karakterlerinin son derece güzel bir kafada ortaya çıktığını düşündüğüm "çocuk" programı. misal edi büdü bunların geyikleri, kurabiye canavarının neden kurabiyeyi canavar gibi yediği, kırpıkın neden yeşil olduğu ve bir küfe içerisinde arasıra çıkıp arasıra çıkmadığı, minik kuşun neden minik olmadığı gibi şeyler önemli ayrıntılardır.
Edi gecenin bir vakti elinde kurabiye tabağıyla yatağına oturur ve ağzını şapırdata şapırdata kurabiyeleri yemeye başlar. Büdü Edi'nin sesinden rahatsız olarak uyanır ve ona ne yaptığını sorar.
(Olaylar gelişir...)
Büdü: O kurabiyelerle yatakta ne yapıyorsun Edi?
Edi: Karnım acıktı, ben de birşeyler yemek istedim.
Büdü: Edi, yatağındayken kurabiye yememelisin.
Edi: Neden?
Büdü: Yersen çarşafına kırıntı dökülür ve kırıntılar pijamandan içeri girer.
Edi: Sahi mi?
Büdü: Kırıntılar pijamandan içeri girerse de kaşıntı olursun.
Edi: Kaşıntı olmak istemiyorum...
Büdü: Kaşıntı olursan uyuyamazsın, bu yüzden yatağında kurabiye yememelisin.
Edi Büdü'nün söylediklerini sırasıyla tekrarlar. Onu haklı bulur ve teşekkür edip Büdü'nün yanına doğru ilerlerken ekler: "Bir daha asla yatağımda kurabiye yemeyeceğim." Büdü iyi, (aman) ne güzel ve iyi geceler dedikten sonra Edi Büdü'nün yatağına oturur.
ablamın 4 yaşında okuma yazma öğrenmesini sağlarken benim sadece marangoz amca ve renklerle ilgimi çeken ve ablamın büdüyle benzerliklerini keşfettiğim eğitici program.
perspektifsel olarak uzaktan yakına verilen bir hollanda ineğini ekrana son dakika haberi gibi verip, ''bu bir ineek!'' selendirmesiyle hafızama kazınmış bir zamanların çocuk proğramı.
öğleden önce yayınlanan bölümü, akşam okuldan döndükten sonrada izlememizden dolayı hafızalarımızda yer etmiş, zamanının harikası, çocuk programıdır.
kermit'in paça çorbasını hep denemek istemişimdir, piggy'nin süslü ve tüylü şapkalarına hayran kalmışımdır, büdü'nün edi'nin büyüğü olduğunu düşünüp "ne iyi abi" demişimdir, tahsin amca ve manav zehra bölümleri'nin derhal geçip gitmesini istemişimdir,topun deliğe gireceğini bildiğim halde topu sonuna kadar takip etmişimdir,kont drakuladan tırsmış, minik kuşun tüyleri stüdyoya döküldüğünü görünce hüzünlenmiş, kurabiye canavarının ağzına teptiği on kurabiyeden sonra konuşmaya başladığında boğazında kalan kurabiyeleri görünce boğulacak gibi olmuşumdur..şimdi de o sokakta oturan sarışın genç ablanın adını hatırlayamadığımdan sinir oluyorum.
ayrıca..tırtıllar asla kahverengi bot giymez'i ben nasıl hatırlamam dediğim başlıktır.
80 li nesillerin ortak programıdır. bir neslin ortak anısı olmuştur.
mesela, o tarihlerde çocuk olan herkes şu anda nerde, nasıl ve niçin yaşarsa yaşasın, bu program hakkında beraberce sohbet edebilirler.
nadir, ortak bir paydadır.
turk cocugunun zihin sagligi konusunda olumlu birseyler yapabilmis son yapimdir.. 80de degersiz kalmis toplumun cocuklarina deger olmaya calismis, ancak kuresellige karsi koyamayip pokemon vs. cinsi ecis bucuslere yenik dusurtulmus yapim..