kendi canını kanatırken sevgili için konuşmamaktır.
bazen, konuşacak hiçbir şeyi olmayan kişinin en çok yapması gerekendir çünkü susmak; etraftaki çirkin kelimelerin azalmasını sağlayacaktır bir nebze de olsa. gerçek dışı bilgiler, safsatalar, azmettirici kızgın laflar, düşmanlık içeren cümleler, seksist küfürler, siz susun ne olur. biraz susun.
ama ağzı hep başkalarının kirli elleriyle kapatılmış olanlar; bin bir türlü pisliğe şahit olup korkudan sesini çıkaramayanlar, "ailem duyarsa öldürür" diye düşünüp tecavüzlere boyun eğmek zorunda kalan çocuklar, sokakta, otobüste, iş yerinde sürekli taciz edilen sonra da namus gitti diye töre cinayetlerine kurban giden, köle gibi kullanılan kadınlar, günde on üç-on dört saat çalışıp emeğinin karşılığını zerre alamayanlar, "anasını da alıp gitmesi" istenenler, siz konuşun siz şimdi. vakit konuşma zamanıdır hem de en gür sesle. siz konuşun ne olur. biraz konuşun.
ya da başka bir açıdan 'Hayır sus!.. Gitmeni anlarım ama sus!.. Bahanelerini cüzdanına kaldır... Gitmek zorundayım'la başlayan cümlelerini ağzının içine topla... Küçükken öğrenememişsin!.. Ağzında yalan varken konuşma...' sözünün dudaklardan dökülmesine neden olan bir durumda olması gerekendir